Putin muhalifi Navalni’yi kim, neden zehirledi?

ÖMER CAN

Tuhaf bir milletiz doğrusu. Amerikan iç politikasını, hatta zaman zaman Büyük Britanya’nın iç politikasını bile izler bizim gazetelerimiz, TV’lerimiz, web sitelerimiz ama en yakınımızda neler olup bittiğiyle pek ilgilenmeyiz.

Yunanistan’dan çeşitli Arap ülkelerine, Ukrayna’dan Gürcistan’a böyle çok örnek verebilirim ama bugünkü örneğim Rusya.

Türkiye ile Rusya çok yakın iki ülke. Hem tarihten gelen çekişmeler, hatta düşmanlıklar, hem güncel şeyler nedeniyle bu iki ülkenin birbiriyle yakından ilgilenmesi için çok sebebi var aslında.

Fakat biz Rusya’daki hayatla ve siyasetle çok az ilgiliyiz. Tamam Vladimir Putin’in bu ülkede tartışmasız bir iktidarı var; şimdi o iktidarı 2036’ya kadar sürdürmenin yolunu da buldu falan ama yine de Rusya’nın iç politikasına bu kadar ilgisiz kalmamız tuhaf doğrusu.

Amerika’da Joe Biden-Donald Trump rekabeti hakkında, Floyd George cinayeti hakkında, bu ülkedeki eşitsizlikler hakkında bize bilgi vermekle yetinmeyip yorum da sunan köşe yazıları okuruz da, halen Berlin’in meşhur Charite Hastanesinde komada yatan Rus muhalif Aleksey Navalni hakkında hiçbir şey görmeyiz.

Zehirin adı Novichok

Pek çok Rusya gözlemcisine göre Putin Navalni’den nefret ediyor olsa da onu “hain” kategorisinde görmüyordu. Ama yine de öldürülmek istendi, halen de bir hastane yatağında komada yatıyor.

Navalni, 20 Ağustos’ta Sibirya’dan Moskova’ya dönerken uçakta fenalaştı. Neyse ki uçağın pilotu hızlı davrandı ve Omsk şehrine acil iniş yapıldı. Navalni buradaki hastanede iki gün tedavi gördü, daha doğrusu hayatta tutuldu. Bu arada dünyanın dört bir yanından baskı geldi, Kremlin izin vermeye mecbur kaldı ve Almanya’dan gönderilen bir ambulans uçakla Berlin’deki Charite Hastanesi’ne nakledildi.

Burada doktorlar onu yapay komada tutmaya devam ediyorlar, durumunun ciddi olmakla birlikte hayati tehlike içermediği açıklandı. Yine Charite’nin doktorları, Navalni’nin “cholinesterase inhibitors” adı verilen aileye mensup bir molekülle zehirlendiğini de doğruladılar.

Bu aileden gelen en ünlü zehirlerden biri, Sovyet döneminde icat edilen ve 1997’den beri “kimyasal silah” olarak nitelenip yasaklı listesinde bulunan Novichok. Bu kimyasallar (ki meşhur Sarin de aynı aileye mensup) beyindeki bilgi iletişimini durduruyor, dolayısıyla maruz kalan insanların hayati fonksiyonları da duruyor.

Peki kim bu Aleksey Navalni ki, bu kadar tepki uyandırıyor?

Putin’e rakip olmak istedi

Esasında Kremlin’in ve Vladimir Putin’in tepkisini, öfkesini çekmek, hatta işte Rusya’da çok sayıda muhalifin ve gazetecinin başına geldiği gibi hakkınızda infaz emri verilmesine neden olmak için çok da fazla bir şey yapmanız gerekmiyor; Putin’e karşı çıkın yeter.

Esasen Vladimir Putin Rusya’da seçmen nezdinde sahiden çok popüler. Son referandumda aldığı yüzde 77 öyle zorlamayla, hileyle hurdayla alınmış değil. Putin sahiden siyaset alanında rakipsiz görülüyor.

Hop bir dakika. Ama o sahiden, kelimenin tam anlamıyla rakipsiz; çünkü rakiplerinin sivrilmesini bırakın var olmasına bile izin vermiyor. Aleksey Navalni mesela seçimde Putin’e rakip olmak istedi ama aday olmasına izin verilmedi.

Bazıları merak ediyor, Putin muhaliflerini engellemese ne olur acaba diye. Aslında pek çok Rusya gözlemcisi, “Hiçbir şey olmaz” diyor, “Putin yine rahatça seçilir.” Peki bu büyük siyasi güce rağmen Putin neden en ufak muhalif sesi bile susturuyor, en ufak bir eleştiriye bile tahammül edemiyor? Bu sorunun cevabını bilmiyoruz; sadece tahminlerimiz var.

Ama gerçekten de Putin’e muhalif olmak cesaret meselesi. Bakın kaç gazeteci öldü, Putin’in yolsuzluklarını araştıran. 2015 yılında eski Başbakan Yardımcısı ve rejimin sert eleştirmenlerinden Boris Nemtsov Moskova’da, Kremlin’in dibinde öldürüldü. Katiller yakalandı ama cinayet emrini kimin verdiği hiç ortaya çıkmadı.

Tabii bir de Rusya’da rejimin yurt dışında öldürttükleri var. Kremlin ve Putin onlar için “vatan haini” tabirini kullanıyor. Pek çok Rusya gözlemcisine göre Putin Navalni’den nefret ediyor olsa da onu “hain” kategorisinde görmüyordu. Ama yine de öldürülmek istendi, halen de bir hastane yatağında komada yatıyor.

Her kapı arkasında bir dış düşman

Fakat tabii, Rusya’da “hain” damgasını yemek, aynen ülkemizde olduğu gibi o kadar da zor bir şey değil. Bizim iktidarımız nasıl 2013’ten beri her kapının arkasında bir “dış düşman” arıyorsa, Rusya’da da durum böyle. Bir zamanlar Kremlin’deki “İnsan Hakları Konseyi”nde görevli olan ama sonra işten atılan siyaset bilimci Ekaterine Schulmann, “İç politika, dış tehditlerin bir yansıması olarak görülmeye başlandı” diyor ve ekliyor: “Rusya’nın yönetici eliti açısından, dünyada yaşanan her şeyin büyük güçler arasındaki savaş olarak görülmesi inancı bir çeşit dine dönüşmüş durumda.”

Ama tabii, başta Putin olmak üzere Rus yönetici eliti gerçeklerden de o kadar kopuk değil. Pek çok uzman, Navalni’nin rahatsızlık verici bir isim olmakla birlikte o elit açısından o kadar da korkulan biri olmadığı görüşünde. Navalni için yapılan benzetmelerden biri şu:

“Yönetici elit, lüks bir konut sitesinde oturanlara benziyor. Navalni ise o sitenin son derece şık meydanında sokakta yatan evsiz biri gibi. Navalni o elitlerin dünyasından değil ve elitler onun uzaklaşmasını istiyor.”

2018’deki seçimde Navalni’nin aday olup Putin’e karşı yarışmasına izin verilmedi ama Putin’in vaftiz kızı Ksenya Sobçak aday oldu. O Sobçak, Putin’e sordu: “Rusya’da muhalif bir eylemci olmak ya hapse girmek ya da öldürülmek anlamına geliyor. Acaba bu hükümetin adil rekabetten korktuğunun işareti mi?”

Putin de ona cevap verdi: “Sana garanti veririm, yöneticiler kimseden korkmuyor ve bugüne kadar da korkmadı.” O seçimde yüzde 77 aldı Putin.

Ama bu zafere rağmen Putin’in yakın çevresi Navalni’yi Hitler’le kıyaslayan bir videoyu paylaşmaktan da geri durmadı. Kremlin’e göre videoyu Putin taraftarları değil aksine Navalni’nin kendisi hazırlamıştı.

Navalni’nin sözlerinin, yolsuzluklarla ilgili yaptığı ifşaatların ve hatta bizatihi varlığının Putin’in sinirine dokunduğu muhakkak. Ama bu Putin’in onun için ölüm emri vermesine yeterli mi?

Londra’daki Chatham House’da çalışan Nikolay Petrov’a göre Navalni’den nefret eden ve onun ölmesini isteyecek çok insan vardı. Ama yine ona göre Navalni çok ön planda bir hedef olduğu için kimse ona dokunma kararını “patron”a, yani Putin’e sormadan alamaz.

Silovekye strukturi-derin devlet

Pek çok Batılı analiste göre Rusya’da Vladimir Putin’in iktidarı bir çeşit koalisyon. İktidarın önemli bir kanadı, Rusçada “Siloviki” kelimesiyle anlatılan, aslında “silovekye strukturi” (“güç yapıları”) tamlamasından gelen bir çeşit “derin devlet”ten oluşuyor. Öyle ki, bu “Siloviki” Putin’den önce de vardı zaten ve Putin’in ilk işi onlarla koalisyon kurmak oldu.

Bu Rus derin devletinin özünü de zaten Sovyet döneminin KGB’si oluşturuyordu; yani Putin’in de içinden çıktığı dev kurum. Sovyetler Birliği zamanında her 470 vatandaşa bir KGB memuru düşüyordu; bugün KGB’nin yerine FSB (İç Güvenlik Örgütü) var ve her 217 Rus vatandaşına bir FSB memuru denk geliyor. Rusya’da Putin’le birlikte polis devleti daha da güçlendi anlayacağınız.

Pek çok analiste göre Putin, Rusya’yı eski KGB kadrolarıyla yönetiyor ve yönetimin bakış açısını da Sovyet döneminin KGB bakış açısı oluşturuyor.

Ancak Carnegie Moscow Center adlı Amerikan kökenli düşünce kuruluşunun web sitesine yazan Tatyana Stanovaya’ya göre Aleksey Navalni’yi öldürme girişimi rejim açısından ciddi bir zaaf belirtisi. Düne kadar adı bile anılmak istenmeyen bir muhalife “şehit” olma ve aziz mertebesine yükselme fırsatı verilmesinin mantığı yok ona göre.

Bir mantığı var veya yok; seçimde aday olmasına, parti kurmasına, miting düzenlemesine izin verilmeyen Navalni’nin son faaliyeti Sibirya’daki bazı yolsuzlukları açıklamak olmuştu. O Berlin’de hastanede komada yatarken Moskova’da onun vakfı bu Sibirya gezisinin ve orada yapılan açıklamanın bir videosunu yayınladı. O video Kremlin’i derinden sarstı.

Navalni, koma yatağından bile Putin’i rahatsız etmeyi sürdürüyordu yani.

Bir fenomen evlenecek olsa, düğünü bedavaya mı gelir?

Çoğu düğünde tüm gözler tipik olarak gelin ve damat üzerindedir. Ancak evlenenler sosyal medya influencer’ları ise üzerlerindeki göz sayısı yüzbinleri bulabilir. 28 yaşındaki Caila Quinn, New York’ta yaşıyor. 2016’da yayınlanan “The Bachelor”ın 20’nci sezonunda dikkatleri ...

Denizdeki Çernobil

Dünyanın en yoğun balıkçılık bölgelerinden biri olan Kuzey Buz Denizi’nin dibinde Sovyet döneminden kalma çok sayıda radyoaktif denizaltı yatıyor. Rusya, yıllar sonra onları çıkarmaya hazırlanıyor. Rusya’da bir adet vardır; yaşayan birine her zaman tek sayıda çiçek verirler, bir mezara ya da ...

Belarus’ta Lukaşenko’nun son haftaları

Belarus’ta senaryo da, oyun planı da belliydi: Seçimlerden önce, Cumhurbaşkanı Alexander Lukaşenko herhangi bir ciddi meydan okumayı ortadan kaldıracak ve yalnızca çok fazla sorun yaşamadan yenebileceği kişilere izin verecekti, yoksa seçim hileli olurdu. Seçimlerdeki galibiyeti protestolara yol ...