Gündemi izleme kılavuzu

Özel hastaneler pandemi kapsamına alınırken, ne olacak bu hastaların hali?

HAKAN ÇELENK

Sağlık Bakanlığı, 3. derece yoğun bakım üniteleri bulunan özel sağlık kuruluşlarını pandemi hastanesi ilan ederek salgına çözüm için gerekli bir adım daha attı. Ama bu küçük bir adım, çünkü sorunun boyutuyla alınan önlemin yeterliliği arasında birkaç dağ silsilesi fark var. 
Öncelikle bilmemiz gerekir ki Türkiye alınacak önlemlerin yönünü isabetli seçme  bakımından şanslı. Çin’in, Güney Kore’nin etkisi kanıtlanmış uygulamaları ile İtalya’nın, İspanya’nın yerle bir olmuş kararsız organizasyonları arasında tercih yapmak pek zor olmasa gerek. 
Güney Kore gibi en baştan yoğun test yaparak hastalığı izole etme konusunda treni göz göre göre çoktan kaçırdık. Hala kuşkusu olanların artık kabullenmesi gerekiyor; dün gece vaka sayısı ikiye katlanarak 670’e ulaştı ve çığın gürültüsü iyice yaklaştı. Tehlike net şekilde tasvir edilebiliyor: Hastanelerde yer bulunamayacak, solunum cihazlarına ulaşım sorun olacak, sağlık personeli ve ilaç stokları yeterli mi meçhul. Çin’de koridorlarda yatan hastaları hatırlamak gerekiyor. 
Kaygılanılması gereken ilk sıkıntı hastane yatak sayısı. Bununla birlikte Çin’de bir haftada kurulan portatif hastaneleri hatırlayın. Öğrenci yurtlarından otellere kadar her yatağı hastane için kullanmak zorunda kalmışlardı. 
Hasta yatak sayısında OECD ülkeleri arasında sıralarda olduğumuzu daha önce HaftalıkGazete’de  yazmıştım. OECDC 3’üncüsü Almanya bununla baş edemeyeceğini düşünüyor. 
Bakanlığın pandemi hastanesi ilanını o sıralamayı düşünerek analiz etmek gerekiyor. Yoğun bakım hastaları en ağırı 3. derece olmak üzere üç kategoriye ayrılıyor.


Şimdi sorular soralım: 
  1. Yatak sayısı bu kadar sıkıntı olacakken bakanlık neden sadece en büyük özel hastaneleri kapsama alıyor? 
  2. Hastaların 1 ve 2. derece bakıma ihtiyacı olmayacağı mı varsayılmalıdır? 
  3. 2. derece yoğun bakımlar, yetersiz kalınırsa devreye gireceği söyleniyor.  Türkiye’de yoğun bakım yatak sayısı hali hazırda yetersiz kalırken, tüm yoğun bakımların 3. dereceye çevrilmesi için hastanelerde teknolojik dönüşüm desteği şimdiden verilmiyor mu?
  4. Yoğun bakım dışında hasta yatağına ihtiyaç olmayacak mıdır?  
  5. Bugün Türkiye’nin, Çin ve İtalya’nın salgının ilk evrelerinde karşılaştığından daha yüksek bir vaka artış hızına sahip olduğu ortadayken, fazladan yatak üretme konusunda ne yapılıyor?
  6. Hazırlıkların şimdiden görünür şekilde başlaması gerekmez mi?
  7. Özel hastaneler sadece para veren hastalara mı hizmet verecek?
  8. Vatandaşlar koronavirüs şüphesiyle özel hastanede başvurabilecek midir?
Burada mesele alınan önlemleri silip atmak değil, gerekli bir iş yapılıyor. Kaygımız test meselesindeki gibi olayın vahim boyutuna kıyasla yetersiz hamle yapılması. Sokakta alınan önlemlerin, aynı tür uygulamalarla sonuç alamamış ülkelerle benzer olması da cabası.   Elbette gerektikçe aşama aşama önlem alınır da vakit kaybedilir. Hele ki yetersizlik 24 saatte 1367 yeni ölümle virüsün dünyada zirveye doğru ivmesinin artırdığı 21 Mart gününde hala ortada duruyorsa… 
Bakın mesele özel teşebbüse dokunamamaksa başka bir örnek verelim. İspanya kapitalizmi benimsemiş ülkedir, öyle de kalacak. Ama olayın başında yarım yamalak iş yaparken özel hastaneleri kamu hizmetine almak zorunda kaldılar. 
Hoş, test kitlerinin yetersizliği konusunda 3 ay tek satır yazmamış iktidar medyası, Sağlık Bakanı hatayı anlayıp sayıyı artırınca büyük bir icraat olarak konuyu manşete taşımıştı. Belki gecikmeli önlemler alınınca peyderpey propaganda malzemesi çıkarmak iktidarın PR tekniği açısından daha uygundur. Yüksek koruma duvarlarının arkasında yaşayan büyüklerimiz bilir. 

  [email protected] 

Cumhurbaşkanı adaylığı yarışı CHP’de erken başladı

Bu kadar spekülasyon canımıza tak etti. Bütün amaç bizim içimizde bir tartışma yaratıp moralimizi düşürmek CHP’nin gündeminde Abdullah Gül diye bir isim olmadı, şimdi de yok, olmayacak da…” 25 Nisan 2018’de CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah ...

Devletin bayramını bitirmekten halkın bayramını yasaklamaya giden yol

Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü, bayram sözcüğünü “Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler” diye tanımlamış. İkinci bir anlam olarak da ‘Kutlanan gün’, ‘Sevinç, neşe’ diyor. “Kutlama” sözcüğünün karşılığı olarak da TDK “Mutlu bir olaya sevinildiğini ...

Sürü bağışıklığına beklenenden daha yakınız

Koronavirüse bugün enfekte olsanız 2 ile 14 gün arasında belirtileri hissetmeye başlarsınız. Eğer durumunuz ölümcül hale gelirse enfekte olduktan ortalama 15 ile 20 gün sonra yaşamınızı yitirirsiniz. Bu satırları okuduğunuz şu dakikalarda hastalığa dünyada çözüm bulunsa bile tedavinin ...