Bilimi ABD ve Çin yapıyor, Türk üniversitesi seyrediyor

HİKMET CAN PERTAN

Modern üniversite bir eğitim kurumu olmaktan çok bir araştırma kurumu. Ama elbette çok araştırma yapan, yaptığı araştırmaların makalelerini uluslararası kabul görmüş saygın dergilerde yayınlayan akademisyenlerin çalıştığı üniversitelerin aynı zamanda iyi birer eğitim kurumu olduğunu söylemek de mümkün.

Dünyada üniversiteleri türlü çeşitli açılardan bakıp sıralayan bazı önemli endeks çalışmaları var. Bunlardan biri, ünlü ve saygın bilim dergisi Nature’ın yaptığı endeks. Nature, başka faktörleri değil sadece o üniversitelerde veya kurumlarda yürütülen araştırmaların sonuçlarının yayınlandığı makalelere bakıyor. Yani, bu anlamda Nature’ın endeksi bir “En iyi üniversiteler endeksi” değil, daha çok “Akademisyenleri en çok bilim yapan üniversiteler endeksi” olarak okunmalı. Ama az önce de söylediğim gibi, çok bilim yapılan üniversite aynı zamanda “iyi” üniversite ve iyi bir eğitim kurumu.

Nature’ın 2019 için yaptığı sıralamaya önce Türkiye açısından bakmak lazım. Derginin sıralamasında ilk 500 bilim üniversitesi içinde tek bir Türk üniversitesinin bile bulunmaması son derece üzücü. 

Biz üniversiteyi temelde bir eğitim kurumu gibi görüyoruz. Basit bir medya taraması bile üniversiteden daha çok üniversite sınavı ve üniversiteye girmeyi başarıp başaramamak bağlamında söz ettiğimizi göstermeye yetiyor aslında. Daha sonra üniversiteden muhalif görüşlerin bastırıldığı, düşünceyi ifade özgürlüğünün pek olmadığı bir yer olarak söz ediyoruz. “Üniversite” ve “Bilim” sözcüklerini bir arada çok az kullanıyoruz. Bizim için üniversite, diploma almaya gidilen bir çeşit yüksek lise.

Oysa üniversite demek bilimsel araştırma demek. İşte bu temel gerçek ışığında bakıldığında, uzun yıllardır dünyanın en çok bilimsel araştırma yapılan ve dolayısıyla en iyi üniversitesi olan ABD’nin Boston kentindeki Harvard Üniversitesi öne çıkıyor. Harvard’ın 2019 için Nature dergisinin endeksine yansıyan makale yayınlama endeks rakamı 925.15. Türkiye’den 2019’da akademisyenleri en çok makale yayınlayan üniversite olan Ankara’daki Bilkent’in aynı rakamı ise 13.59. Harvard’ın 68’de 1’i yani. (Bu arada Türkiye’de en çok bilim yapılan üniversitenin köklü bir devlet üniversitesi değil de görece kısa zaman önce kurulmuş bir vakıf üniversitesi olması ayrıca dikkate değer bir durum.)

Nature Endeks’te dünya üniversitelerinin sıralamasına baktığınızda evet Harvard birinci, San Francisco yakınındaki Stanford ikinci, Harvard’ın Boston’daki komşusu MIT üçüncü ve dördüncü sırada Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi var. İlk 10 üniversiteye baktığınızda ABD’den bu saydığım üç kurum, Çin’den dört, Birleşik Krallık’tan iki ve Japonya’dan bir üniversite var.

Dergi, üniversitelerin yanısıra araştırma kurumlarını da sıralamış. Elbette bu kurumlar arasında üniversiteler var ama mesela Almanya’daki Max Planck Derneği gibi üniversite olmayan ama bilimsel araştırma yapan-yaptıran kurumlar da hesaba katılmış. (İlginçtir, Türkiye’den böyle kurumlar arasında AFAD da var, TÜBİTAK ise AFAD’a göre hayli gerilerde, listenin 72. sırasında.)

Bu listeye baktığınızda Çin Bilim Akademisi’nin ikinci sıradaki Harvard’a göre açık ara önde olduğunu ve birinciliği aldığını görüyorsunuz. Araştırma kurumları listesinin ilk 10 sırasında Çin’den üç, ABD’den üç, Almanya ve Britanya’dan ikişer kurum var.

Nature üniversiteleri ve araştırma kurumlarını bir de “hızlı yükselenler” olarak sıralamış. Bu sıralamada da kurumların 2015’ten beri bu endekste yaşadığı yükselme sıralanmış. Bunlara baktığınızda ilk 10 sıradaki kurumların tamamı Çin’den. Bu ülkenin bilime yaptığı yatırım hem artarak sürüyor hem de Çin yatırımlarının sonucunu alıyor artık. Amerikan üniversitelerinin birkaç seçkin olanı dışında geri kalanları artık Çin’deki bilim ve eğitim kurumlarının çok gerisindeler.

Buradan geliyoruz tek tek kurumların değil ülkelerin toplam bilimsel çıktısının karşılaştırılmasına. Evet, Amerika hala dünyanın en çok bilim yapılan ve bilim üretilen ülkesi. Bu konudaki öncülüğü hala tartışmasız ABD’nin. Ancak bir şeye dikkat etmek lazım: Ülkenin toplam dünya bilimsel çıktısı içindeki payı 2015 yılından beri düzenli biçimde geriliyor. Bu ülkede daha az bilim yapıldığı için değil, dünyada daha çok bilim yapıldığı için ABD’nin payı son dört yılda toplam yüzde 10 azaldı.

İkinci sırada birkaç yıldır Çin var. Çin’in toplam bilimsel üretimi hala ABD’nin yüzde 40 kadar altında (20 bin 152’ye 13 bin 566) ama şunu unutmayın Çin’in toplam bilimsel üretiminin dünya çapındaki üretimden aldığı pay son dört yılda yüzde 63.5 arttı. İnanılmaz bir şey.

Üçüncü sırada Almanya, dördüncü sırada Birleşik Krallık, beşinci sırada Japonya, altıncı sırada Fransa, yedinci sırada Canada ve sekizinci sırada hiç şaşırmayın ama İsviçre var. Bu küçük ülkenin neden bu kadar zengin olduğunun cevabı tam da bu. Çünkü o İsviçre yıllardır dünyanın nüfusuna oranla en yüksek teknoloji ihracatını gerçekleştiren ülkesi.

Bu sıralamada Türkiye dünyanın 39. ülkesi. Macaristan’ın hemen altında, Tayland’ın hemen üzerindeyiz. Bilimsel üretimde dünya sıralamasında 39. basamakta olup “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri” hedefine varmak imkansız.

Meraklısı Nature dergisinin bütün endekslerine www.natureindex.com adresinden ulaşabilir.

Süleyman Soylu için çember daralıyor

Tarih 11 Haziran 2021, cuma. O sabah haberturk.com sitesinde, sitenin yazarlarından Sevilay Yılman’ın yazısı saat 08.58’de online oluyor. Yazıda Yılman, bir seferinde Sezgin Baran Korkmaz ile tanıştığını, kendisini “samimi, dürüst ve yakın” bulduğunu, o yüzden onunla bağlantısını sürdürdüğünü ...

Mahkeme, SBK’nın mal varlığına tedbiri olmayan MASAK yazısıyla kaldırmış

Türkiye, 2020 Ekim ayında, o güne kadar adı çok da bilinmeyen Sezgin Baran Korkmaz ve onun holdingi SBK’dan, Amerika’dan gelen şikayet üzerine açılan bir soruşturma ve o soruşturma yüzünden SBK’nın mal varlığıyla banka hesaplarına konan tedbir sayesinde haberdar oldu. Birden ortalığı “Kim bu ...

Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltmek de Sezgin Baran Korkmaz’a kalmış

Bundan 10 yıl önce Sezgin Baran Korkmaz’ın adını herhalde akrabaları ve yakınları dışında kimse bilmiyordu; bugün herkes biliyor. Ne oldu bu 10 yılda da, Sezgin Baran Korkmaz pazarlarda kebapçıdan çaldığı dönerleri satmaktan yüz milyonlarca dolarlarla oynamaya yükseldi, Cumhurbaşkanlarının ...