Erdoğan Arınç’a yüklenirken yargıya seslendi: Neden gereğini yapmıyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan,  Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’ndan “Rencide oldum” diyerek istifa eden Bülent Arınç’a partisinin grup toplantısında “Teröristlerden birinin yazdığı kitabın okunmasının tavsiye edilmesi beni rencide etmiştir” diye karşılık verdi.  Erdoğan sert sözlerle yetinmedi ve yargı mensuplarını Anayasa’nın 138’inci maddesi çerçevesinde harekete geçmeye çağırdı.

Erdoğan partisinin grup konuşmasında sözlerini Arınç’a getirmeden önce konuya Kürt sorunundan girdi. “Kürt sorunu diyorlar, ne Kürt sorunu? 2005’te Diyarbakır’daki konuşmamda, ‘Bu ülkede Kürt sorunu yoktur, varsa da bunun sorumlusu benim ve biz çözeceğiz’ dedim. Bunları biz çözdük”  diyen Erdoğan 2011 ve 2018’de de “Kürt sorununu çözdüm” söyleminde bulunmuştu.

Doğu ve Güneydoğu’ya kayyımlar eliyle yaptıkları yatırımları uzun uzun anlattıktan sonra sözü Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın tahliyesini isteyen Bülent Arınç’a bağladı:

“Hâl böyleyken birilerinin Türkiye’yi bambaşka bir fotoğrafın içinde göstermesinde art niyet vardır (…) Yeminli Türkiye düşmanlarını anladık. CHP içindeki tetikçileri anladık. Yıllarca aramızdakilerin de aynı trene binmesin ne demeli? Filanca filancalar niye hâlâ hapisteler? Bunları ödüllendirecek değiliz. Adalet derken, bu kadar ölen dağa kaçırılan o yavruların annelerin hakkını kim iade edecek? Onlara biz hakkını aradık, bulduk şimdi de iade ediyoruz diye kim diyecek? Biz bunu halledeceğiz. Bu teröristlerden birinin yazdığı kitabı herkesin okumasını tavsiye edilmesi (Demirtaş’ın yazdığı Devran) beni rencide etmiştir. Elinde binlerce Kürt kardeşimin, askerimin, öğretmenimin kanı olan siyasetçi maskesi takmış savunucusudur. Bu ülkede Kürt sorunu yoktur. Bu ülkede uzunca bir süre en çok sıkıntıyı Kürtlerin çektiği bir özgürlük sorunu vardır. Geri kalmışlık zincirini de kırdık.Birilerinin çıkıp sanki Türkiye’de hiçbir şey yapılmamış her şey eski haliyle sürüyor da sadece kendileri gerçekleri söyleyebiliyor gibi bir eda ile konuşmalarını kabul edemeyiz. Kürt kardeşlerimizin en büyük düşmanının silahlı ve siyasi temsilcileriyle bölücü terör örgütünün olduğu hakikatine göz yumamayız.”
Erdoğan, Arınç’a eleştirileri sıraladıktan sonra yargıya baskı yapmayı engelleyen ilkeyi düzenleyen Anayasa’nın 138’inci maddesine atıf yaparak yargı mensuplarını harekete geçmeye çağırdı. Erdoğan “Buradan yargıya sesleniyorum” diyerek şöyle devam etti: “Diyorum ki; değerli yargı mensupları Anayasa’nın 138. maddesi beni ne kadar muhatap alıyorsa aynı şekilde benim dışımdakileri de muhatap alıyor. 138. maddeyi  eze eze kullananlara karşı gereğini neden yapmıyorsunuz? Gereken adımları neden atmıyorsunuz? Size birilerinin talimat verme hakkı var mı? Benim ne kadar talimat verme hakkım yoksa, ana muhalefettekilerin de talimat verme hakkı yok. Bunun dışındakilerin de talimat verme hakkı yok. Bu talimatlar verilirken niçin gereğini yapmıyorsunuz? Bunu söylemek zorunda kaldım. Atılan adımlar karşısında yargının sessiz kalmasını ben kabullenemiyorum. Kısır siyasi veya bireysel hesaplarla hareket edenlerin ülkenin vaktini ve enerjisini boşa harcamalarından üzüntü duyuyoruz. Hakareti siyaset sanan tek parti faşizmi artıkları ve onların peşinden gitmeyi kendilerine yedirenler var.”

‘Ekonomi ve hukuk reformu’ ile ilgili ipuçları

Erdoğan’ın konuşmasında sıcak tartışma olması sebebiyle Arınç’la polemiği öne çıksa da ‘ekonomide ve yargıda’ sözünü ettiği reformlara ilişkin bazı bazı ipuçları verdi.

Erdoğan salgından bahsederken “Tedbirleri üretimi ve istihdamı en az düzeyde etkileyecek şekilde hayata geçirmeye çalışıyoruz” diyerek ileri önlem almakta yaşadıkları  sıkıntının sebebini açığa vurdu.

Bütçe görüşmelerinin ardından kapsamlı reformları birer birer hayata geçireceklerini, hukuk reformlarını da hızlandırdıklarını, daha önce açıkladıkları Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’yle ilgili diğer reformları paketler halinde Meclis’e taşıyacaklarını,  İnsan Hakları Eylem Planı’na ekonomide güven iklimini artıracak şekilde genişleterek son halini vereceklerini söyledi.
Hala parlamenter sistemi savunanlar olduğunu dile getiren Erdoğan “Türkiye’nin cumhuriyet tarihindeki en büyük reformu Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiştir” dedi. Bu sözler AK Parti’nin parlamenter sisteme geçiş için gizli bir niyet taşıdığına dair kulis haberlerine karşı üstü kapalı bir yalanlama niteliğinde.  Parlamenter sisteme geçilmeye mecbur söyleyen eski AK Parti Milletvekili, İhsan Arslan’ın önceki gün disipline sevk edilmesi de kararlılık gösterisinin bir parçası olarak yorumlanmıştı.
Erdoğan’ın konuşmasında MHP ile yürüttükleri Cumhur İttifakı’nı övmesi, kapalı kapılar ardında sıkıntı yaşandığı yönündeki iddialara yanıt olarak düşünülebilir.
Demokrasiden, insan haklarından en küçük yana sıkıntıları olmadığının ispatının 18 yıllık iktidar geçmişleri olduğunu dile getirirken ise Erdoğan Avrupa’ya yönelik başlattığı yeni açılıma bir katkı sunuyor.

Ekrem İmamoğlu’na bir medya aranıyor ama herhangi bir medya değil

Türkiye’de siyasi mücadelenin yürütüldüğü alanlardan biri her zaman medya oldu. Ama galiba daha önce hiçbir zaman bugünkü kadar tıkanıklık/önü kapalılık yaşanmamıştı. En geç 2023 Haziran ayında, yani 27 ay sonra seçim var. Bu seçimle ilgili en büyük soru, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ...

Kılıçdaroğlu: Halk tek adam mı istiyor?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Cumhurbaşkanı adayının kim olacağıyla ilgili düşüncelerini biraz daha ayrıntılandırdı. Kılıçdaroğlu, “Bana göre sorulması gereken soru şu. Halk nasıl Cumhurbaşkanı adayı istiyor? Cumhurbaşkanı tek adam mı olsun, her şeye ...

AB zirvesi öncesi Erdoğan’dan Doğu Akdeniz’de “diplomatik çözüm” çağrısı

Tam Brüksel’de Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları’nın hafta sonu yapılacak liderler zirvesi gündemini belirlemek üzere toplanacağı saatlere denk getirilmiş, Antalya’da çok özel bir “çalıştay” vardı. Uluslararası Üniversiteler Konseyi ve Akdeniz Üniversitesi ...