Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu’nda düzenlenen, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.
CHP lideri Özgür Özel’i silahlı kuvvetlerin komuta kademesiyle ilgili sözlerinden ötürü eleştiren Erdoğan, “Başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin. Haddini bileceksin” dedi.
Erdoğan, Milli Savunma Bakanı ve TSK komuta kademesinden Özgür Özel’e karşı dava açmalarını isteyeceğini de söyledi.
“Kongre sürecimiz örnek teşkil edecek bir olgunlukla hitama ermiştir”
AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, ilçe başkanlıklarında yüzde 60, il başkanlıklarında yüzde 75 civarında bir değişime gittiklerini anımsattı.
Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nda (MKYK) 34 kişinin nöbeti yeni isimlere devrettiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
“MKYK’mızı hem yeni isimlerle hem de kurduğumuz yeni başkanlıklarla daha da güçlendirdik. Yeni arkadaşlarımızın heyecanı, şevki ve birikimini, eski arkadaşlarımızın tecrübesiyle birleştiren kuşatıcı bir kadro oluşturduk. Böylece kongre maratonumuzu AK Parti’nin geleneğine, teamüllerine ve dava ahlakına yakışır bir atmosferde kelimenin tam manasıyla bayrak yarışı havasında alnımızın akıyla tamamladık. AK Parti, siyasete dair her konuda olduğu gibi kongrelerinde de farkını çok net bir biçimde ortaya koymuştur. 8. Olağan Kongre sürecimiz Türk siyasetine örnek teşkil edecek bir olgunlukla hitama ermiştir. “
Kongreler vesilesiyle ziyaret ettiği illerdeki vatandaşlara teşekkür eden Erdoğan, “Tabii burada Büyük Kongremize özel bir parantez açmamız gerekiyor. Ankara’nın eksi 10’ları bulan dondurucu soğuğuna ve ayazına rağmen bizleri salon dışında heyecanla bekleyen ve karşılayan teşkilatımızın vefa abidesi her bir mensubuna bugün bir kez daha teşekkürlerimi takdim ediyorum.” diye konuştu.
Emniyetten alınan rakamlara göre kongre günü, salon dışında soğuğa rağmen 60 bin kişinin olduğunu söyleyen Erdoğan, bir siyasetçi için en büyük şerefin, halka hizmet mücadelesini dirayetli kadrolarla beraber yürütmek olduğunu vurguladı.
“On binlerce kardeşimiz AK Parti’nin nasıl bir hareket olduğunu dünyaya bir kez daha gösterdi”
Böyle bir teşkilata sahip olmaktan dolayı her zaman Allah’a hamdettiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Pazar günü de yol arkadaşlarımızın kadirşinaslığı, inancı, azmi karşısında onur duydum. Salonun dışı kadar, salonun içi de aynı zamanda tek kelimeyle muhteşemdi. Sabahın ilk saatlerinde başlayan coşku ve heyecan hiç dinmedi. Maşallah bir an olsun eksilmedi. Gençlerimizin dinamizmi, hanım kardeşlerimizin samimiyeti kongremize bir kez daha mührünü vurdu. Ankara ile birlikte diğer vilayetlerimizden gelen on binlerce kardeşimiz AK Parti’nin nasıl bir hareket olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.
Ankara Spor Salonu’nu demokrasimiz açısından bir bayram yerine çeviren teşkilatımızın tüm güzide mensuplarına da buradan teşekkür ediyorum. Yurt dışından kongremize teşrif eden misafirlerimize, Cumhur İttifakı’nda beraber yol yürüdüğümüz Milliyetçi Hareket Partili dostlarımız başta olmak üzere siyasi partilerimizin temsilcilerine de aynı şekilde müteşekkiriz. Sayın Devlet Bahçeli’nin kongremize gönderdiği önemli semboller içeren, birlik ve beraberliğimizi temsil eden anlamlı çiçek aranjmanı da bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir, mutlu etmiştir. Kendisine hassaten teşekkür ediyorum.”
“AK Parti’de tasfiye olmaz, sadece takviye olur”
Kongrelerde nöbeti devreden yol arkadaşlarına, partisi adına şükranlarını ifade eden Erdoğan, görevi devralanlara da Allah’tan muvaffakiyetler diledi.
Türkiye Yüzyılı’nın inşasına AK Parti çatısı altında omuz vermek isteyen yeni yol arkadaşlarına da tekrar “hoş geldiniz” diyen Erdoğan, “İnşallah bundan sonra bir taraftan saflarımızı sıklaştırırken diğer taraftan AK Parti ailesini daha da büyütmeye, genişletmeye devam edeceğiz. Sizlerden de hizipçiliği, ekipçiliği, eski-yeni diye ayrımları asla kapınıza yaklaştırmamanızı özellikle bekliyorum. Unutmayınız AK Parti’de tasfiye olmaz, sadece takviye olur. Bizde yenilenme olur, tazelenme olur, kan değişimi olur. Görev alsın veya almasın her bir arkadaşımız bizim yoldaşımızdır, gönüldaşımızdır, millete hizmet için beraber yürüyeceğimiz refikimizdir.” ifadesini kullandı.
Her zaman söylediği bir hususu, önemine binaen bugün bir kez daha dile getirmek durumunda olduğunu belirten Erdoğan, “AK Parti, milletin partisidir. 85 milyonun tamamının partisidir. Burası ülkenin ve milletin sorunlarına çözüm üretme merkezidir. Burası milletimizin maziden atiye kurduğu köprünün kilit taşıdır. Burası sadece seçim zaferleriyle değil siyasete yaptığı eşsiz katkılarla tarihe yön vermiş bir harekettir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yeni reform paketleriyle milletimizin huzuruna çıkıyoruz”
AK Parti’nin kadro, vizyon ve millete hizmet iradesi noktasında Türkiye’nin en dinamik siyasi partisi olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Rakiplerimiz koltuk kavgasından başlarını bile kaldıramazken biz yeni reform paketleriyle milletimizin huzuruna çıkıyoruz. Ana muhalefet, yolsuzluk, hırsızlık ve belediyeleri yağmalama batağına giderek daha fazla saplanırken biz, ‘ülkemizi nasıl dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yükseltiriz?’ bunun mücadelesini veriyoruz. Yani AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gündemindeki konularla, muhalefetin gündemini meşgul eden meseleler arasında dağlar kadar fark var. Son haftalarda heybeden ortaya saçılan turplar, özellikle ana muhalefetin nasıl bir çirkefin içinde debelendiğini milletimize tekrar göstermiştir. Kurultaylarından tahsillerine, konserlerinden ihalelere kadar elinizi attığınız her yerden ya usulsüzlük ya yolsuzluk ya da eski Çankaya Belediye Başkanlarının ifadesiyle ‘yamyamlık’ fışkırıyor. ‘Bundan daha kötü ne olabilir?’ dedikçe bakıyorsunuz ertesi gün daha mide bulandırıcı, Türkiye’nin ana muhalefet partisi adına daha utanç verici bir skandal patlak veriyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ortaya dökülen turpları gördükçe eminim bizim gibi milletimiz de şu soruları soruyor. ‘Sizin hiç mi düzgün işiniz olmaz?’, ‘Sizin hiç mi hukuka, nizama, ahlaka uygun icraatınız olmaz?’, ‘Sizin hiç mi şaibesiz, hiç mi katakulliye getirmediğiniz adımınız olmaz?’, ‘Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi düşürdüğünüz hallerden hiç mi utanmıyorsunuz?’ Sayın Özel, milletin kürsüsünü önüne gelene sataştığı polemik kürsüsüne çevireceğine şayet yüzü ve yüreği varsa çıksın, bunlara bir cevap versin. Sayın Özel, AK Parti’nin millete hizmet davasında ‘ben de varım’ diyenlere çamur atacağına, çıksın şaibe ve usulsüzlük iddialarını cevaplandırsın. Sayın Özel, para kulelerini, şişirilmiş konser faturalarını, hısım akraba çiftliğine dönüştürdükleri belediyelerdeki sahtekarlıkları açıklasın.”
“Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çok konuştuğunu ancak boş konuştuğunu ifade eden Erdoğan, “Diyet borcu, Sayın Özel’i siyaseten müşkül durumda bırakmaktadır. Sayın Özel’in ne tuttuğu yol yoldur ne üslubu siyasi nezakete uygundur. Partisinin dünkü grup toplantısında kahraman ordumuzun komuta kademesiyle ilgili kullandığı seviyesiz, sorumsuz ve saldırgan ifadeler bunun en son örneğidir. Sayın Özel, Başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin. Haddini bileceksin.” dedi.
Özel’e yönelik “Sana laf atmak kesinlikle bu milletin eğer bir evladıysan hiç yakışmaz.” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Gereği neyse ben de komuta kadememizi toplayacağım ve manevi tazminat davasından tut, diğer her noktada bunlara davayı açacağız. Tüm komuta kademesinin hemen davayı açmalarını Milli Savunma Bakanım dahil kendilerinden isteyeceğim. CHP Genel Başkanı, ne kadar erken kendine gelirse hem partisi hem de ülkemiz siyaseti itibarıyla o derece faydalı olacaktır. Diğer türlü Bay Kemal’i götüren çanlar, çok yakında bu sefer kendisi için çalmaya başlayacaktır.”
“Biz hizmette bayrak yarışı yapıyoruz”
Herkesin, kendi sorununu çözemeyenin başkasının derdine derman olamayacağı gerçeğini bildiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kendisi sürekli kriz üreten bir yapıdan, milletin ve memleketin sıkıntılarına çare bulması beklenemez. Ne diyor atalarımız? ‘Kendisi muhtacı himmete dede, nerede kaldı gayriye himmet ede’. Bunların da kendileri dışında başka hiç kimseye bir faydaları yok. Muhalefet, kongre hitabımızda detaylıca anlattığımız toksik zihniyetinden kurtulmadan vatandaşın gözünde muteber bir alternatife dönüşemez. Karşımızdaki bu manzara aslında nasıl ağır bir vebal altında olduğumuzu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü biz koltuk kapma yarışı değil, hizmette bayrak yarışı yapıyoruz. Toplam 11,5 milyona yaklaşan üye sayımızla biz, büyük ve güçlü Türkiye idealini gerçeğe dönüştürmenin mücadelesini veriyoruz. Bundan 24 yıl evvel hangi duygularla yola çıktıysak bugün de tüm teşkilat olarak aynı duygularla ülkemize aşkla hizmet ediyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu milletin umuduyuz, istikbaliyiz, istiklalinin güvencesiyiz, birlik ve dilliğinin teminatıyız.”
“Milletin takdiriyle geldiğimiz bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz”
Erdoğan, son yaptıkları güney Asya seyahatinde Türkiye’nin 783 bin kilometrekareden daha büyük bir ülke olduğunu bir kez daha gördüklerini belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye, birileri rahatsız olsa da Türkiye’den çok daha büyüktür. Tarihin, coğrafyanın ve medeniyetimizin bizlere yüklediği sorumluluktan kaçamayız. Mukadderatımızda ne varsa eninde sonunda kabullenecek, hep beraber ona ram olacağız. Bizler gelip geçeceğiz. Bizler bugün varız ama yarın yokuz. Milletin takdiriyle geldiğimiz bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz. Bizden öncekiler gibi emri hak vuku bulduğunda biz de geldiğimiz yere yani kara toprağa döneceğiz. Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi ‘hepimizin bir namazlık saltanatı olacak taht misali o musalla taşında’. Unutmayın fazla vaktimiz yok. Sonra da imam efendi ne diyecek ‘Er kişi niyetine’ diyerek şu yalan dünyadan ebedi aleme göçüp gideceğiz.”
“Mesele, geride bir başarı hikayesi bırakmak”
Konuşmasında, Necip Fazıl Kısakürek’in “Bizim Şarkımız” şiirindeki “Gideriz nur yolu izde gideriz. Taş bağırda sular dizde gideriz. Bir gün akşam olur bizde gideriz. Kalır dudaklarda şarkımız bizim.” dizelerini okuyan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İşte tüm mesele budur değerli kardeşlerim. Mesele, geride nesilden nesile aktarılacak, dilden dile dolaşacak bir şarkı, bir başarı hikayesi bırakmaktır. Mesele, gittikten sonra amel defterini hep açık tutacak işlere, hizmetlere, milletin hayır duasını alacak icraatlara imza atmaktır. Mesele insanın terk-i diyar eylediğinde arkasında milyonların yolunu aydınlatacak bir meşale bırakmasıdır. Gerisi dünyanın albenisidir, cazibesidir. Hangi görevde olursa olsun, buradaki her bir kardeşimin yaptığı işe bu zaviyeden bakmasını özellikle rica ediyorum. Unutmayın bizim yol arkadaşımız, iç ve dış güç odakları değil, milletimizin bizatihi kendisidir.”