İlk Festival Orkestrası’na selam; 6 ay sonra konsere gitmek ilaç gibi geldi

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İKSV’nin bu yılki Müzik Festivali, pandemi nedeniyle eylülde dijital ortamda gerçekleşecek; ancak 19 Ağustos'ta Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda seyircili tek bir konser yapıldı. Ve evlerimizden çıkmaya hala pek cesaret edemediğimiz şu günlerde hepimize ilaç gibi geldi.

MERAL TAMER & KLASİK MÜZİK

Eveeet, şeytanın bacağını 6 ay sonra kırdık! Üstelik de hiç ummadığımız bir zamanda…

Geçen hafta da yazmıştım; İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İKSV’nin bu yılki Müzik Festivali, pandemi nedeniyle eylülde dijital ortamda gerçekleşecek; ancak 19 Ağustos’ta Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda seyircili tek bir konser yapıldı. Ve evlerimizden çıkmaya hala pek cesaret edemediğimiz şu günlerde hepimize ilaç gibi geldi.

Konserde sosyal mesafeye uygun olarak uzaktan selamlaştığımız dostlarımızın yüzlerinde sanki güller açmıştı; herkesin gözleri parlıyordu. Açıkçası önce gidip gitmemekte bayağı tereddüt geçirdik, ama son dönemin yıldız ismi piyanist Vikingur Olafsson’un geleceğini duyunca dayanamadık. Maskeye ilaveten siperliklerimizi de yanımıza aldık; konserin başlamasından yarım saat önce yerlerimize oturmayı hedefledik ki bilet kontrolü ve yer arama sırasında kalabalığa karışmayalım.

Eşleri bile yan yana oturtmadılar

Yerleri o kadar güzel ayarlamışlardı ki ne yanlardan, ne de önden ve arkadan kimseyle yakın değilsiniz. Hatta eşinizle bile… Kazara eşinin yanına oturmaya yeltenenleri de derhal maskeli bir İKSV görevlisi gelip uyarıyor ve eski yerine dönünceye kadar da tepesinde bekliyor. Konser sonunda mekan boşalırken sosyal mesafenin korunamamasından endişe ettiğimiz için 5 dakika önce mahcup bir biçimde çıkışa yöneldik ve bir kez daha iyi ki İKSV var dedik.

Gelecek ay dijital ortamda izleyeceğimiz konserlerin gerek İstanbul, gerekse Avrupa’nın 4 ülkesindeki çekimleri hemen hemen tamamlandı. Açılış konseri, Boğaziçi Üniversitesi’nin bahçesinde kısıtlı Lale Kart üyesi izleyiciyle çekildi.

Türkiye’nin ilk Festival Orkestrası

Bu yılki festivalde beni en heyecanlandıran ve sevindiren, İKSV’den gelen basın bültenindeki şu cümle oldu: “İstanbul Müzik Festivali, 48. yılında bir ilki gerçekleştirerek Festival Orkestrası’nı kuruyor!”

Verbier Klasik Müzik Festivali’nin müptelası olan bendeniz önce zannettim ki, oradakine benzer bir orkestra kuruluyor ve yıllar içinde bizim Müzik Festivali’nin yerleşik orkestrasına dönüşecek. Sadece Verbier’de değil, başta Luzern birçok festivalin Festival Orkestrası var. Ancak İKSV Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya ile konuşunca anladım ki bu farklı bir durum.

Müzik Festivali’ne, Bell ve Organik Kimya her yıl birlikte sponsor olarak bir İtalyan orkestrasını getiriyor ancak salgın nedeniyle bu mümkün olmayınca, böyle bir formül bulunmuş. Özetle bizim Festival Orkestrası şimdilik tek konserlik. Şimdilik diyorum, çünkü genç müzisyenlerin başındaki isim deneyimli şef Cem Mansur’sa iş değişir.

CRR Sanat Yönetmeni Mansur, yıllardır Türkiye’deki yetenekli konservatuvar öğrencilerinin önünü açmak için yoğun çaba harcıyor. 13 yıl önce bu hedef doğrultusunda Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası TUGFO’yu kurdu.  Her yıl Adana’dan Edirne’ye, İstanbul’dan Ankara ve Eskişehir’e 14 ildeki tüm devlet konservatuarlarına bizzat giden Mansur, 16-22 yaş arası öğrencilerden TUGFO için başvuranları teker teker dinliyor ve seçtiği 80-90 sanatçı adayıyla Gençlik Orkestrası o yıl yoluna devam ediyor.

Cem Mansur’un titizlikle seçtiği gençler

Sabancı Vakfı’nın kuruluşunda ana destekçisi olduğu TUGFO’ya her yıl seçilen genç müzisyenler, önce 2 hafta süreyle Sabancı Üniversitesi’nde eğitim kampına giriyorlar ve Mansur’un başkanlığında, değişik çalgı gruplarını çalıştıran usta eğitmenlerle yoğun bir çalışma programından geçiyorlar. İlaveten takım olma, birlikte uyum içinde çalışma gibi müzik dışında dersler de alıyorlar.

Bu eğitimi tamamlayan orkestra, şefleri Cem Mansur’la birlikte önce yurt içinde, ardından da yurt dışında festivallerde konserler veriyor.

Amaç, genç müzisyenlere profesyonel hayata başlamadan önce orkestra deneyimi kazandırmak, ilaveten orkestralar arası değişim programlarından yararlanmalarını ve kendilerini dünya standartlarında ölçmelerini sağlamak. TUGFO, Avrupa’nın birçok önemli konser salonunda ve festivallerinde konser verdi.

İşte Mansur’un 13 yıldır sabırla ilmek ilmek ördüğü bu Gençlik Orkestrası mezunlarının da yer alacağı Festival Orkestrası, gelecek ay İKSV’nin izleyicisiyle buluşacak. Ve yıllardır gördüğüm şu: Mansur bu orkestraya kendisini öylesine adamış ki, eminim bizim yeni doğan bu Festival Orkestrası da Avrupa’daki örnekleri gibi alıp başını gidecek.

Verbier’in 3 festival orkestrası var

Bu vesileyle ve darısı başımıza diyerek, Verbier Klasik Müzik Festivali’nde her yıl izlediğimiz 3 festival orkestrasından söz etmek istiyorum:

1)Verbier Festival Orkestrası (VFO) 18-28 yaş arası 95 müzisyenden oluşuyor. Orkestra elemanları, genelde 2 yıl, istisnai olarak 3 yıl görev yapıyor. Müzisyenlerin yarısı her yıl yenileniyor. Dünyanın dört bir yanından seçilmiş genç müzisyenler, New York Metropolitan Opera Orkestrası yetkililerinin koçluğunda 3 hafta süreyle ünlü şeflerden eğitim alıyorlar. Müzik direktörleri, dünyanın en önde gelen şeflerinden Valery Gergiev.

VFO, 17 günlük festivalde her yıl 6-7 konser veriyor. 2 yılını doldurarak VFO’dan ayrılan “mezunlar”, Berlin Filarmoni’den New York ve Viyana Filarmoni’ye, Metropolitan Opera’dan Rus Ulusal Orkestrası’na ünlü orkestralarda kariyerlerine başlıyorlar.

2)Verbier Festival Gençlik Orkestrası VFJO’nun elemanları 15-18 yaş arası konservatuar öğrencileri arasından seçiliyor. 3 haftayı aşkın süre uluslararası bir orkestra eğitim programına katılan gençlere eğitim verenler, VFO mezunları. Gençlik Orkestrası’nın, ünlü solistlere eşlik ettikleri konserlerini izledik.

3) VFO’dan mezun olmuş müzisyenlerden oluşan Verbier Festival Oda Orkestrası VFCO ise Verbier’in yerleşik orkestrası ve festival boyunca oda orkestrası repertuarından 6 konserde büyük virtüözlere eşlik ediyor. Her yıl turneye çıkıyorlar. Örneğin yıllar önce kemancı Maxim Vengerov’la bütün Mozart keman konçertolarından oluşan CD hazırlamışlar, ardından da aynı konçertoları Kanada, ABD ve Avrupa’yı içeren 22 konserlik büyük bir seri yapmışlardı.

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Bu hafta kaçırmayın 4 Eylül 2020

4 EYLÜL CUMA 13.00 SERGİ Alexis Gritchenko: İstanbul Yılları Meşher, tekrar kapılarını açan bu sergisinde 1919-1921 yılları arasında Moskova’dan kaçıp İstanbul’a sığınan usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Alexis Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Gritchenko’nun kariyerinde ...