Milli Eğitim yüz yüze eğitimi bir türlü başlatamıyor

Eğitimde bakanlık eliyle büyük kaos

Şimdilik neredeyse bütün dünya okulları 17 Ağustosta açan ve yüz yüze eğitime başlayan Berlin’i takip ediyor. Aradan iki hafta geçmeden şehirdeki okullardan 49’unda virüs görüldü, yüzlerce öğrenci evine karantinaya gönderildi ama geri kalan okullar kapatılmadı.

ÖMER CAN

Bu pazartesi günü okullarda yüz yüze eğitim başlayacak sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Bir kere, bu pazartesi okula sadece okul öncesi eğitimde olan küçük çocuklar ve ilkokula yeni başlayacaklar gidecek.

Ama onlar okula gidecek sanıyorsanız yine yanılıyorsunuz. Çünkü onlar da bu hafta okula sadece 1 gün gidecekler. O bir günde de 30’ar dakikadan 5 ders yapıp geri dönecekler.

Daha bitmedi. Çocukların aslında bir yarısı pazartesi günü okula gidecek, “uyum eğitimi” adı verilen o 5 derse girecek; diğer yarısı aynı 5 ders için başka bir gün okula gidecek.

Peki sizin çocuğunuz hangi yarıya dahil? Bu sorunun cevabını belki pazartesi sabahı okula gittiğinizde, belki saatlerce kapıda bekledikten sonra öğrenebileceksiniz.

Peki izleyen haftalarda ne olacak? İkinci haftadan itibaren okul haftada 2 güne çıkacak ve belirsiz bir süre için 2 gün olarak devam edecek. Çocukların bir bölümü pazartesi ve salı okula gidecek; bir başka bölümü perşembe ve cuma. Çarşamba günleri okullar dezenfekte edilecek; hafta sonu ise tatil.

Türkiye’de ilkokul 1’den lise 12’ye kadar toplam 18 milyondan fazla öğrenci var. Bunlardan sadece ilkokul 1’lere ve ana sınıflarına okula açmak demek, kabaca 1.5 milyon öğrenciyi yüz yüze eğitime başlatmak, 17 milyona yakın öğrenciyi ise evlerinde tutmaya ve yetersiz imkanlarda uzaktan eğitime tabi tutmaya çalışmak demek.

Kaldı ki o yüz yüze eğitime başlayacak 1.5 milyon öğrenci de haftada sadece 2 gün, 30’ar dakikadan toplam 10 saat öğretmeniyle yüz yüze olabilecek zaten.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı bugünlerde günde 1700 civarında yeni vaka açıklıyor. Oysa günde 10 bine yakın yeni vaka açıklayan Fransa’da okullar haftalardır açık. İngiltere’de, Almanya’da, İtalya’da da açık. Hatta salgının yaygınlığı konusunda bizden hiç de iyi durumda olmayan Pakistan’da da okullar açık. Ama Türkiye bir türlü açamıyor; onun yerine çocuklarımızı kalitesi son derece sorunlu olan uzaktan eğitime mahkum ediyoruz.

Oysa Milli Eğitim Bakanlığı gerekli planlamayı yaparak 31 Ağustosta yüz yüze eğitimi bütün öğrenciler için başlatabilirdi. Ama bu planlama yapılmadı, yapılamadı.

Şimdi, basına sızan kimi haberlere bakılacak olursa bakanlık 3 hafta sonra, yani 12 Ekim pazartesi günü bu kez 8 ve 12. sınıf öğrencilerini yüz yüze eğitim için okula çağıracak. Büyük olasılıkla onlar da haftada iki gün yüz yüze eğitim yapacak, 3 gün uzaktan eğitime devam edecek.

Sonra bir üç hafta daha bekleneceği söyleniyor; yani 2 Kasım pazartesiye kadar. Eğer her şey yolunda giderse bu kez geri kalan ara sınıfları okula çağıracak bakanlık.

Kısacası, 18 milyon çocuğumuz geçen yılın ikinci dönemini okulda geçiremedikleri gibi bu yılın da ilk dönemini okulda geçiremeyecek, o anlaşılıyor.

Eğitimde kaos bakanlık eliyle yaratılıyor ve çocuklarımız dünyanın başka yerlerindeki akranlarından bir hayli geriye düşüyorlar.

Eğitimin kalitesinde yukarı doğru kıpırdanma

Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapmış olduğu en hayırlı işlerin başında, “milli” olan eğitimi uluslararası arenada karşılaştırmamıza olanak tanıyan programlara katılmış olması. Bize, çocuklarımızın aldığı eğitimin seviyesini ve kalitesini dünyanın başka ...

Eğitim uzak kalsa da sınavlar yüz yüze olacak

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, uzaktan eğitim devam etse de sınavların yüz yüze yapılacağını açıkladı. Selçuk, CNN Türk’te eğitimde yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öğrencilere uzaktan eğitim verilen EBA TV’de yayında aksamalar yaşanmayacağı konusunda garanti ...

2500 çocuğu Acun kurtardı, kalanını kim kurtaracak?

Türkiye İstatistik Kurumu’na göre Türkiye’de 18.5 milyon hane var. Tabii bazı hanelerde sadece 1 kişi yaşıyor, bazı hanelerde bu sayı 15’e kadar yükseliyor. Yani bunların hepsini eşit görmemek lazım. Ama yine TÜİK’e göre ortalama olarak her hanede 3.5 kişi yaşıyor. Bir başka rakam daha vereyim: ...