Enis Batur: Gözü tamamen açık bir bilgenin bu dünyaya dair 71 notu

Ülkemizin bu devrinin en önemli entelektüellerinden, bilgelerinden biri olan Enis Batur’dan aforizma derinliğinde, şiir vuruculuğunda, deneme kapsamında ve kıssa hassasiyetinde zihin açan gözlemlerden, düşüncelerden, çıkmalardan oluşuyor ‘Kısa Kısas Kıssası’.

ERAY AK

Enis Batur’dan söz açılınca lafa nereden başlanacağını bulmak zor çünkü her parmağında ayrı bir marifetle dünyamızda, “bir başka dünyalı” olarak yaşamını ve yazınını sürdürmeye devam ediyor kendisi.

Öte yandan yaşamını yazınından, yazınını yaşamından ayrı tutmak da imkânsız. Yazarken mi yaşıyor, yoksa yaşarken mi yazıyor orası biraz muğlak.

Dev gibi külliyatını arkasına toplayan Batur, kaleminden çıkanları tüm hızıyla okurlarıyla paylaşmaya devam ediyor. Roman, deneme, şiir… edebiyatın hemen her dalında kendine, daha da önemlisi kendince açacak bir alan buluyor.

Tam da bu nedenle: Daha en başta bahsettik ya Enis Batur’dan bahsedebilmenin zorluğundan; fil misalindeki gibi, gözü bağlı kim hangi yönüne dokunsa uzun uzun anlatabilir…

Bu yazının konusu ise Enis Batur’un yeni kitabı “Kısa Kısas Kıssası”. Ülkemizin bu devrinin en önemli entelektüellerinden, bilgelerinden biri olan Batur’dan aforizma derinliğinde, şiir vuruculuğunda, deneme kapsamında ve kıssa hassasiyetinde zihin açan gözlemlerden, düşüncelerden, çıkmalardan oluşuyor kitap. Hepi topu da 80 sayfada derdini dertop edip anlatıyor. Önemli olan ise bu kitaptan arta kalan ki, pek çok Enis Batur kitabında olduğu gibi ‘Kısa Kısas Kıssası’nda da ömür boyu cepte taşınacak, dönüp dönüp okunacak birkaç bakış oracıkta duruyor.

“Bir kere okunan (okunacak) kitaplar yazmaktansa hiç yazmamış olmayı yeğledim baştan beri. Başardım mı, işte bunu bilemem, olsa olsa sanabilirim, ki pek bir şey değildir sanmak,” diyor bu kitabındaki bir sayfada Enis Batur. Bir yazar külliyatını ancak bu kadar güzel tarif edebilir! ‘Kısa Kısas Kıssası’nı tüm özellikleriyle yansıtacak birkaç kelime de Enis Batur’un bu kelimelerinden başkası olamaz.

Kedi uykusunda dünya…

Enis Batur bir kitabında dünyayı kedi uykusuyla yaşadığını dillendirmeye çalışmıştı. Ne demek bu? Şu demek: Hayatı, en büyük dalgınlık hâlindeyken bile tetik durarak yakalamaya çalışıp -söz konusu Enis Batur olduğundan- kâğıda geçirme çabası. Bir anlamda önümüzde akıp giden yaşantının fotoğraflarını kelimeler vasıtasıyla çekip fikir boyutuna getirmek…

Enis Batur’un “Kısa Kısas Kıssası” ile yapmaya çalıştığı da bu çabasının yeni bir halkasını sergilemekten başka bir şey değil. Öte yandan bir zihin kaydı bu elimizdeki kitap. Gözü açık, uykusuna bile kedi tedirginliğinde varan, yaşamla, zihniyle bağlantısını bir an olsun koparmak istemeyen bir bilgenin kaleminden çıkmış, hayatı algılayışının yansıması olan 71 bakış…

Geniş ilgi alanlarına sahip bir entelektüelin zihninin odalarında dolaşabilmenin ne kadar değerli olduğunu uzun uzun anlatmaya lüzum var mı, bilemedim ama bunun ne kadar zor ve zahmetli olduğunu özellikle belirtmem, açıklamam şart.

Enis Batur’dan söz edebilmenin zorluklarından biri de yazının girişinde açıklamaya çalıştığım dev külliyatının yanında, bu külliyatın geniş bir ilgi alanı çerçevesinde şekillenmesidir.

Edebiyat cepte; sinema, resim, müzik nereye, hangi cebe sığacak peki?

Demem o ki ‘Kısa Kısas Kıssası’nda bir araya gelen metinlerin üzerine yayıldığı coğrafya kültürel anlamda epey geniş. Batur’un zihnini yansıttığı gibi bir entelektüelin çevresinde dönüp duran dünyaya hangi gözlerle baktığının da bir örneği ayrıca.

Bizim sadece önünden geçip gittiğimiz bir sokak tabelası Enis Batur için bir eleştiri argümanı olabiliyor. Ya da belki bin defa karşılaştığımız bir durumun bambaşka bir yönünü tek bir cümlede özetleyebiliyor. Üstelik bu dile getirdiğim iki durum ‘Kısa Kısas Kıssası’nın sadece ve sadece “bazı” yönlerini ortaya serebiliyor. Yani bu anlatabildiklerimden çok daha fazlası ve zengini kitabın sayfaları arasında okurlarını bekliyor.

Bu arada ‘Kısa Kısas Kıssası’, Alakarga Yayınları’nın yeni dizisi olan “Ars Longa” kapsamında çıktı kitapçı raflarına. Serinin diğer kitapları Faruk Duman’dan “Yazmalı Defter” ve Robert Louis Stevenson’dan “Eşekle Seyahat”. Enis Batur’un bu kitabından küçük bir alıntı: “İyi (sıkı) bir metnin (şiir, nesir) kaybolup gitmesi için, günümüzde, yayımlanması yeterlidir.”

Umarım “Ars Longa” dizisi kapsamında yayımlanan bu kitaplar için Enis Batur yanılır.

Kısa Kısas Kıssası / Enis Batur / Alakarga Yayınları / Deneme / 80 Sayfa

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Bu hafta kaçırmayın 4 Eylül 2020

4 EYLÜL CUMA 13.00 SERGİ Alexis Gritchenko: İstanbul Yılları Meşher, tekrar kapılarını açan bu sergisinde 1919-1921 yılları arasında Moskova’dan kaçıp İstanbul’a sığınan usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Alexis Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Gritchenko’nun kariyerinde ...