Bayramda tam bir film şöleni

Good Boys'da, 12 yaşındaki üç küçük kafadarın okulu astıkları bir gün yaşadığı, yaramazlık dolu maceraları anlatılıyor ama çocuk filmi sanmayın espriler büyüklere yönelik...

ALİ ARIKAN

Kurban Bayramı en son yaz aylarına denk geldiğinde daha çocuktum. Hoş sanki zamanın geçişi sadece beni etkiliyor gibi oldu; neredeyse otuz yıl önce bu satırları okuyan herkes ya çocuktu ya da çok daha gençti. Neyse. O zamanki bayramlardan benim aklımda kalan bayramlıkların giyilmesi, el öpmelere gidilmesi, huzur, muhabbet ve bir hoş seda gibi geyikler değil. Tek kanal var televizyonda, o da TRT. Orada da bayram akşamları vur patlasın, çal oynasın eğlenceler olurdu ama beni ilgilendiren gündüz programlarıydı. Çünkü normalde haftada iki, üç kere film gösteren TRT, bayram boyunca gün içinde de açık olduğu için (o zamanlar yayınlar nispeten geç başlardı, saat beş gibi mesela) yayın akışını yabancı filmlerle doldururdu. Uzun çizgi filmlerden tutun spagetti westernlere, o saatte ayakta olacak çocuklar için hiç uygun olmayan gerilimlerden klasik komedilere bir sürü film yayınlanırdı. Ben de televizyonun karşısına geçer hepsini izlerdim. Yani çoğu insan aslında hiç yaşamadıkları yalanlarla dolu “bayram hatıraları” için iç çekse de, ben o eski bayramları bu sebepten hasretle anıyorum. Bu bayramda da malum sebeplerden dolayı evde kalacağımız için, bu hafta streaming platformlarında izleyebileceğiniz birkaç iyi film seçtim.

Netflix

BlacKkKlansman’da, Hollywood’un en önemli yönetmenlerinden Spike Lee, ırk ayrımı konusuna değişik yerlerden bakmaya devam ediyor.

› BlacKkKlansman: Amerika’nın ilk büyük günahı kölelik ve doğrudan devamı olan ırk ayrımı politikalarının etkileri hala devam ederken, Hollywood’un en önemli yönetmenlerinden Spike Lee, konuya değişik yerlerden bakmaya devam ediyor. Ku Klux Klan’a sızmak için telefonda beyaz taklidi yapan zenci bir FBI ajanının hikayesi, yönetmenin son yıllardaki en iyi filmlerinden.

› 21 Bridges: Bir polis katilini yakalamak için Manhattan’ı dış dünyaya bağlayan tüm köprülerin kapandığı bu iyi aksiyon-gerilimin başrolünde, Black Panther’dan hatırladığımız Chadwick Boseman var. Bir taraftan katili arıyor, diğer taraftan polis teşkilatının içindeki karanlık ilişkileri gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor.

› The Hitman’s Bodyguard: Aksiyon-komedi filmlerinde kıvamı yakalamak genelde çok zor ama başrollerinde Ryan Reynolds ve Samuel L. Jackson’ın olduğu bu film gayet eğlenceli. Jackson, dünyanın en ölümcül kiralık katillerinden biri rolünde, Reynolds da onu çıkacağı mahkemeye kadar hayatta tutmak zorunda olan korumasını canlandırıyor.

› Crip Camp: Netflix’in orijinal belgesellerinden olan film, platformun en iyilerinden. 1970’lerde New York eyaletinde engelli gençler için düzenlenen bir yaz kampında, hayatlarının tamamen değişmesine neden olacak bir devrimin fitili ateşleniyor. Konuya empatiyle odaklanan, sevgi dolu bir belgesel.

› American Factory: Bu yıl en iyi belgesel Oscar’ını kazanan film, Netflix’in şimdiye kadarki en başarılı yapımlarından. Çinli bir milyarder, Amerika’nın Ohio eyaletinde eski, bomboş bir General Motors tesisini satın alıp şirketi için bir fabrika kuruyor, bölgede iki bin kişilik istihdam yaratıyor. Fakat günler geçtikçe, post-kapitalist Çinli iş yapma anlayışı Amerikan işçi sınıfıyla çelişmeye ve çatışmaya başlıyor. Zamanın ruhunu yakalayan önemli bir belgesel.

Todd Douglas Miller’ın belgeseli Apollo 11, insanlığın aya ilk defa gidişini muazzam bir biçimde anlatıyor.

BeIn 

› Good Boys (Uslu Çocuklar): 12 yaşındaki üç küçük kafadarın okulu astıkları bir gün yaşadığı, yaramazlık dolu maceralar. Çocuk olabilirler ama filmin espri anlayışı The Hangover gibi çok daha büyüklere hitap ediyor. O yaşların kayıtsız muzırlığını harika işleyen, çok eğlenceli bir komedi. Çocuklarla izlemeyin yalnız.

› The Dead Don’t Die: Jim Jarmusch imzalı komedi-korku karışımı bu ilginç zombi filmi adeta bir ünlüler geçidi gibi. Kariyerinde akla gelen ne tür varsa hepsinde film çeken Jarmusch, sadece Iggy Pop’u zombiye dönüştürerek bile gönüllerde taht kurardı ama onun dışında da film çok eğlenceli.

› The Truth (Saklı Gerçekler): Fransız bir oyuncunun otobiyografisini yayınladıktan sonra uzun zamandır arasının açık olduğu kızı ve damadıyla bir araya gelişini konu alan film ağırlıklı olarak bir evin içinde geçiyor. Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda’nın yönettiği film geçen yıl Venedik Film Festivali’nin açılışını yapmıştı. Başrollerde Catherine Deneuve ve Juliette Binoche var. Zor ama güzel bir film.

› Apollo 11: Todd Douglas Miller’ın belgeseli, insanlığın aya ilk defa gidişini muazzam bir biçimde anlatıyor. O yıllarda 35mm filmle çekilmiş sahneler sanki bugün kayda alınmış havasını veriyor. IMAX gibi bir formatta izlemesi çok daha iyi olurdu ama heyhat.

BluTV

› Love and Friendship: Jane Austen’in Lady Susan romanından uyarlanan film, haşin dul Susan’ın kendisi ve kızı Frederica için uygun eşler aramasını konu alıyor ama filmin asıl odağı erkeklerin bu gibi konularda ne kadar da aptal olduğu. Dahi Whit Stillman’ın hem yazıp hem de yönettiği film son yılların en iyilerinden.

Tüm zamanların en kötü filmlerinden biri olarak kabul edilen The Room’un yazar ve yönetmeni, Tommy

› Shaun The Sheep (Kuzular Firarda): İngiliz animasyon şirketi Aardman’ın en başarılı işlerinden olan filmde, kahramanımız Koyun Shaun, arkadaşlarıyla çiftlikten şehre kaçıyor. Fakat sahiplerini kaybedince başlarına gelmedik kalmıyor. Çocuklar bayılır, büyükler de öyle.

› The Disaster Artist: Tüm zamanların en kötü filmlerinden biri olarak kabul edilen The Room’un yazar ve yönetmeni, über-garip insan Tommy Wiseau’yu anlatan filmde başrolde iki kardeş James ve Dave Franco var. Adamla dalga geçmek yerine çok daha insancıl bir yaklaşım gösteren film, ödül sezonunda hak ettiği başarıyı almasa da çok güzel olduğu su götürmez bir gerçek.

Amazon Prime

› Brittany Runs A Marathon: Partiden partiye koşan ve kendine hiç dikkat etmeyen modern bir kadın olan Brittany, günün birinde doktorundan kötü bir haber alır: böyle devam ederse vücudu onu yarı yolda bırakacaktır. Hayat tarzını değiştirmeye ant içer ve New York maratonuna hazırlanmaya başlar. Sundance’ta çok konuşulan, merkezinde tatlı, kendisiyle barışık bir performans barındıran, eğlenceli bir komedi.

Bir uçağı kaçırmaya çalışan teröristler ve onları ne olursa olsun engellemek zorunda olan bir yardımcı pilotun öyküsünü anlatan bir gerilim.

› 7500: Uçaklarda geçen filmler artık neredeyse bilimkurgu gibi oldu ama neyse. Berlin-Paris seferini yapan bir uçağı kaçırmaya çalışan teröristler ve onları ne olursa olsun engellemek zorunda olan bir yardımcı pilot. Oyuncuların pek çok sahneyi emprovize ettiği film, insanı kasan, ilginç bir gerilim.

Sinemada bir yazı burun kıvırarak geçirdikten sonra bu hafta iyi filmler var!

Bütün yaz boyunca sinemalar kapalı olduğu için yeni filmleri streaming platformlarından izledik. Yazdıklarıma şöyle bir bakınca büyük çoğunluğuna burun kıvırdığımı gördüm. Bu benim suçum değil, filmler iyi olsaydı tabii ki överdim ama heyhat: sinema için iyi bir yaz olmadı. Yine de insan her ...

Christopher Nolan’ın dev yapımı Tenet gösterimde!

Salgın süresince kapalı olan sinema salonları, dünyanın pek çok yerindeki gibi ülkemizde de tekrar açılmaya başladı. Son birkaç haftadır aylar öncesinin filmleri vizyondaydı, ilk defa geçen cuma yeni bir-iki film daha piyasaya sürüldü. Hasılat bilgilerinden anlıyoruz ki seyirci yine de evinde ...

İşte yine bir süper kahraman filmi: “Project Power”

Netflix, işi artık iyice otomatiğe bağladı. Salgın sürecinde süper kahramanlı, sisteme başkaldıran polisli, büyümüş de küçülmüş zenci çocuklu elli film izledim gibi geliyor bana. Ya gerçekten böyle bir furya var, ya da artık bu filmler iyice birbirlerine girmeye başladı. Daha önce de yazmıştım; ...