İKSV’den mücevher gibi belgeseller

Şu ana kadar İKSV'nin YouTube kanalında yayınlanan belgesellerden ikisi “Leyla Gencer: La Diva Turca” ile Haldun Taner’i anlatan “Ve Perde!” oldu.

ELİF TANRIYAR

Önce Mehmet Günsür’ün sesinden İtalyanca olarak şu sözcükler duyuluyor; “Bu akşamki temsilimizden önce hepinizi saygı duruşuna davet ediyorum. Çağımızın son divası Leyla Gencer’i kaybettik. Burası La Scala, onun evi, yuvasıydı…” Ekranda operanın mabedi sayılan La Scala Tiyatrosu’nun sahnesinden görüntüler eşliğinde… Birazdan bu ‘sahnede/ ekranda’ La Scala’nın 1957-1980 yılları arasındaki primadonnası Leyla Gencer’in, o sahnede sergilenen nice oyuna taş çıkartan güzellikteki yaşam öyküsünü izleyeceğiz. Her şeyden önce dünya tarihine iz bırakan, ilham verici bir Türk kadınının, tutkusunun yenilmez gücüyle yazdığı olağanüstü başarı öyküsünü…

Salgının daha ilk günlerinde, İKSV – İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın YouTube kanalı üzerinden gösterime açtığı “Leyla Gencer: La Diva Turca” belgeselini baştan sona büyülenmişçesine, gözlerimi bir an dahi kaçırmadan izliyorum. Bu mücevher güzelliğindeki belgeseli maalesef ilk gösterimi sırasında izleme şansına sahip olamamıştım. Ama işte şimdi evimin salonunda, ekranımda… O günden sonra kanaldaki bu ilk belgeseli diğerleri takip ediyor. Her biri de yine eşsiz güzellikte, titizlikle, profesyonelce ve incelikli bir duyguyla hazırlanmış yapımlar bunlar…

Beni de bir merak sarıyor, bu gösterimlerin hikayesine ve gelecekteki yeni projelere dair. İKSV Medya İlişkileri Direktörü, Ayşen Ergene’ye birbiri ardına sorularımı sıralıyorum.

› İKSV’nin YouTube kanalının pandemi döneminde gösterime açtığı belgeselleri ilgiyle izliyoruz. Belgesel ve özel yapımlarınızı genel gösterime açma fikri nasıl doğdu?

Koronavirüs salgınının başlamasıyla beraber mart ayı ortasında evlere kapandık. İlk olarak 1984 yılından beri her sene nisan ayında gerçekleştirdiğimiz İstanbul Film Festivali’ni nisan ayında gerçekleştiremeyeceğimizi duyurarak ileri bir tarihe erteledik. Daha sonra Salon İKSV ve İKSV Alt Kat’taki her türlü faaliyeti durdurduk ve bunların ardından da sırasıyla haziran ayında gerçekleştirilecek İstanbul Müzik Festivali ve temmuz ayında gerçekleştirilecek İstanbul Caz Festivali’ni yıl içindeki ileri tarihlere erteleyeceğimizi duyurduk. Durum böyle olunca etkinliklerde bir araya gelemediğimiz sanatseverlere dijital içerikler sunmak için kolları sıvadık. Sosyal medya iletişimimizin sıklığını artırdık, Türkiye’de ve dünyadaki sanat alanındaki gelişmeleri ve önerilerimizi takipçilerimizle paylaşmaya başladık. Aynı anda da YouTube kanalımızı daha aktif kullanmanın yollarını araştırmaya başladık. Arşivimizde paylaşabileceğimiz ne tür görüntüler var onları araştırdık ve salgının ilk günlerinde hızlıca arşivimizdeki bu eserleri erişime açmaya karar verdik. İlerleyen günlerde tüm festival ve bienal ekiplerinin de bu dijital platformlar için projeler düşünmeye başlamasıyla hem YouTube’u sürekli etkin kullanmaya başladık, hem de Vimeo kanalı hayatımıza girdi.

› Şu ana kadar “Leyla Gencer: La Diva Turca”, Haldun Taner’i anlatan “Ve Perde!”, “Nazım’a Armağan” ve “Türkiye’de Caz” belgeselleri yayınlandı sanırım. Başka hangi belgesel ve özel yayınları izleyeceğiz?

Sokağa çıkma yasaklarının ilk günlerinde mart ayı içinde yapımcılığını üstlendiğimiz “Leyla Gencer: La Diva Turca” belgeselini YouTube’da erişime açtık. Leyla Gencer’i, kendisiyle tanışma ve çalışma fırsatı bulmuş sanatçılarla yapılan söyleşilerle anlatan belgeselin metni ve senaryosu gazeteci ve yazar Zeynep Oral’a ait. Türkiye’de farklı şehirlerde özel gösterimler yapan belgeseli YouTube üzerinden genel izleyiciye açmamızın ardından çok kısa sürede izlenme sayısı 70 bini buldu. Hemen ardından nisan başında, İKSV tarafından düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk belgesel yapımı olan ve Haldun Taner’in yaşamından kesitler; kitaplarından, gazete yazılarından ve oyunlarından bölümleri bir araya getiren yönetmenliğini yine Selçuk Metin’in yaptığı, senaryosunu Gülşah Özdemir Koryürek’in yazdığı “Ve Perde!” belgeselini YouTube kanalımıza yükledik. Leyla Gencer belgeseli ile YouTube kanalımız müzikseverlerin radarına girmişti, ardından Ve Perde! ile tiyatroseverler de YouTube kanalımızdan haberdar oldu, bu belgeselin izlenme sayısı 30 bine yaklaştı.

“Şiirden Sahneye: Nazım’a Armağan”

Nisan ayında yine bir İstanbul Tiyatro Festivali yapımı olan ve Genco Erkal’ın tasarladığı ve yönettiği, 2002 yılında Nâzım Hikmet’in doğumunun 100. yılı sebebiyle, 13. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Açılış Gösterisi olarak Rumeli Hisarı’nda sahnelenen “Nâzım’a Armağan” oyununu YouTube’da herkesin erişimine açtık ve bu oyunun da izlenme sayısı 90 bine yaklaştı. Ayrıca bu oyunun prova sürecine odaklanan “Şiirden Sahneye: Nazım’a Armağan” belgeselini de kanalımızda paylaştık. Nisan sonundaki Dünya Caz Günü’nde ise yönetmenliğini Batu Akyol’un üstlendiği “Türkiye’de Caz” belgeselini kanalımıza yükledik. Türkiye’de caz müziğinin gelişimini İKSV’nin arşivinden görüntüler ve çarpıcı söyleşilerle belgeleyen bu belgesel sayesinde cazseverler de YouTube kanalımızı öğrendi.

Bu dönemde İstanbul Bienali de bienalin önceki edisyonlarında gerçekleştirilen kamusal programları YouTube’a yükledi, buna ek olarak son iki yılda etkinliklerimiz kapsamında yayımlamış olduğumuz çocuk kitaplarının animasyonları gibi birçok farklı içeriği de sanatseverlerin erişimine açtık.

Yeni sürpriz: Pina Bausch’un “Nefes”inin belgeseli

İKSV arşiv projesi kapsamında bir sürprizimiz daha olacak. Haziran ayı sonunda İKSV/Tanztheater Wuppertal Pina Bausch ortak yapımı olan ve İstanbul Tiyatro Festivali’nin 2003 yılında AKM Büyük Salon’da sahnelenen, Bausch’un İstanbul üzerine gerçekleştirdiği özel projesi “Nefes”in prova süreçlerine odaklanan Hüseyin Karabey imzalı bir belgeseli de erişime açacağız.

İKSV 48 yıllık bir kurum ve bu süre içinde pek çok alanda çok güzel projelere imza attı. Bundan sonra YouTube kanalımızda arşiv görüntülerinin yerini YouTube’a özel üretilen daha güncel içerikler alacak; almaya başladı bile.

› İKSV kaç yıldır bu tür belgeseller hazırlıyor?

İKSV 1973’ten beri pek çok ulusal ve uluslararası etkinliğe imza attı ama çeşitli nedenlerle bu etkinliklerin çok azı belgesel haline geldi. Şimdiye kadar bu süreci festivallerimiz ve tanıtım filmlerimizi çeken Stüdyo departmanımız yürütüyordu ancak pandemi ile beraber her festival ve bienal bu konuya ağırlık vermek üzere ortak çalışma grupları oluşturdu ve geniş kitlelerle paylaşılacak prodüksiyonları hayata geçirmek için çalışıyor. Bu sayede eskiden İstanbul’dan erişilebilen etkinliklerimize artık hem Türkiye’nin hem de dünyanın her yerinden ulaşılabilecek olması bizim için de çok heyecan verici.

› Bundan sonra bizi neler bekliyor? YouTube yayınlarınızda yeni projeleriniz, yeni gösterimleriniz neler olacak?

Pandemi sonrası planlarımızda dijital dönüşümü hız kesmeden sürdürmek var. Bu elbette fiziksel olarak bir araya geldiğimiz etkinliklerin önüne geçmeyecek ama artık takvimimize dijital etkinlikler de eklenecek. Tüm festival ve bienallerimiz dijital içerikler üzerine çalışıyor.

Şu an YouTube kanalımız oldukça aktif, her salı akşamı saat 21.00’de İstanbul Müzik Festivali “Müzisyen Destek Fonu” projesi kapsamında “Hakan Şensoy ile Müzikli Sohbetler” programında Türkiye’den klasik müziğin ünlü isimlerini ağırlıyoruz. Piyanist Gülsin Onay ile başlayan seri haziran ayında keman sanatçısı Cihat Aşkın, Efdal Altun (viyola) ve Derya Türkan (kemençe) ile devam ediyor. Şensoy’un moderatörlüğünde, haftanın konuğuyla sohbet ve kısa bir dinletiden oluşan programda ayrıca Müzisyen Destek Fonu’ndan faydalanmaya hak kazanan müzisyenlerin kayıtları da yayımlanıyor.

Selçuk Yöntem’in sesinden Orhan Veli, Nejat İşler’in sesinden Faruk Nafiz Çamlıbel şiirleri…

Ayrıca nisan ayında ertelemek zorunda kaldığımız İstanbul Film Festivali’nden iki farklı seçkiyi çevrimiçi gösterime açmamıza paralel olarak festivalin çok sevilen sohbetlerini de YouTube kanalımızda devam ettirdik. Film Festivali direktörü Kerem Ayan, gösterimler süresince seçkide gösterilen filmlerin yönetmenleri, oyuncuları ve sinema eleştirmenleri ile sohbetlerine canlı yayında YouTube kanalımızda devam ediyor.

Ayrıca İKSV YouTube kanalında farklı bir projeye de başladık, şairlerimizi doğum günlerinde ünlü isimlerin seslendirdiği şiirleriyle anıyoruz. Attilâ İlhan ve Özdemir Asaf’ın şiirlerini kendi seslerinden dinlememize de olanak veren bu seride ayrıca Selçuk Yöntem’in sesinden Orhan Veli, Nejat İşler’in sesinden Faruk Nafiz Çamlıbel, Tilbe Saran’ın sesinden Behçet Necatigil, Aras Bulut İynemli’nin sesinden küçük İskender, Gonca Vuslateri’nin sesinden Sennur Sezer şiirlerini dinlemek mümkün.

YouTube dışında Vimeo kanalında hayata geçirdiğimiz güzel bir proje de İstanbul Bienali ile ilgili. İKSV tarafından 1987 yılından beri düzenlenen İstanbul Bienali, daha önce İstanbul Bienallerine katılan sanatçılarla iş birliği yaparak her hafta iki sanatçı filmini yedi günlüğüne ücretsiz olarak dijital erişime açıyor. Küresel koronavirüs salgını nedeniyle bugünlerde eve kapanan sanatseverler, otuzu aşkın filmin yer aldığı seçkiyi 3 Nisan’dan itibaren İstanbul Bienali’nin web sitesinden ve İKSV Vimeo hesabı üzerinden izleyebiliyor.

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Bu hafta kaçırmayın 4 Eylül 2020

4 EYLÜL CUMA 13.00 SERGİ Alexis Gritchenko: İstanbul Yılları Meşher, tekrar kapılarını açan bu sergisinde 1919-1921 yılları arasında Moskova’dan kaçıp İstanbul’a sığınan usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Alexis Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Gritchenko’nun kariyerinde ...