Tek başına yaşayanların sayısı artıyor

Türkiye İstatistik Kurumu, bu yılki Aile Haftası şerefine Türkiye’deki ailelerin büyüklüğüyle ilgili bir dizi istatistik yayınladı.

Buna göre, Türkiye’de ortalama hane halkı büyüklüğü, yani aynı çatı altında yaşayan insan sayısı düzenli biçimde azalıyor. 2012 yılında ortalama 3,69 kişi bir çatı altında yaşarken 2019 sonunda bu rakam 3,35 kişiye inmiş durumda. Yani Türkiye’de çekirdek aile küçülüyor.

Bu küçülme de normal aslında. Çünkü köyden kente göçün büyük ölçüde tamamlanmasıyla birlikte artık nüfusumuzun yüzde 90’dan fazlası kırsal alanlarda değil şehirlerde yaşıyor. Şehirde yaşamak demek, kapitalist düzenin bir parçası olmak demek. O yüzden, artık evlenenler anne-babalarının evinde değil kendi evlerinde oturmak istiyor ve böylece tek bir çatı altında yaşayan insan sayısı da azalıyor.

Nitekim, Türkiye’de 2014 yılında bütün hanelerin yüzde 16,7’sinde karı koca ve çocuklar dışında en az bir kişi daha olurmuş; bugün bu rakam yüzde 15’e gerilemiş.

Ama buna karşılık “Çekirdek aile” artmamış, o da azalmış. Buna göre 2014’te sadece karı-kocadan oluşan çocuksuz aileler, karı-koca ve çocuklardan oluşan aileler ve anne ya da babadan sadece birinin çocuklarla birlikte olduğu aileler bütün hanelerin yüzde 67,4’üyken bugün yüzde 65,1’e gerilemiş.

Peki ne olmuş bu eksilenler? Olan şu: Türkiye’de tek kişilik hanelerin sayısında bir artış var. Bir evde tek başına yaşayan insanlar 2014’te bütün hanelerin yüzde 13,9’unu oluştururken bugün bütün hanelerin yüzde 16,9’u tek kişilerden oluşuyor. Yani müteahhitler 1+1 evleri boşuna yapmıyor; tek başına yaşam artıyor.

TÜİK, tek başına yaşayanların en fazla ve en az olduğu şehirleri de belirlemiş. Yanıldınız, İstanbul’da tek değil tek kişilik evler, bu konuda birincilik Tunceli’nin, ikincilik ise Giresun’un. Üçüncü sırada Gümüşhane var, dördüncü sırada “öğrenci şehri” Eskişehir. En az tek kişilik aile ise Diyarbakır’da, onu Van ve Batman izliyor.

Korona virüs salgını ve onu izleyen ekonomik krizden sonra acaba hane sayıları nasıl değişecek.

Haftada dört gün çalışalım; herkesin işi olsun

Olağanüstü dönemler beraberinde olağanüstü önlemlerle geliyor. Bakın korona salgınına, düne kadar hayal edilemez olan önlemlere başvuruldu. Sadece sağlıkla ilgili değildi bu önlemler. Yüzbinlerce şirkete ve esnafa milyarlarca liralık krediler açıldı; bu kredilerin geri ödemeleri Kasım ayında ...

Yanlış zamanda yanlış politikanın bedelini ağır ödeyeceğiz

Korona virüs salgını, dünya ekonomisine bir “ani duruş” yaşattığında dünyanın dört bir yanında hükümetler, parlamentolar ve merkez bankaları hep birbirine benzer tepkiler verdi. Türkiye’de de. Merkez Bankası para basmaya başladı. Hükümet bütçe açığını düşünmez oldu. Evet ama Türkiye’nin ...

Bakanlık eğitime hazır değil, bir yılı daha kaybediyoruz

Türkiye ile Almanya’nın nüfusları birbirine benziyor; iki ülke de 83 milyon civarında. Korona salgını Almanya’ya bizden önce ulaştı; bu ülkede bugüne kadar 238 bine yakın insan enfekte oldu. Bunların 9 bin 284’ü hayatını kaybetti. Türkiye’de ise Almanya’dan fazla insan, 261 bin kişi enfekte ...