Amerika, tarihin ilk GDO’lu canlısına izin verdi

Genetiği Değiştirilmiş Organizma’lar, veya yaygın bilinen kısaltmasıyla GDO’lar ülkemizde ve Avrupa’da çok tartışılıyor ama Amerika’da bu çeşit bir tartışma yok. ABD, uzun yıllardır çeşitli tarım zararlılarına karşı dayanıklı olduğunu, dolayısıyla daha az tarım ilacı kullanmayı gerektirdiği öne sürülen tarımsal ürünleri üretiyor. Özellikle mısır ve soya fasulyesi gibi endüstriyel olarak çok yaygın ekimi yapılan ürünlerde GDO’lu tohum çok yaygın bir uygulama.

GDO, kabaca diyelim mısır bitkisinin genine mısıra zararlı böcekleri oradan uzak tutacak bir genin eklenmesi anlamına geliyor. Böylece o zararlıların mısıra gelmeyeceği, onlar gelmeyince de çiftçilerin daha az tarım ilacı kullanacağı varsayılıyor.

Avrupa ve Türkiye’de GDO’ya karşı büyük bir direnç ve canlı tartışma var. Hem Avrupa’da hem Türkiye’de GDO’lu tohum kullanımı ya tamamen yasak ya da çok sınırlı üretim izni var. Türkiye, üzerine GDO’lu ürün bulaşmış ürünleri bile yasaklıyor. Bir seferinde bir gemi dolusu pirinç, aynı gemi daha önce GDO’lu mısır taşıdığı ve kalıntılar pirince bulaştığı için Türkiye’ye sokulmamıştı.

Şimdi Amerika bu GDO tartışmasını bir ileri aşamaya taşıyan bir karar aldı. Ülkenin bu konudaki izin veren veya vermeyen başlıca otoritesi olan FDA, genetiği değiştirilerek üretilmiş bir domuz cinsini onayladı. Bu domuzlar, “Alpha-gal alerjisi” veya “memeli hayvan eti alerjisi” adı verilen enden alerjiden mustarip insanlar tarafından da güvenle yenebilecek. Yapılan açıklama bunu söylüyor.

Ancak bu alerjiye karşı dayanıklılığı bir yana FDA’in bu onayı ilk kez bitki olmayan bir canlıya böyle bir onayın verilmesi anlamına geliyor. Yine GDO’lu olarak üretilen bir de somon cinsi var ama henüz bu balık gereken izni alabilmiş değil. Buna rağmen test amaçlı üretilen GDO’lu somonların doğaya kaçtığı ve doğal somonların arasına karıştığı da biliniyor.

Bu GDO’lu domuzları Revivvicor adlı bir şirket üretiyor. Revivor, “United Therapeutics” adlı bir dev şirketin alt kuruluşu. Revivicor, daha önce, 1996 yılında dünyanın ilk klonlanmış canlısı olan meşhur Dolly adlı koyunu üreten şirketin yeni ismi.

Tabii bu GDO’lu domuzun etini yemek mümkün olacağı gibi bu domuzdan üretilecek diğer şeyler, mesela kan inceltici bir ilaç olan heparin domuzdan elde ediliyor, ve organ nakli de mümkün olacak. O bakımdan domuzun “Alpha-gal alerjisi”ne dayanıklı olması önemli.

Alpha-gal alerjisi görece yakın zamanda, 2002’de tespit edilmiş bir alerji. Genellikle özel bir kene tarafından ısırılan kişilerde oluşuyor. Bugüne kadar 17 ülkede görüldü. Çok yaygın bir alerji değil ama vaka sayıları giderek artıyor.

Aşı karşıtları, sosyal medyada ifade özgürlüklerinin tadını çıkarıyor

Türkiye nüfusu, 83 milyon 614 bin 362 kişi. Bunlardan 18 yaş ve üzerindeki nüfusun sayısı 60 milyon 863 bin 705 kişi. Sağlık Bakanlığı, “Yüzde 100 aşı yapacağız” dediği zaman, bu 60.8 milyon kişinin tamamını aşılamayı kastediyor. Peki şu anda ne durumdayız: Bu 60.8 milyon kişinin 39 milyon 301 ...

Ceylanları kurtaran adam

“Kocaman, kadife gibi yumuşacık, kapkara, gece gibi gözleri var. Kederli. İnsan gözlerinden daha cana yakın, daha dost. Vurulunca ağlarmış ceylanlar. Kırmızı, ışıltılı tüyleri, ince, uzun, uçmaya hazır bacakları var”. Bu cümleler, Türk edebiyatının ulu çınarı Yaşar Kemal’in ...

YouTube’daki 10 saniyelik videoya 6.6 milyon dolar verenler, Banksy’nin resmini yakanlar… NFT çılgınlığı

Ardı ardına iki haber. Birincisi şu: “Bir koleksiyoner, YouTube’da ve Instagram’da herkesin izleyebileceği 10 saniyelik bir videoya 6.6 milyon dolar verdi.” İkinci haber şu: “Injective Protocol adlı şirket, Banksy’nin 95 bin dolarlık eserini dijitale çevirmek üzere yaktı.” Teker teker gidelim ...