Dış politikaya çok ağır eleştiri

Diplomatik yalnızlığı getiren 5 temel hata

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry'nin bir Ankara ziyareti. Masada dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, onun yanında bugün New York'ta Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi olarak görev yapan dönemi Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Washington Büyükelçisi olarak John Kerry'nin ziyaretinde Ankara'ya gelen Namık Tan.

Namık Tan, emekli bir büyükelçi. Ama herhangi bir emekli büyükelçi değil. Aktif görevdeyken çok önemli makamlarda uzun süreler bulunmuş, özellikle de Ak Parti iktidarının ilk dönemlerinde bizzat o iktidar tarafından el üstünde tutulup takdir görmüş bir isim.

Son olarak Türkiye’nin Washington’daki büyükelçisiydi; ondan önce İsrail’de büyükelçilik yaptı, ondan önce de Abdullah Gül’ün bakanlığı döneminde uzun süre  Dışişleri Bakanlığı sözcülüğü görevini yürüttü.

O Namık Tan bugün, gazeteci Murat Yetkin’in web haber portalı YetkinReport’a bir makale yazarak Türk dış politikasıyla ilgili çok ağır eleştiriler getirdi.

Tan, “Yalnızlık diplomasisi” başlıklı yazısına önce bir durum tespitiyle başlıyor: “An itibariyle Türk dış politikası oldukça üzücü bir manzara sergiliyor. Suriye, İsrail, Libya ve Mısır’da Büyükelçimiz yok. Lübnan, BAE ve Suudi Arabistan’da Büyükelçimiz var ama yok. AB ile ilişkilerimizde belirgin bir durgunluk yaşıyoruz. Yunanistan, Fransa ve Almanya ile ilişkilerimiz gergin. ABD ile ilişkilerimizde ciddi sorunlar var. Bu bir yalnızlık tablosudur.”

Sonrasında Türkiye’nin yakın zaman öncesine kadar bölgesinde bir “istikrar adası” ve hatta bölgesinde “istikrar üreten ülke” olduğunun söylendiğini hatırlatıyor ve bizim adeta bir “yalnızlık adası”na dönüştüğümüzü, dostlarımızın dahi bizim için “istikrarsızlık kaynağı” nitelemesini yaptığını belirtiyor.

Tan’a göre bu noktaya gelinmesinin kökleri iç siyasete uzanıyor, emekli büyükelçi, “Erdoğan, uzlaştırıcı ve kapsayıcı bir siyaset izlemek yerine, milliyetçiliği araç olarak kullanmayı tercih etti. Önyargılar depreştirildi, bağnazlık kutsandı ve milliyetçilik köpürtüldü” diyor.

Tan’a göre geçmişte Türk dış politikasının oluşturulmasında ve sonra da uygulanmasında önemli roller üstlenen Dışişleri Bakanlığı’nın bu süreçlerden dışlanması beraberinde hataları da getirmeye başladı. Bunlara örnek olarak daha birkaç gün önce Bahreyn’in İsrail’le diplomatik ilişki kurmasının Türkiye tarafından kınandığını, oysa Türkiye’nin de İsrail’le diplomatik ilişkisi olduğunu, Fas’ın İsrail’e sivil uçuşları başlatmasının kınandığını ama THY’nin Tel Aviv’e günde 14 sefer düzenlediğini, Mısır’da darbeci rejim kınanırken Mali’deki darbecilere destek verildiği, hatta Dışişleri Bakanı’nın bu ülkeyi ziyaret ettiğini hatırlatıyor.

Türkiye’nin dış politikadaki bu yalnızlaşmasının ardında beş temel hata bulunduğunu söyleyen Tan, bu hatalardan birini aynen şöyle anlatıyor: “Dördüncü temel hata, “çıkış stratejisi” belirlenmeden, devasa adımların birbiri ardına atılmaya başlanmasıydı. Bu yapılırken, devletin siyasi, ekonomik ve askeri kapasitesi de dikkate alınmadı. Aynı anda, Suriye ve Libya’da cephe açmak, Doğu Akdeniz’de askeri unsurlar devreye sokularak, caydırıcılık ve gerginlik politikası izlemek, bu çerçevede Fransa ve Yunanistan ile “gunboat diplomacy-güç siyaseti” yürütmek yanlışlığına düşüldü. Bu arada, Rusya ve ABD ile ilişkiler sağlıklı ve dengeli şekilde yönetilemedi. Tabiatıyla, mevcut ekonomik sıkıntılar da düşünüldüğünde, bütün bunlar, dış politika üzerinde ciddi bir maliyet oluşturdu.”

Tan’a göre Türkiye bu hatalarının farkına varıp bunları düzeltme yolunu seçse dahi toparlanma epey zaman alacak.

Namık Tan’ın yazısının tamamına buradan erişilebilir.

Ekrem İmamoğlu’na bir medya aranıyor ama herhangi bir medya değil

Türkiye’de siyasi mücadelenin yürütüldüğü alanlardan biri her zaman medya oldu. Ama galiba daha önce hiçbir zaman bugünkü kadar tıkanıklık/önü kapalılık yaşanmamıştı. En geç 2023 Haziran ayında, yani 27 ay sonra seçim var. Bu seçimle ilgili en büyük soru, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ...

Zengin ülkeler hepsini aldı, fakirlere kalmadı, Türkiye aşısız kaldı

Türkiye aşısız kaldı. Çin’den geleceği söylenen aşılardan hala bir haber yok; çünkü bu aşılar için gereken Faz3 denemelerinin sonuçları hala belli değil. Bu arada İngiltere ve Amerika vatandaşlarını aşılamaya başladı, Avrupa ocak ayında aşılamaya başlamak için hazırlıklarını tamamlıyor, ...

İstanbul’da “Yatılı kumarhane” operasyonu

İstanbul’da sokağa çıkma kısıtlamasının başladığı cuma günü ruhsatsız iş yerine girip pazartesi sabahına kadar kumar oynayan 26 kişi suçüstü yakalandı. Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Kumar Büro Amirliği ekipleri, 12 Aralık’ta saat 00.30 sıralarında Başakşehir Bahçeşehir ...