Antik kentte 2000 yıllık aşk mektupları: Dijital teknolojiyle okundu
20 Şubat 2026

İtalya’daki Pompeii Arkeoloji Parkı’nda yürütülen çalışmalar sırasında, neredeyse 2 bin yıllık aşk mesajları ortaya çıkarıldı. Turist yoğunluğunun en fazla olduğu koridorda bulunan yazıtlar, gelişmiş dijital haritalama ve özel ışık teknikleri sayesinde okunabildi.

Araştırmacılar yazıtları dijital olarak haritalandırdı ve Yansıma Dönüşüm Görüntüleme (RTI) tekniğiyle aşınmış harfleri ortaya çıkardı.

İtalya’da MS 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla küller altında kalan Pompeii, aradan geçen iki bin yıla rağmen yeni hikâyeler anlatmaya devam ediyor. Son olarak Pompeii Arkeoloji Parkı’nda yürütülen araştırmalar, antik kentin duvarlarına kazınmış aşk mesajlarını gün yüzüne çıkardı. The New York Post’ta yer alan habere göre 2022 ve 2025 yıllarında yapılan saha çalışmalarında tespit edilen yazıtlar, ancak ileri görüntüleme teknikleriyle okunabilir hale getirildi.

Aşk mesajlarının bulunduğu duvar, tiyatro bölgesini Via Stabiana’ya bağlayan koridorda yer alıyor. Üstelik bu alan, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği, yaklaşık 230 yıl önce kazılmış bir bölüm. Park yetkilileri, böylesine yoğun ziyaret edilen bir noktada “yeni bir hikâye” bulunmasının beklenmedik olduğunu belirtiyor.

Bu durum, Pompeii’de keşiflerin henüz tamamlanmadığını ve antik kentin hâlâ sürprizler barındırdığını bir kez daha gösterdi.

Ortaya çıkarılan yazıtlar, Roma döneminde gündelik hayatın ve duyguların izlerini taşıyor.

Bir yazıtta “Erato …’yı seviyor” ifadesi yer alıyor; ancak sevilen kişinin adı silinmiş ya da okunamaz durumda. Bir başka mesajda ise, “Acelem var; kendine iyi bak Sava’m, beni sevdiğinden emin ol!” sözleri dikkat çekiyor.

Daha ayrıntılı bir yazıtta ise şu ifadeler yer alıyor:

“Atella’lı Cominia’nın kölesi Methe, kalbinde Cresto’yu seviyor. Pompeii’nin Venüs’ü ikisine de yardım etsin ve her zaman uyum içinde yaşasınlar.”

Bu ifadeler, Roma İmparatorluğu döneminde aşkın, tutkunun ve gündelik duyguların kamusal alanlarda nasıl ifade edildiğini gösteriyor.

Pompeii’de bugüne kadar 10 binden fazla grafiti tespit edilmiş olsa da, bu yeni bulgular hem içerikleri hem de yöntemi açısından dikkat çekici.

Araştırmacılar, yazıtları ortaya çıkarabilmek için duvarın ayrıntılı bir dijital haritasını çıkardı. Her bir grafitinin konumu tek tek kaydedildi ve aralarındaki olası bağlantılar analiz edildi.

Ardından “Yansıma Dönüşüm Görüntüleme” (Reflectance Transformation Imaging – RTI) adı verilen özel bir fotoğraf tekniği kullanıldı. Farklı açılardan ve özel ışıklandırma altında çekilen görüntüler sayesinde, çıplak gözle fark edilmeyen aşınmış ya da silinmiş harfler belirgin hale getirildi.

Pompeii Arkeoloji Parkı yetkilileri, ileri teknoloji kullanılmadan bu yazıtların tespit edilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu vurguluyor. Park yönetimi ayrıca, grafitileri daha ayrıntılı incelemek için üç boyutlu dijital bir platform geliştirmeyi planlıyor.

Pompeii Arkeoloji Parkı Direktörü Gabriel Zuchtriegel, yeni keşiflerin kamuoyuyla paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Kent genelinde 10 binden fazla grafitinin korunması ve anlaşılması için kapsamlı bir proje yürütüldüğünü belirten Zuchtriegel, bu yazıtları “muazzam bir miras” olarak nitelendirdi.

Yetkililer, duvar yazılarını gelecekteki ziyaretçiler için korumak amacıyla koruyucu bir çatı inşa etmeyi de planlıyor.

Pompeii, genellikle trajik sonuyla ve Vezüv patlamasının yarattığı yıkımla anılıyor. Ancak bu yeni keşif, antik kentin yalnızca bir felaketin değil, aynı zamanda sıradan insanların duygularının da hafızası olduğunu hatırlatıyor.

ÇOK OKUNANLAR