Tutkuyla, sırla mühürlenen bir hikâye

NAZLI BERİVAN

AK Kurguda ve gerçek hayatta kahramanları tükenmiş bir yazar, yıllar öncesinde bir iskelede anlattıklarıyla hayatları değiştiren bir kadın, yıllar sonra hayat oyununa giren, karanlık hikayeleri, sırları ve tutkusuyla tekinsiz bir geleceği fısıldayan bir başka kadın… Murat Ongun ilk romanında tesadüflerin kadere, geçmişin geleceğe hükmettiği, aşkın başrolde olduğu bir ‘karanlık hikâye’ anlatıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanlığını yapan Murat Ongun, aynı zamanda İBB sözcülüğünü yürütüyor. Ongun’u Büyük Cumhuriyet Polemiği / Medyanın İç Savaşı adlı çalışmasıyla tanıyor okurlar. Ongun şimdi ilk romanıyla kurguseverlerin karşısında; Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan Karanlık Hikâye…

Romanın başrolünde Haldun adında yetenekli bir yazar var. Kariyerinde iyi bir noktada olsa da üretimlerinde bir tıkanma hissediyor ve yola düşmenin, şehir değiştirmenin ona yeni hikâyeler kazandıracağına inanıyor, kurulu düzeninden vazgeçip yeni sularda yüzmeye, yeni bir hayat kurmaya karar veriyor. Beğenilen, popüler bir erkek Haldun, ilgi görüyor. Bir yandan da hep yeninin, farklının peşinde, bunda yıllar önce tutkuyla yaşarken karanlık sırlar nedeniyle sonlanan ilişkisinin, Derin ile olan tamamlanamamış aşkının büyük etkisi var.

Haldun’un bir yanı aradan yıllar geçse de kırgın ve kızgın, bu da her ilişkisine öyle ya da böyle yansıyor. Aslında terk edilmiş olsa da, terk eden olduğunu düşünüyor, yıllar önce verdiği kararın, kolay vazgeçişinin suçluluğu hayatını, en çok da ilişkilerini gölgeliyor.

Bir şehre baştan başlamak

Taşındığı yeni şehir ilk günden Haldun’a cömert davranıyor, kafa dengi gazeteci bir arkadaş ediniyor, hemen devamında da ortak zevkleri edebiyat olan bir gruba dahil oluyor, farklı mesleklerden gelen bu arkadaş grubuyla buluşmalar başlıyor.

Onu gruba davet eden gazeteci arkadaşı Emrah, bir gün buluşmalarını şehrin önde gelen ailelerinden birinin kızının evinde gerçekleştireceklerini söylüyor, Defne’nin evinde. Emrah’a göre Defne’nin büyük bir dünyası var ve dünyanın küçük bir bölümüne dahil etmiş dostlarını henüz. Karanlık ve derin sırların olduğunu Haldun o noktada anlıyor ve yazarlık içgüdülerinin de yardımıyla Defne’yi keşfetmek için büyük bir merak duymaya başlıyor. Zaten bu merak ve keşfetme duygusu Haldun karakterinin en göze çarpan özelliği roman boyunca, ilk günden favori bellediği kafede insanları izliyor, bakışları takip ediyor, her birine öyküler, sırlar atfediyor ve yazarken bu kurmacaları kullanıyor, özellikle de kafede gördüğü bir kadının gözleri aklından çıkmıyor.

Bu noktada beklenen oluyor ve Defne o gözlerin sahibi çıkıyor, birbirlerini gördükleri an her şey yerli yerine oturuyor ve asıl macera bu noktada başlıyor. Bu noktadan sonra okur Haldun’u, Defne’yi ve yıllar öncesinde kaldığını düşündüğü Derin’in ‘oyuna dönüşünü’ okuyacak. ‘Tesadüfü kaderine dönüştürmeye’ çalışan Haldun’un aşkla ve sırlarla mücadelesi, karanlık hikayeleri de gün yüzüne çıkaracak.

Romanın satır aralarında geçen yayıncı dostu Enis karakteri, kitap fuarlarına bavullar taşıyan ve aldıkları kitaplardan iştahla söz eden şehrin yerlileri, bir süre mahalle kitapçısı işletmiş gazeteci gibi detaylar hoş sürprizler.

Ruhu aşktan korumak, hayal edilene, çok istenene ulaşma sürecinin ulaşma anından daha tutkulu olması, değiştiren ve dönüştüren aşk, imkansızlıklara rağmen vazgeçilmeyen aşk, ilişkide yasağın nerede başlayıp nerede bittiği… Ongun roman boyunca aşk ve tutkunun sınırlarını işliyor.

İdeal aşkı, ideal ilişkiyi sorguluyor, yavaş şehirlerin, tadını çıkararak yenen yemeklerin, kadın erkek ilişkilerindeki sürprizlerin izini sürüyor. Yeni şehir, yeni dostlar, yeni masalar yeni bir kader yaratır mı, bunun yanıtını arıyor. İyi haber, yeni şehrin yeni sırları ve ‘bulaştığı’ aşk, kalemine iyi geliyor, yazıyor ve üretiyor. Ancak hayat, her zamanki gibi kurgusunun ötesinde sürprizler çıkarıyor karşısına.

Romanın karakterlerine baktığımızda Ongun’un kaderinin kontrolünü eline almak için savaşan, edilgen değil ama avcı ruhlu kahramanlar yarattığını görüyoruz. Utangaç, bir köşede saklanan ve olacakları bekleyen kahramanlardan uzak duruyor roman boyunca. Kurguladığı karakterlerin her şeyi göze alabileceğine okuru ilk sayfadan inandırdığı için, roman boyunca karşılaşılan sürprizler inandırıcı oluyor, dahası romanın temposunu da yükseltiyor. “Keşke krallığında yeri olmayan, acabalar cephesinin meraklı ve bir o kadar da günahkâr askeri” Haldun’un yaşadığı her büyük anın, karşılaşmanın, yüzleşmenin ve kopuşun ardından kaleme aldığı iç dökmeleri; aşka, güce, hayata her şeye rağmen inanmaya dair fragmentleri de romanın ilgi çekici bölümlerini oluşturuyor.

Murat Ongun Karanlık Hikâye’de yeni kapıların eskinin dehlizlerine açılabildiğini, baştan kurulsa da hayatın geçmişin gölgelerini her zaman taşıdığını ve aşkın tekinsizliklerle dolu bir macera olduğunu anlatıyor. Haldun Ergin’in hikayesi farklı romanlarla devam edecek mi, bekleyip göreceğiz.

Karanlık Hikaye/ Murat Ongun/ Kırmızı Kedi Yayınları/ Roman/ 176 Sayfa

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Murakami ile kendimizi ‘akışa bırakıyoruz’…

Haruki Murakami ile ilişkim onun kitapları gibi. Sıradan mı, büyülü mü? Heyecanlı mı, tekdüze mi? Var mı, yok mu? İkircikli. Murakami’nin katıksız hayranları, sadece bazı kitaplarını sevenler, önce sevip sonra sevmeyenler, hangi kategoriye girerse girsin her okurunun en azından üstünde ...