Bir fenomen evlenecek olsa, düğünü bedavaya mı gelir?

28 yaşındaki Caila Quinn, 2017’de New York'ta tanıştığı borsacı Nick Burrello ile Ocak 2020'de nişanlandı.

Çoğu düğünde tüm gözler tipik olarak gelin ve damat üzerindedir. Ancak evlenenler sosyal medya influencer’ları ise üzerlerindeki göz sayısı yüzbinleri bulabilir.

28 yaşındaki Caila Quinn, New York’ta yaşıyor. 2016’da yayınlanan “The Bachelor”ın 20’nci sezonunda dikkatleri üzerine çekti, sonrasında sosyal medya içerik yaratıcısı olarak çalışmaya devam etti. Şimdi evleniyor. Ortak bir arkadaş aracılığıyla 2017’de New York’ta tanıştığı borsacı Nick Burrello ile Ocak 2020’de nişanlandı.

Biri 29 Mayıs 2021’de İtalya’nın dünyaca ünlü Como Gölü’nde, diğeri 17 Temmuz 2021’de doğduğu Cleveland’ta olmak üzere iki düğüne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorlar. Caila, takipçilerini düğün planlama yolculuğuna ortak etti. Düğünlerini de Instagram’dan yayınlamayı düşünüyor.

Başkalarına stres kaynağı

Sosyal medyadan önce de çiftler rüya gibi bir düğün hayali kurarlardı. New York’ta klinik psikolog olan Jocelyn Charnas, “Düğün ve gelin dergileri 1930’lardan beri bizimle. Eminim 30’ların öncesinde de başka bir formatta hayatımızda vardılar” diyor.

Sosyal medya fenomenlerinin paylaşımlarını görenler, düğün planlamasının zahmetsiz ve eğlenceli bir iş olduğunu sanabilir. Ama gerçekte, bu her zaman doğru değildir.

Dr. Charnas, düğün hazırlıklarıyla ilgili sosyal medya paylaşımlarının, gerçekçi olmayan beklentileri karşılamaya çalışan diğer çiftler için stres ve maliyet kaynağı olabileceğini söylüyor.

Elbette, sosyal medya paylaşımları genellikle düğün hikayesinin tamamını anlatmaz. New York’ta yaşayan opera sanatçısı ve sosyal medya fenomeni Sharleen Joynt, 2017’de New York’ta Andrew Levine ile evlenmiş. Influencer olmasının düğününe ekstra stres kattığını düşünüyor. “Sonuçta paradan tasarruf ettim ama zaman, enerji ve stres harcadım” diyor. “Sanırım biraz daha fazla para harcamayı bunun karşılığında stresten tasarruf etmeyi tercih ederdim.”

Sharleen, sosyal medyası sayesinde düğün maliyetinin yaklaşık yüzde 40’ını ‘sporsorlar’dan çıkarmış. Ancak Instagram olmasa belki çok daha az harcayacakmış. Örneğin, ek koltuk kiralamak için fazladan para ödemiş. Mekanın sağladığı ancak beğenmediği koltukları da fark ödeyerek değiştirmişler.

“Bu düğün her karesi fotoğraflanmasaydı ve birçok yerde paylaşılmasaydı, bu fazladan parayı harcar mıydım? Muhtemelen hayır” diyor. Ama sonunda fazladan masrafa katlanmış, “Çünkü yüzbinlerce insanın izleyeceğini biliyordum” diye konuşuyor.

Sharleen Joynt, düğününe sponsorlar bulması için bir halkla ilişkiler şirketiyle anlaşmış. Şirket ayrıca birkaç düğün planlama şirketiyle de çalışıyormuş. “Daha başlangıçta onların temsil ettiği şirketlerle çalışmam için bir ton baskı yaptılar” diye anlatıyor.

Sharleen, sponsorlarına düğünün UsWeekly.com’da da yer alacağına dair söz vermiş. Ancak düğünden sonra, dergi basılı versiyonunda sponsorlardan birine yer vermemiş. Sponsor şirket, adının UsWeekly. com’un basılı versiyonunda geçmediğini öğrendiğinde ona sert bir e-posta göndermiş ve ‘zararını’ karşılaması için ekstra ücret talep etmiş. İtiraz edince, sapasağlam geri gönderdikleri bazı eşyanın hasarlı olduğunu iddia etmişler.

Halkla ilişkiler şirketi, çiftin onayı olmadan birtakım anlaşmalar da yapmış. “Düğünden sonra öğrendim ki, PR şirketi, bana danışmadan bazı Instagram gönderileri için söz vermiş” diyor. “Instagram paylaşımı karşılığında DJ’den yüzde 10 indirim almıştım. Bu kadarcık indirim için değmezdi. Tam fiyat ödemeyi tercih ederdim.”

Başka sorunlar da yaşamış. Sharleen gelinliğini yüzde 50 indirimli almış. Ancak gelinlik çok küçük gelmiş. Son anda başka bir gelinlik bulmuş ama onun da terzilik işi varmış. “Düğün Cuma günüydü, gelinliğimi ancak Perşembe gece alabildim. Çiçekçi kızların elbiseleri de bir gün önce geldi. Duvağımı ise Çarşamba alabildim.”

“Örneğin Instagram’da güzel, sırtı açık bir elbise paylaştım. O elbiseyi herhangi bir indirim olmadan kendi paramla almıştım. Yine de elbisenin markasını etiketledim. Muhtemelen herkes, onu da tasarımcıdan bedava aldığımı düşündü…”

Her şey bedava değil

Muhtemelen pek çok insan, sosyal medya fenomenlerinin tüm düğünlerini bedavaya getirdiğini düşünüyor. Ancak YouTuber ve sosyal medya fenomeni olan 29 yaşındaki Sam Özkural Dural, neredeyse tüm düğününü cebinden karşıladığını söylüyor. Markalardan aldığı tek eşya nedime elbiseleri ve bir çift ayakkabı olmuş.

“Kimseye bir şey borçlu olmak veya bana ücretsiz veya indirimli olarak sunulanlardan etkilenmek istemedim” diyor.

Ayrıca, takipçilerinin eleştirilerinden de kaçınmak istemiş. O ve 30 yaşındaki ipotek komisyoncusu Jarod Dural, bakımevinde kalan büyükannesi düğününü görebilsin diye öne çekmişler. Takipçileriyle Aralık 2019’da nişanlandıktan birkaç ay sonra evleneceğini paylaştığında, “işte o zaman nefreti gördüm. İnsanlar, nişanlandıktan sadece birkaç ay sonra bir düğün yapabilme ayrıcalığı hakkında insafsız yorumlar yapmaya başladılar…” diye konuşuyor.

Bazen takipçilerine düğün detayları hakkında fikirlerini soran Caila Quinn’in aksine Sam Özkural Dural, onları düğün planlama sürecinin dışında tuttu. Detayları da düğün sonrasına kadar paylaşmadı. “Verdiğim her karar gerçekten benim kararımdı. Peki bunu hayatımdaki her şey için söyleyebilir miyim? Hayır.”

Sponsorlarla pazarlık

Temmuz 2019’da evlenen Portland’lı ‘influencer’ 30 yaşındaki Kelsey Pearson ve 28 yaşındaki Heather Pearson için tam tersi bir durum söz konusuydu. Düğün planlamasının en stresli yanının, markalarla pazarlık olduğunu söylüyor.

Heather Pearson, “Influencerlar olarak en zor iş, her zaman markalarla anlaşmaktır. Çünkü kimse sırf sosyal medya takipçiniz fazla diye her şeyi ücretsiz sunmuyor.”

İkisi, 2019’da Knot’ adlı programın öne çıkan çiftleri arasındaydı. Knot, seçtikleri 10 ila 20 çifti, birbirleriyle ve Knot ekibiyle tanışacakları ve düğün planlamasını tartışacakları geziler düzenleyen bir program. Bu gezilerin ilkinde, Pearson’lar diğer çiftlerden maliyetleri düşürmek için influencer statülerini kullanabileceklerini öğrenmişler. Kelsey Pearson, “Sosyal medya hesaplarımızda yer alması karşılığında, indirimler ve hatta tamamen ücretsiz hizmetler almak için düğün şirketleriyle ortak olabileceğimizi bilmiyorduk” diyor.

Onlar da düğün şirketlerinden indirim istemeye başlamışlar. Bazen işe yaramış, bazen yaramamış. Kelsey, “Portland’da birden fazla çiçekçiye ulaştım ve sonunda bize en iyi teklifi verenle anlaştık. Ama örneğin yemek şirketimiz indirim talebimize hayır dedi ama yine de onlarla çalıştık.”

Bir fotoğrafçı ve kameraman ekibi ise düğünlerini çekmek için onları bulmuş. “Bize ‘Bu normalde 10 bin ila 15 bin dolarlık bir hizmet. Ancak bu bizim çektiğimiz ilk eşcinsel düğünü olacağı için sizden sadece masrafları alacağız’ dediler. Hemen kabul ettik tabii. Beş kişilik çekim ekibine sadece 1200 dolar ödedik…”

Bu yazı, New York Times gazetesinden çevrilmiştir.

Putin muhalifi Navalni’yi kim, neden zehirledi?

Tuhaf bir milletiz doğrusu. Amerikan iç politikasını, hatta zaman zaman Büyük Britanya’nın iç politikasını bile izler bizim gazetelerimiz, TV’lerimiz, web sitelerimiz ama en yakınımızda neler olup bittiğiyle pek ilgilenmeyiz. Yunanistan’dan çeşitli Arap ülkelerine, Ukrayna’dan Gürcistan’a böyle ...

Denizdeki Çernobil

Dünyanın en yoğun balıkçılık bölgelerinden biri olan Kuzey Buz Denizi’nin dibinde Sovyet döneminden kalma çok sayıda radyoaktif denizaltı yatıyor. Rusya, yıllar sonra onları çıkarmaya hazırlanıyor. Rusya’da bir adet vardır; yaşayan birine her zaman tek sayıda çiçek verirler, bir mezara ya da ...

Belarus’ta Lukaşenko’nun son haftaları

Belarus’ta senaryo da, oyun planı da belliydi: Seçimlerden önce, Cumhurbaşkanı Alexander Lukaşenko herhangi bir ciddi meydan okumayı ortadan kaldıracak ve yalnızca çok fazla sorun yaşamadan yenebileceği kişilere izin verecekti, yoksa seçim hileli olurdu. Seçimlerdeki galibiyeti protestolara yol ...