Kuruluşunu bizden öğrendiniz, bitişini bizden de duyun

Netflix’in 1.75 milyar dolarlık rakibi Quibi nasıl bu kadar hızlı çöktü?

Bu ay Qibi kullanıcıların çoğu ücretsiz deneme süresini tamamlayacak. Şirket, şimdi ‘Yıl sonuna kadar 2 milyon aboneye ulaşırsak başarı’ diye. avunuyor. Oysa ilk yıl için başlangıçta telafuz edilen abone sayısı en az 7.4 milyondu.

HaftalıkGazete okurları, cep telefonları için tasarlanmış kısa formatlı video platformu Quibi’yi hatırlayacaktır.

Dizi ve filmler 10 dakikayı aşmayan kısa bölümler halinde yayınlanacak, insanlar kuyrukta, durakta beklerken, öğle arasında, tuvalette ya da metroda, ne zaman canları sıkılırsa cep telefonlarından ‘atıştırmalık’ dizi ya da film izleyecekti. Zaten platformun adı da buradan geliyordu: Quick’in Qui’si, bite’ın ‘bi’si… (“Quick bite” birşeyler atıştırmak anlamına geliyor.) Neredeyse cep telefonlarıyla doğan Z kuşağını hedefleyen dijital platform, Netflix’in en büyük rakibi olarak gösteriliyordu.

DreamWork Animation’ın kurucu ortağı Jeffrey Katzenberg ile HewlettPackard’ın eski CEO’su Meg Whitman tarafından kurulan Quibi üç ay önce 6 Nisan’da başladı. Ve o günden bu yana baş aşağı gidiyor. Netflix’e rakip olmak isterken, Quibi tarihin en pahalı fiyaskolarından biri olma yolunda ilerliyor.

Peki neden böyle oldu? Hikayeyi başa saralım.

69 yaşındaki Jeffrey Katzenberg, kariyerine 1974’te Paramount Pictures’ta ‘getir götür’ işleriyle başladı. 1984’e gelindiğinde şirketin başkanı Michael Eizner’ın sağ koluydu, Paramount’un yapımlardan sorumlu başkanı olmuştu.

O yıl Michael Eizner Walt Disney’e CEO olunca, Katzenberg’i de beraberinde götürdü. O yıllarda Walt Disney can çekişiyordu. Gişede son sıradaydı. Katzenberg’in görevi yapımlardan sorumlu olarak stüdyoyu canlandırmaktı. Üç yıl sonra şirketi en çok gişe yapah stüdyo haline getirdi. Ardından komedi ve animasyon filmlere yöneldi. 1994’te şirketten ayrıldığında Walt Disney, 2 milyardan 20 milyar dolarlık bir dev haline gelmişti.

Jeffrey Katzenberg 1994’te yakın arkadaşı, yönetmen Steven Spielberg ve müzik gurusu David Geffen’la DreamWorks’ü kurdu. 2004’te ayrıldı, DreamWorks Animation adı altında yeni bir şirket kurdu ve halka açtı. Birbirinden karlı işlere imza attı. Şirketi 2016’da NBC’ye 3.8 milyar dolara sattı. Bir süre CEO olarak çalıştı ama sonra istifa ederek ayrıldı.

İki yıllık sessizlikten sonra 2018’in sonlarında Quibi fikriyle ortaya çıktı. eBay CEO’su Meg Whitman ile ortaklaşa yeni video akış platformu kurduklarını açıkladı.

Meg Whitman şirketin CEO’su ve ilk çalışanı oldu. Meg Whitman, başka bir patikadan, Silikon Vadisi’nden milyar dolarlık servete yürüyen başarılı bir iş kadını. Aslında hedefi doktor olmaktı ama bir yaz bir dergi için reklam satınca fikir değiştirdi. Princeton Üniversitesi’nde ekonomi okudu, onur derecesiyle mezun oldu. Ardından Harvard’ta MBA yaptı.

Kariyerine 1979’da Procter § Gamble’da ‘marka yöneticisi’ olarak başladı. 1989’da Walt Disney’de stratejik planlama başkan yardımcısı oldu. Jeffrey Katzenberg’le bu yıllarda tanıştı.

1998’de eBay’e CEO oldu. O yıl şirketin 30 çalışanı, 4 milyon dolar geliri vardı. 2008’de şirket yaklaşık 15.000 çalışana ve 8 milyar dolar gelire ulaştı.

Ocak 2011’de HewlettPackard’ın (HP) yönetim kuruluna katıldı. 9 ay sonra CEO seçildi. Ancak burada işler istediği gibi gitmedi. 2018’de istifa etti.

İlk yıl 175 özel içerik

Katzenberg ve Whitman, iki milyarder olarak son iki yıl Quibi üzerinde yoğunlaştı. Fikri, mobil tabanlı Netflix olarak sattılar. Disney, NBC Universal, Sony, Viacom ve AT&T’nin yeni markalaştığı WarnerMedia’dan yatırım aldılar.

İçerik üretmek üzere Guillermo Del Toro, Steven Spielberg, Antoine Fuqua, Steven Soderbergh, Catherine Hardwicke, Peter Farrelly gibi önemli yönetmenlerle anlaştılar. İlk yıl için 175 ayrı dizi ve film için el sıkıştılar. Çünkü formatları, başka yapımları alıp yayınlamlarına olarak tanımıyordu.

Aylar süren reklam kampanyasının ardından 6 Nisan’da, salgın tüm dünyayı kilitlemişken ABD ve Kanada’da izleyicinin karşısına çıktılar.

İçerik çekiciydi. Her biri ünlü isimlerin sürüklediği 10 dakikalık ‘atıştırmalıklar’ göz kamaştırıyordu. Joe Jonas’ın talk show’u, basketbol efsanesi LeBron James’in belgeseli, Game of Thrones’in yıldızı Sophie Turner’ın uçak kazasından kurtulan bir kazazedeyi canlandırdığı sürükleyici bir film… Hepsi cep telefonunda bir tık uzaklıktaydı.

Herkes bu girişimin sonucunu nefesini tutarak izlemeye başladı. Quibi iddia ettiği gibi streaming dünyasına yeni bir soluk mu getirecekti yoksa kurucularına pahalıya patlayan bir çıkmaz sokağa mı dönüşecekti?

Sadece 1.5 milyon kullanıcı
Quibi, başlangıçta üç aylık ücretsiz bir deneme dönemi sundu. Ardından reklam içeren versiyonun aylık abonelik ücreti 4.99 dolar, reklamların olmadığı versiyonun aylık abonelik ücreti 7.99 dolar olacaktı.

İlk rakamlar büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bekledikleri ilgi yoktu. Uygulama, bir hafta içinde ‘en çok indirilen ilk 50 uygulama’ listesinden düştü.

Wall Street Journal’a göre 6 Nisan’dan Mayıs ayının sonuna Quibi’yi 3.5 milyon kişi cep telefonuna indirdi ancak bunların sadece 1.5 milyonu aktif kullanıcı oldu.

Aralık 2019’da piyasaya sürülen Disney + ‘nın yaklaşık 50 milyon, Netflix’in 183 milyon abonesi olduğunu düşünürsek, Quibi’nin ‘ölü doğduğunu’ söylemek pek yanlış olmayacak. Nitekim Katzenberg, hayal kırıklığını gizlemedi, “(Abone sayısı) İstediğimiz kadar değil, istediğimize yakın bile değil…’

2 milyon aboneye sevinecekler

Bu ay kullanıcıların çoğu, ücretsiz deneme süresini tamamlayacak. Şirket, şimdi ‘Yıl sonuna kadar 2 milyon aboneye ulaşırsak başarı’ diye hesap yapıyor. Oysa ilk yıl için başlangıçta telafuz edilen abone sayısı en az 7.4 milyondu.

Abone hedefindeki yüzde 70’lik sapma, milyar dolarlık girişimi daha başlangıçta nakit sıkıntısına soktu. Yine Wall Street Journal’dan öğrendiğimize göre, Quibi 2020’nin üçüncü çeyreğinin sonuna kadar 1 milyar dolar harcadı. İki ortak, bütçeyi bu yılın başında 750 milyon dolar daha artırmasına rağmen, 2021’in ortalarına kadar 200 milyon dolarlık bir fona daha ihtiyaç var.

Bu arada Pepsi, Taco Bell, Anheuser-Busch ve WalMart gibi dev şirketlerle yapılan reklam anlaşmaları da tehlikeye girdi. Pandemi yüzünden piyasaların durması ve Quibi’nin vaat ettiği sayıda aboneye ulaşamamasını gösteren şirketler, daha önce yapılan anlaşmaları yenilemek için baskı yapmaya başladı.

Sürekli dedikodu üretiyor

Pandeminin etkisi ve düşük abone sayısı bir yana, Quibi içindeki çekişmelerle piyasalara ‘güvenilir bir şirket’ izlenimi vermiyor.

Uzun süredir Katzenberg ve Whitman’ın anlaşamadığı, aralarında sürtüşme olduğu yolunda dedikodular geliyor. Whitman’ın birkaç kez Katzenberg’i şirketten ayrılmakla tehdit ettiği söyleniyor.

Marka pazarlama müdürü Megan Imbres Nisan ayında ayrılmıştı. Onu içerikten sorumlu başkan Janice Min ve reklam müdürü Tim Connolly izledi.

Abone rakamları düşük kalınca, şirket alt düzeyde çalışanların maaşlarında kesintiye gitti. Bazı çalışanlara yol verildi. Rahatsızlık artınca, üst düzey çalışanlar ücretlerini gönüllü olarak yüzde 10 indirdi.

Ancak tam bu sırada magazin sitesi Page Six, bombayı patlattı. Quibi, Reese Witherspoon’a, BBC Doğal Tarih Birimi tarafından üretilen 7 bölümlük ‘Fierce Queens’ adlı doğa belgeselinin sadece seslendirmesi için tam 6 milyon dolar ödemişti. Reese Witherspoon, toplam 42 dakika konuşmuş, her dakika 143 bin dolar kazanmıştı. Üstelik Witherspoon, Quibi’nin yetenek ve içerik bölümünün başkanı Jim Toth’un eşiydi, tabii kıyamet koptu.

Şirketin için dedikodularla çalkalanırken, araya bir de hukuk davası sıkıştı.

Quibi, “Turnstyle” adı verilen bir teknoloji sayesinde tam ekranda, yatay formatla dikey format arasında dinamik bir şekilde geçiş yapma imkânı sunuyor. Kullanıcı izleme esnasında telefonunu çevirdiğinde görüntü sağa ya da sola yatmıyor, ekranın pozisyonuna göre önceden farklı olarak kadrajlanmış versiyonla kesintisiz devam ediyor.

İşte Quibi’nin başı bu teknoloji yüzünden interaktif video şirketi Eko’yla belaya girdi. Eko, milyarder Paul Singer’ın yönettiği Elliott Management adlı hedge fonun verdiği maddi destekle, Quibi’ye çok ağır bir patent davası açtı. Şirket, Quibi’yi ticari sırlarını çalmakla suçluyor.

2020’nin üçüncü çeyreğinin sonuna kadar 1 milyar dolar harcadı. İki ortak, bütçeyi bu yılın başında 750 milyon dolar daha artırmasına rağmen, 2021’in ortalarına kadar 200 milyon dolarlık bir fona daha ihtiyaç var. Ama ufukta bu çapta bir gelir görünmüyor.

 

Tek sorumlu salgın mı?

Katzenberg, Quibi’nin kötü başlangıcından koronavirüs salgınını sorumlu tutuyor.

Adil olmak gerekirse, Katzenberg haksız sayılmaz. Pandemi yüzünden Amerikalılar evlerine kapanınca, herkes TV’lerine hücum etti. Netflix abone patlaması yaşadı. Sadece cep telefonundan izlenebilen, daha büyük bir ekrana aktarılamayan Quibi geri planda kaldı. Zaten Quibi evde izlenmek için değil, dışarıda sıkılınca, vakit öldürmek için tasarlanmıştı.

Ancak Quibi’nin ürettiği içerik de çok konuşuluyor. Dizileri, filmleri Jenifer Lopez’den LeBron James’e kadar hep ünlü isimler sürüklüyor. Ancak pandeminin ABD’deki etkilerinden biri, ‘ünlü kültü’nün yerle bir olması oldu. İnsanlar işsiz, parasız, umutsuz, ölüm korkusuyla evlerine sıkışıp kalmışken, kimse Amerikan rüyasının temsilcilerini ekranda görmek istemiyor.

Variety’nin baş televizyon eleştirmeni Daniel D’Addario “Yanlış zamanda yanlış strateji izlediler. Bu da onlar için bir felaket oldu” diyor.

Quibi’nin tek amacı, kısa içerikli yapımlar üretme de değil. Zaten 15 dakika veya daha kısa bölümlerden oluşan dizi konsepti Hollywood için tamamen yeni değildi. Ayrıca bir de Youtube var.

Katzenberg 2019’da bir röportajında “Bundan beş yıl sonra, eğer başarılı olursak şöyle birşey göreceğiz: Filmlerin dönemi vardı, sonra televizyon çağı geldi, şimdi de Quibi çağındayız. Internette birşey aramak için Google neyse, kısa video için Quibi aynısı olacak.”

Ancak pratikte Quibi, bu devrimci hedefe yönelik çok az şey yaptı. Yalap şalap, üzerinde çok düşünülmemiş senaryoları, ünlü isimlerin sırtına yükledi.

D’Addario, “Ne olduğu önemli değil, içinde kimin olduğu önemli gibi bir yol tuttular. Instagram, Twitter, YouTube veya TikTok’ta da ünlüler var. Eğer biri sadece atıştırmalık Chrissy Teigen içeriği istiyorsa, onun sosyal medyasına gider. Hem de bedava. Neden Quibi’ye para versin ki?” diyor.

Cep ekranı kesmiyor

Quibi deneyimi de insanları pek tatmin etmedi. Öncelikle içeriğin sadece cep telefonlarından izlenebilmesi. görüntünün TV’ye ya da daha büyük bir ekrana aktarılamaması sıkıntı yarattı. Özellikle ayrı dönemde karantina yüzünden evlerine kapanan insanlar daha büyük ekranlara yönelirken… Netflix ve Hulu’nun yanı sıra Disney +, Apple TV + ve yeni HBO Max bu dönemde evdeki geniş ekranları doldurdu.

Quibi Netflix’e rakip olmaktan bahsederken, kendini Youtube ve TikTok’la yarışırken buldu. Quibi kısa içerik, sadece mobil, ücretli abonelik derken YouTube ve TikTok ücretsizdi. Medya analisti Michael Goodman, “İzleyicinin neyi, ne zaman, nerede, nasıl izleyeyeceğini kendi kontrol etmek istediği, beklediği bir dünyada yaşıyoruz ve Quibi bu talebe çok az cevap veriyor” diye konuşuyor.

Üç aylık deneme süresinin sonuna geliyoruz. Quibi gemiyi yüzdürebilecek mi?

Goodman, kurtuluşun hala kaliteli içerikte olduğunu düşünüyor.

Çok izlenen yemek ya da genel kültür yarışmalarını örnek gösteriyor. Hafif, neşeli, eğlenceli, daha az riskli, ‘atıştırmalık’ yapımlardan bahsediyor.

Ancak Quibi’nin kurtuluşu, ironik bir şekilde, başta vaat ettiği ‘sadece mobilde kısa içerik’in tam tersini yapmakta olabilir. Nitekim, Quibi ürettiği içeriğin TV’lerde de oynatılabilmesi için Amazon Fire ve Roku ile görüşmeler yapıyor. Ve 10-15 dakikalık bölümler yerine, izleyicinin şovları istedikleri gibi bölümlere ayırmasına olanak tanımaya hazırlanıyor. Böylece içerik oluşturucuların da ellerini rahatlatmayı planlıyorlar.

Yani Quibi’nin hayatta kalması yeni Netflix olmasından çok Netflix gibi olmasına bağlı olabilir. Bu, kendi hikayelerinin kahramanı olmak için yola çıkanlar adına yapılması zor bir seçim.

Michael Goodman ‘Yapmak istedikleri şeyin, seyircinin istediği şey olmadığını zor yoldan öğreniyorlar. Bunun pandemiyle pek ilgisi yok. Soru şu: Yaptığınız şeyi tüketici istiyor mu?”

‘Kripto Haydut’ sanal paraları çalmanın en kolay yolunu bulmuş

Hiç kripto paranız oldu mu? Benim oldu. Yıllar önce bir alışveriş için Amerika’da birisine 1 Bitcoin’den az bir para göndermem gerekiyordu, mecburen bir ‘kripto cüzdanı’m oldu. Şimdi yıllar sonra aynı cüzdanı bu yazıyı yazmak için tecrübe olsun diye yeniden kullandım; bu sefer 1.36 Ethereum ...

Dünya sigarayı bıraktı ama akciğer kanseri yine de azalmadı

Korelasyon, birbirinden bağımsız iki farklı şeyin birlikte oluş sıklığına istatistik analizde verilen isim. Mesela otomobil kazalarının sayısındaki artışla -bir haftayı bulan, hatta geçen- dini veya milli bayram tatilleri arasında bir ilişki var. Tatil oluyor, insanlar arabalarına binip ...

Gözümüzle gördüğümüz, elimizle tuttuğumuz şeyin gerçek olduğundan emin olabilir miyiz?

Sağolsun, Alev Alatlı sayesinde ülkemizde “Schrödinger’in Kedisi” lafını duymayan kalmadı. Alev Alatlı’nın bu iki kitaplık serisi sayesinde çok sayıda insan “Schrödinger’in Kedisi” lafını biliyor ama sadece Türkiye’de değil dünyada da çok az sayıda insan bu önemli düşünce deneyinin tam olarak ...