Flaş… Flaş… Türkiye-ABD ilaç rüşvetinden 10 yaşındaki Satı Atar çıktı

Rapora göre Alexion firması 1 milyon 300 bin milyon doları (8 milyon 600 bin lira) ilaç izinleri için Türkiye'de dağıttı. Ayrıca Alexion’un Türkiye’de ‘Solaris’ ilacından 6.6 milyon dolar (bugünkü kurla 45 milyon 200 bin lira) haksız kazanç elde ettiği söyleniyor.

Adana’da yaşayan 10 yaşındaki Satı Atar böbrek ve karaciğer yetmezliğini tetikleyen ‘Hemolitik Üremik Sendrom’ hastalığından muzdaripti. Hastalığın bir ilacı vardı ama uzun süre buna ulaşamadığı için ciddi acı çekmişti.

Fenalaştığı zaman iki doz ilaç alması gerekiyordu ama ilacın bir dozu 28 bin liraydı. Dertlerine deva olan ise basına çıkıp konuşmaları oldu. Sonunda devlet önce paranın yarısını sonra tamamını karşıladı. Satı bir nebze olsun rahatladı. Ama nöbetlerinin her an yeniden gelmesi mümkün. Satı bunu henüz anlayacak yaşta değil ama çektiği acılar Türkiye-Amerika hattında bir rüşvet skandalı ile doğrudan ilgili gibi görünüyor.

Geçen hafta İYİ Parti milletvekili Aytun Çıray Meclis’te soru önergesiyle gündeme getirmişti artık ortaya resmi belgeleri saçıldı; Amerikalı ilaç şirketi Alexion Türkiye’de 2010-2015 arasında rüşvet dağıtmaktan ceza aldı.

İşlemin Amerika’da yapıldığı, dolayısıyla Türkiye’de ispatlanmış bir iddia bulunmadığını söylemek hukuki durumun altını çizmek olsa da siyaseten olayı örtbas etme çabasından başka bir anlam ifade etmeyecektir. Çünkü iddia çok bariz; şirket rüşvet verdiğini kabul etti ve “ABD’nin SPK’sı” diyebileceğimiz kurum olan SEC’ye 21 milyon dolar ceza ödemeyi kabul ederek bu işten kurtulma konusunda anlaşmaya vardı. Amerika’da bunlar olurken Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, savcılık, mali polis ya da kara parayla mücadele göreviyle kurulmuş MASAK’tan bir soruşturma için ses çıkmış değil.

Oysa Tele 1 internet sitesinin yayınladığı SEC’si belgelerinde, soruşturma için hazır bilgiler ortaya dökülmüş durumda. Komisyonun raporuna göre her şey Merkezi Boston kenti olan ilaç şirketi Alexion’un Solaris adlı ilacı 2009’da Türkiye pazarına sokmak istemesi ile başlıyor. İlacın fiyatı 2018’de Milliyet gazetesinin haberinde 750 bin dolar olarak geçiyor. ilacrehberi.com internet sitesine göre ilacın bugünkü rayici 300mg/30ml’lik tek doz için 32 bin liranın üzerinde. Ender bulunan bir ilaç bu ve az görülen ‘hemolitik üremik sendrom’ adlı hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Evet, yanlış hatırlamadınız; yazının başında bahsettiğimiz 10 yaşındaki Satı’nın hastalığı bu.

Türk yasalarına göre, bir hastanın böyle bir ilaca ulaşabilmesi için Sağlık Bakanlığı bünyesindeki ‘Sağlık Hizmetleri Komisyonu’ndan süreç boyunca aşama aşama hastaya özel onaylar alması gerekiyor. Yani reçetenin devlet tarafından ödenmesi, ikinci doz için tedaviye devam edilmesi, yeni doz için yeni onay gibi…

Aracıya 1.3 milyon dolar ödeme

Hastalara ilaç onayı almakta zorlanan Alexion 2010 Ocak ayında İstanbul’da ‘Alexion İlaç Ticaret Limited ŞirketiAlexion Turkey’i kuruyor. Böylece şirketin Türkiye’de işlerini talip edecek temsilcileri oluyor. Rapora göre Sağlık Bakanlığı’nın üst düzey bir yetkilisi, Alexion bölge yöneticisine daha fazla hasta onayı almak için yetkililere ödeme yapmaları gerekebileceğini söylüyor.

Tavsiye çok şaşırtmamış olmalı ki ‘Alexion Türkiye’ hasta onay sürecinde yardımcı olması için Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle bağlantılı bir “danışman” kiralıyor. Alexion Türkiye 2010-2015 arasında raporda adı geçmeyen danışmana 1 milyon 300 bin dolar ödüyor.

Danışman rapora göre paranın bir bölümünü ilgili kişilere nakit veriyor, bir kısmını hediye ve yemek şeklinde harcıyor. Somut olarak iddia edilen ve şirket tarafından kabul edilen şu: 2012-2015 arasında Soliris için hasta reçetelerini onaylama ya da reddetmekten sorumlu Sağlık Bakanlığı’ndaki Komisyon üyelerine 100’er bin dolar ödendi.

Danışmanın birçok masraf için çok az açıklama yaptığı ya da hiç yapmadığı da rapora not olarak düşülmüş. Bu nottan danışmanın şirketi bir miktar kazıkladığı yönünde şüphe duyulduğu da anlaşılıyor. Ancak sonuç olarak Alexion dağıttığı 1.3 milyon doları (8 milyon 600 bin lira) en az beş kat olarak geri alıyor. Rapor Alexion’un Türkiye’de ‘Solaris’ ilacından 6.6 milyon dolar (bugünkü kurla 45 milyon 200 bin lira) haksız kazanç elde ettiğini söylüyor.

Ödemeler ‘Alexion Türkiye’nin muhasebe defterine başka kalemlerde kaydedilerek gizleniyor. Komisyon Alexion’un bu uygunsuz ödemelerle ilgili olarak iç denetimin tespit edemeyeceği sahte muhasebe defter ve kayıtları tuttuğunu tespit etti. Olay da zaten böyle ortaya çıkmış.

Bu arada şirketin Rusya, Brezilya ve Kolombiya’da da işleri böyle yürüttüğü raporda anlatılıyor. Organize suçlarla ilgili haberleriyle tanınan OCCRP konuyla ilgili haberinde Türkiye dışında özellikle Rusya üzerinde duruyor.

Şimdi yasaları rakamları bir kenara bırakıp sormak gerekiyor. Bir ilaç nasıl kadar pahalı olur? İşlerin yasadışı para alışverişi ile yürümesi ilacın fahiş fiyatına etki etmiş olabilir mi?

İlaçla ilgili arşiv taraması yaptığınızda ilacın SGK’nın geri ödeme listesine bir girip bir çıktığı görülüyor; karar yeni bir tıbbi buluşla ilgili olmadığına göre bunun nedeni nedir?

Şirketin Türkiye temsilcilerini çağırıp iddiayı sormak, ABD’den belge istemek çok mu zordur?

Dönemin komisyon üyesi ya da bakanlarının kendilerini aklamak için mahkemeye gitmek yerine sessiz kalma hakkı var mıdır?

9 yaşındaki Satı ve benzerlerinin acılarının, bürokratlar ile ilaç firması yetkilileri arasındaki para pazarlığına bağlı olma ihtimali adalet silsilesinde ya da bakanlıkta kimseyi rahatsız etmiyor mu?

Cumhurbaşkanı adaylığı yarışı CHP’de erken başladı

Bu kadar spekülasyon canımıza tak etti. Bütün amaç bizim içimizde bir tartışma yaratıp moralimizi düşürmek CHP’nin gündeminde Abdullah Gül diye bir isim olmadı, şimdi de yok, olmayacak da…” 25 Nisan 2018’de CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah ...

Bir plastik çöp mafyamız eksikti, o da oldu

Haber cümlesi şu: “Uluslararası Polis Örgütü Interpol, bir rapor yayınlayarak ülkeleri yasa dışı çöp ticareti ve çöp kaçakçılığı konusunda uyardı. Interpol, özellikle plastik atık konusuna dikkat çekti ve bu alanda artan organize suç örgütü faaliyetlerine ilişkin verileri paylaştı.” Bu cümleyi ...

Gazetecinin sessiz sakin bir insan olarak ölümü

Annem, o gazeteden bu gazeteye iş değiştirmek ve hiçbir iş yerinde çok uzun süre durmamakla geçen meslek hayatının bir noktasında “basın müşavirliği”ne atlamak zorunda kaldı. Böyle basın müşavirliği yaptığı şirketlerden biri Bakırsan’dı, onun patronu Yaşar Keçeli, Adalet Partisi’ne yakın bir iş ...