Gündemi izleme kılavuzu

Cumhur İttifakı’nda kuşkuları giderme çabası

HAKAN ÇELENK

Cumhur ittifakında çatlak olduğu analizlerinin ne kadar zemini olduğu tartışmalı olsa da konu artık siyasete mal oldu. İttifakın sağlam şekilde ayakta durduğunun vurgulanmasına ihtiyaç doğdu. Devlet Bahçeli’nin önceki gün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a sahip çıkan açıklamasının amacı da kuşkuları gidermekti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın salgın önlemlerini anlatırken araya “Cumhur İttifakı’nı daha da güçlendirmeye kararlıyız” cümlesini sıkıştırması da aynı motivasyonun ürünü. Keza İYİ Parti lideri Akşener’in bütün partilerin bir araya geleceği ‘memleket masası’ önerisi ise sıkıntının başka bir yüzünü ortaya çıkarıyor. İYİ Parti’ye sempatisini son dönemde saklayamayan AKP liderliği teklifle ilgili renk vermezken Bahçeli gece yarısı bir mesajla reddetme ihtiyacı duydu. Bunu yaparken de “Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı masada değil, gönüllerdedir” diyerek aynı zamanda AKP adına reddetti. AKP ile MHP ilişkileri CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na da soruldu. Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın sonradan düzeltilen sözlerine atfen “Şimdi artık üç hilalin zamanı geldi, tek başına iktidar olma zamanı geldi’ demek sandığı göstermek demektir” diyor. Kılıçdaroğlu daha iki gün önce erken seçim ihtimali görmediğini söylemişti. Evet birkaç günlük arayla Kılıçdaroğlu’na iki farklı görüş açıklattıran siyasi gelişmeler ilginç. Erken seçim analizlerinin abartılı olduğunu düşünsem de “şuyuu vukuundan beterdir” sözü belki de en çok siyaset için söylenince yerine oturuyor. Yaşanan sıkıntılar, koalisyonun zirvesine balans ayarı yaptırtmak durumunda bırakıyor. 

Darbe söyleminden dönüş

AKP sözcüsü Ömer Çelik “Türkiye’nin bir darbe gündemi yok” dedi. Gündemi kendilerinin açmadığını, sadece darbeci sözler sarf eden muhalefete yanıt verdiklerini söyledi. Ömer Çelik’le aynı saatlerde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise hala “Demokrasi ve hukuk içinde milletimizden aradığı destekleri bulamayanların darbeden, dış yönetime kadar her türlü faşist yönteme sarılmamaları beyhudedir” diye konuştu. AKP’nin günlük siyasi taktiklerinde bir şeyler değişmiş olabilir ama henüz tam senkronizasyon yok. 
Siyasetin nasıl bilinçli sertleştirilerek darbe meselesine kadar getirildiğini 1 aydır adım adım yazıyorum. Konuyu AKP açtı, köpürttü ve medyasıyla birlikte gündemde tuttu. Şimdi gelinen aşamada frene basma çalışmaları başlamış olmalı. Çünkü muhalefetin Hulusi Akar’dan mı şüphelendiklerini sorması sonrası söylem değişti.  Ömer Çelik artık “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iftira atıyorsunuz. Ondan sonra ‘Savunma Bakanını görevden alın’ diyerek kendi ülkenizin ordusunu kendi antidemokratik gündeminiz için hedef alıyorsunuz” diye tepki gösteriyor. AKP’nin siyasi tutumunu önceden yaymakla yükümlü yazarlardan Nagehan Alçı’nın “CHP’deki solcular darbe değil ama devrim istiyorlar” diye yazması gündeme bir ayar yapılmaya çalışıldığının başka bir ipucu. İşin ilginç yanı bu yılın başında Rand Corporation Türkiye’de darbe ihtimalini gündeme getirdiğinde AKP pek de üzerinde durmamıştı. Şimdi konuyu bir açıp bir kapatıyorlar. Darbenin söylentisinin bile iktidar için acziyet görüntüsü verdiğinin anlaşılmış olması gerekiyor.

Siyasette Kuran’ın anlamı ne? 

AKP İstanbul İl Başkanı Şenocak, Erdoğan’ın Kuran okurken görüntülerini paylaştı. İktidar yanlısı medya görüntüleri başköşede tutuyor. Yeni Şafak Gazetesi Erdoğan’ın sadece 16. günde 25. cüze gelmiş olmasını överek duyuruyor. Bir süredir iktidarın muhafazakar tabandaki kaymayı durdurma refleksleri verdiğini yazıp duruyorduk. Bu son örnek de aynı kalıba oturuyor. Meselenin kutsal kitabı siyasi propagandanın parçası olarak kullanma boyutu ise ayrı bir tartışma. Bunu seçim zamanı yapsanız YSK’nın müdahale etmesi gerekir. Bu arada Erdoğan’ın 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi de kürsüye Kuran’la çıktığı olmuştu. O seçim, partisinin ilk kez tek başına iktidarı kotaramadığı seçimdi. Yapılan işin getirisi de tartışmalı. 

400 bin virüslü AVM kuyruğunun neresinde?

Alışveriş merkezlerinin açılma kararının bir Bilim Kurulu tavsiyesi olmadığını biliyoruz. Kurulun üyelerinden Prof. Dr. Alpay Azap zorunlu olmadıkça AVM’ye gitmeyeceğini de dile getirmişti.  Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da virüs taşıyan 400 bin kişinin aramızda dolaştığını söyledi. Aralarında hepimizin olabileceği bu 400 bin kişi AVM’lerde dolaşacak. Dikkatli olmak gerekli ancak dün AVM girişlerinde görülen kuyruklar bunun pek mümkün olmayacağının işareti. Önümüzdeki haftalarda vaka sayılarında yeni bir tırmanış muhtemeldir.

Cumhurbaşkanı adaylığı yarışı CHP’de erken başladı

Bu kadar spekülasyon canımıza tak etti. Bütün amaç bizim içimizde bir tartışma yaratıp moralimizi düşürmek CHP’nin gündeminde Abdullah Gül diye bir isim olmadı, şimdi de yok, olmayacak da…” 25 Nisan 2018’de CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah ...

Devletin bayramını bitirmekten halkın bayramını yasaklamaya giden yol

Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü, bayram sözcüğünü “Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler” diye tanımlamış. İkinci bir anlam olarak da ‘Kutlanan gün’, ‘Sevinç, neşe’ diyor. “Kutlama” sözcüğünün karşılığı olarak da TDK “Mutlu bir olaya sevinildiğini ...

Sürü bağışıklığına beklenenden daha yakınız

Koronavirüse bugün enfekte olsanız 2 ile 14 gün arasında belirtileri hissetmeye başlarsınız. Eğer durumunuz ölümcül hale gelirse enfekte olduktan ortalama 15 ile 20 gün sonra yaşamınızı yitirirsiniz. Bu satırları okuduğunuz şu dakikalarda hastalığa dünyada çözüm bulunsa bile tedavinin ...