Booker Ödülü uzun listesi açıklandı

Bu yıl gözler Kiley Reid’in romanı “Such a Fun Age”in üzerinde

HÜLYA ÇELİK

Yılın İngilizce yazılmış en iyi romanına verilen Booker Ödülü adaylarının uzun listesi geçtiğimiz günlerde belli oldu. Listede, 9 kadın, 4 erkek yazar var.

Bu 13 kitaplık “uzun liste”, 162 romanlık bir liste içinden, Margaret Busby’nin başkanlığını üstlendiği ve Lee Child, Sameer Rahim, Lemn Sissay ve Emily Wilson gibi isimlerin yer aldığı bir jüri tarafından belirlenmiş.

Listede yer alan Diane Cook, Avni Doshi, Gabriel Krauze, Kiley Reid, Douglas Stuart, Brandon Taylor, Sophie Ward ve C Pam Zhang gibi isimler henüz ilk romanlarını yayınladılar ve Booker Ödülü’nün “uzun liste”sine girmeyi başarılar. Geri kalan adaylar arasında daha önce bu ödülü iki defa kucaklamış olan Hilary Mantel da yer alıyor.

Tam liste ise şöyle: Diane Cook – “The New Wilderness”, Tsitsi Dangarembga – “This Mournable Body”, Avni Doshi – “Burnt Sugar”, Gabriel Krauze – “Who They Was”, Hilary Mantel – “The Mirror & The Light”, Colum McCann – “Apeirogon”, Maaza Mengiste – “The Shadow King”, Kiley Reid – “Such a Fun Age”, Brandon Taylor – “Real Life”, Anne Tyler – “Redhead by The Side of The Road”, Douglas Stuart – “Shuggie Bain”, Sophie Ward – “Love and Other Thought Experiments”, C Pam Zhang – “How Much of These Hills is Gold”. Bir sonraki aşamada jüri bu 13 kitabı 6’ya indirecek. Sonra da kasım ayında ödülü kazanan kitap ve yazarı belli olacak.

Ödüle ve başarıya doymayan bir ilk roman

Ve şimdi gelelim listede en çok dikkat çeken isme…

Amerikalı 36 yaşındaki yazar Kiley Reid’in 2019 yılı aralık ayının sonlarında yayımlanan ve yayımlandığı andan itibaren de New York Times çoksatarları arasında yerini alan, ödüle ve başarıya doymayan ilk romanı “Such a Fun Age”, böylece Booker’ın 2020 yılı uzun listesinde de yer aldı.

“Such a Fun Age”, yayımlanmasının üzerinden henüz bir yıl bile geçmeden The Oprah Magazine, Vogue, The New York Times, Kirkus Review gibi önemli yayınlar tarafından 2019 kışının ve 2020’nin en iyi kitaplarından biri olarak ilan edildi. Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz yıl The Booker jürisi ilk kez kuralları yok saymış ve ödül iki büyük yazara (Margaret Atwood ve Bernardine Evaristo) birlikte verilmişti. Bu yıl böyle bir sürpriz yeniden yaşanır mı bilinmez ama Kiley Reid’in arkadaşlık, ırk ve ayrıcalıkları konu alan romanı “Such a Fun Age”in listenin dikkat çekenlerinden biri olduğu kesin.

Değindiği konular ve katmanlarının vardığı derinlikle rahatsız eden ama bir yandan da aydınlatan ve güldüren bir roman “Such a Fun Age”. Kitabın başkahramanı Emira Tucker, Philadelphia’da yaşayan, 25 yaşında Afro-Amerikalı genç bir kadındır. Yarı zamanlı olarak, sigortasız bir şekilde sekreterlik ve bebek bakıcılığı yapar. İşverenleri ise beyazdır. Kitabın hikâyesi, Emira’nın bakıcılığını yaptığı Briar’ın annesi Alix ve Emira arasında gidip gelir.

Blog yazarı olan Alix Chamberlain, evde yaşanan bir kriz esnasında bakıcıları Emira’yı arar ve Briar’ın dikkatini dağıtması için onu alıp dışarı çıkarmasını ister. Emira çocukla birlikte çıkar ve gittikleri süpermarketteki güvenlik görevlisi tarafından çocuğu kaçırmakla suçlanır. Bu durumdan çok utanan Alix durumu ne kadar düzeltmeye çalışsa da çabaları yanlış yönetilen iyi niyetlerden öteye geçmez. Üstüne kocası Peter’ın evin içindeki uygunsuz ırkçı tavırları da eklenince Alix, siyahi bebek bakıcısıyla arkadaşlık kurmak ister, bu isteği zamanla nevrotik bir tutku halini alır. Huzursuz bir ilişki vardır aralarında ancak işini çok seven Emira, anneyi tolere eder. Zaten aklı da kendi varoluşuyla, sağlık sigortasından önce yetişkinliği anlamakla meşguldür. Alix ve Emira’nın hayatları birbirinden çok farklı gibi görünse de affetme, ahlak, ırk, sınıfsal farklar ve ebeveynlik konularında sordukları zorlayıcı sorularla aslında şaşırtıcı bir ortaklıkları vardır.

Irkçılığın yanı sıra aşka ve hayata dair de derin ve esprili bir roman

“Such a Fun Age” siyahla beyaz arasındaki ırk ayrımına odaklanmış gibi görünse de arkadaşlık, ebeveynlik, aşk ve hayata dair daha pek çok önemli noktaya da değinir ırkçılıkla birlikte. Emira’nın, yalnızca siyah kadınlarla birlikte olan beyaz sevgilisi bile başlı başına bir ironidir. Siyah bir birey olarak ırkçılığa daha çok takılması gereken Emira’yken, bu hikâyede ırk konusuyla ilgili kendini rahatlatmaya ve daha iyi hissetmeye ihtiyaç duyan beyazlardır.

Belki de asırlardır sorulan ve cevabı tam olarak verilemeyen o soruyu tekrar sorar yazar Kiley Reid “Such a Fun Age”te: “Irk, cinsiyet, zenginlik ve ayrıcalığın ördüğü duvarları nasıl yıkabiliriz?” Bu soruyu günlük hayatın içinden diyaloglarla, bir tür kara mizahla soruyor olmasıdır hikâyeyi dikkat çekici kılan. Irkçılığı yapanın da ona maruz kalanın da bakış açılarını yansıtır. İnsanlığın pas tutmuş asırlık dertlerini modern bir tavırla inceler ve modern bir hikâyenin içinde yeniden gündeme getirir.

Kiley Reid konuşur gibi yazdığı, çok ciddi sorunlara esprili ve ironik bir dille yaklaştığı keskin çıkışı “Such a Fun Age”le edebiyat dünyasında yeni parlayan ve çok uzun yıllar da ışık saçmaya devam edecek bir yıldız olarak görülüyor. Kitabın Türkçe çevirisi ise yakında April Yayıncılık etiketiyle yayımlanacak. April’in yeni çıkanları arasında Booker uzun listesinden bir diğer kadın yazar olan Avni Doshi’nin “The Burnt Sugar”ının da bulunduğunu son olarak ekleyelim.

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Bu hafta kaçırmayın 4 Eylül 2020

4 EYLÜL CUMA 13.00 SERGİ Alexis Gritchenko: İstanbul Yılları Meşher, tekrar kapılarını açan bu sergisinde 1919-1921 yılları arasında Moskova’dan kaçıp İstanbul’a sığınan usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Alexis Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Gritchenko’nun kariyerinde ...