Türkiye erken seçim gündemine böyle geldi

Türkiye’nin yarısı erken seçim konuşuyor

İç siyasette Nisan’ın ikinci yarısında başlayan sertleşmenin ardından Ankara yeni bir erken seçim tartışması ısınmaya başladı.
Erken seçim yapılacağı yöndeki ilk yorumlar, 20 Nisan’da Erdoğan’ın Başakşehir Şehir Hastanesi’nin açılışında CHP’ye sert yüklenmelerinin ardından yapılmaya başlandı.
Konunun görünür olması ise 24 Nisan’da Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın çıkışının sonrasına rastlıyor. Özdağ’a göre iktidar, Kasım ayında, en geç 2021 Mayıs ayında baskın seçim yapmayı planlıyordu.
Erdoğan’ın 27 Nisan’da yaptığı konuşmada CHP’yi kastederek önümüzdeki dönemde “yalancı iftiracı siyasetin tasfiye olacağını” söylemesi erken seçim tahmini yapan yorumcuları daha da heyecanlandıran bir gelişme oldu.
Konuyla ilgili en erken tarihli haber notlarından biri 28 Nisan’da Birgün’den Yaşar Aydın’ın kaleme aldığı “Koronavirüs salgını seçim tarihini öne mi çekti?” başlıklı kulis yazısı oldu. Haberde Erdoğan’ın masasında duran anketlerin AK Parti’de erimenin durduğunu gösterdiği bilgisi veriliyordu.
Haberde “Toplum ekonomik krizin sert ve acımasız yüzüyle karşılaşmadan, yani çok geç kalmadan hamle yapmak isteyecektir” yargısına varılıyor, Erdoğan’ın salgının başından bu yana erken seçime hazırlanan bir pari lideri gibi davrandığı öne sürülüyordu.
Bu yazıdan sonraki gün CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, BirGün’e bir açıklama yaparak “Biz, Erdoğan’ın aklında erken seçim gibi bir plan olduğunu düşünüyoruz” diyordu. Aynı haberde konuşan İYİ Partili Feridun Bahşi de erken seçimin salgın sonrası çok kuvvetli bir ihtimal olduğunu savunuyordu.
Bununla birlikte ertesi gün Yenigün gazetesine konuşan CHP’li İzmir milletvekilleri Özcan Purçu ve Tacettin Bayır erken seçim ihtimali görmediklerini dile getirdi. İYİ Parti’nin İzmir Milletvekili Aytun Çıray da “Bir erken seçim yapamayacak kadar şu anda anketlerde düşük oy oranı” diyordu.
Ancak seçim gündemi yürümeye devam ediyordu. Erken seçimi gündemden düşürmek istemeyen yorumcular, ekonominin daha kötüye gitmeden seçim yapma ihtiyacı, salgındaki nisbi başarının seçim içi koz yapılacağı yönündeki görüşlerinde ısrarlıydı.
Sonunda MHP lideri Devlet Bahçeli 3 Mayıs’ta konuyu CHP’ye yönelttikleri darbe söylentilerine bağladı ve şöyle dedi: “Türk milleti zalim ve demokrasi muhaliflerine asla müsaade etmeyecek, zamanında yapılacak seçimlerde bu çürükleri sandığın dibine gönderecektir.” B
ahçeli üstü kapalı olarak iddiaları yalanlasa da Erdoğan’ın CHP’ye dün faşist demeye kadar vardırdığı konuşması konunun kapanmasına izin vermeyecek gibi görünüyor.
Kulislerin kulağı delik gazetecilerinden Murat Yetkin bugün kendisine ait ‘yetkinreport’ internet sitesinde kaleme aldığı yazıda şöyle yazdı: “Erdoğan’ın Covid-19 önlemlerini anlatırken konuyu hep muhalefete getirmesi akla önce baskın seçim getirse de ekonominin durumu ve anketler buna izin verecek gibi değil.”
Yetkin, iktidarın mevzi kaybettiği anketlerden örnekler verirken Erdoğan’ın asıl derdinin tabandaki erimeyi durdurmak olabileceğini düşünüyor.
Ankara gazetecilerinden Muharrem Sarıkaya konuyla ilgili geniş bir soruşturmayı bugünkü köşesine taşıdı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel Erdoğan’ın konuşmalarını bir erken seçim hazırlığı olarak yorumluyormuş. Diğer grup başkanvekili Engin Altay da daha önceki benzer görüşlerini yinelerken “Beklentim gelecek yılın şubat veya mart aylarına yönelik” diye konuşuyor. İYİ Partili yöneticiler ise erken seçim olmayacağını düşünüyormuş.
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Sarıkaya’ya “Erken seçimin bir kere rasyonel şartı yok. Muhalefet ister ama Türkiye’nin böyle bir gündemi yok” diye konuşuyor.
AK Parti grup başkanvekilleri Bülent Turan ve Mehmet Muş da benzer konuşuyor.
Sarıkaya yazısının sonunda erken seçim olma ihtimali bulunmadığını vurguluyor.

Haftada dört gün çalışalım; herkesin işi olsun

Olağanüstü dönemler beraberinde olağanüstü önlemlerle geliyor. Bakın korona salgınına, düne kadar hayal edilemez olan önlemlere başvuruldu. Sadece sağlıkla ilgili değildi bu önlemler. Yüzbinlerce şirkete ve esnafa milyarlarca liralık krediler açıldı; bu kredilerin geri ödemeleri Kasım ayında ...

Yanlış zamanda yanlış politikanın bedelini ağır ödeyeceğiz

Korona virüs salgını, dünya ekonomisine bir “ani duruş” yaşattığında dünyanın dört bir yanında hükümetler, parlamentolar ve merkez bankaları hep birbirine benzer tepkiler verdi. Türkiye’de de. Merkez Bankası para basmaya başladı. Hükümet bütçe açığını düşünmez oldu. Evet ama Türkiye’nin ...

Bakanlık eğitime hazır değil, bir yılı daha kaybediyoruz

Türkiye ile Almanya’nın nüfusları birbirine benziyor; iki ülke de 83 milyon civarında. Korona salgını Almanya’ya bizden önce ulaştı; bu ülkede bugüne kadar 238 bine yakın insan enfekte oldu. Bunların 9 bin 284’ü hayatını kaybetti. Türkiye’de ise Almanya’dan fazla insan, 261 bin kişi enfekte ...