Ünlü besteciler, çılgınca büyük aşklar ve olağanüstü eserler

Beethoven’in evli-nişanlı-bekar kadınlarla ilişkisi çok, ama evlilik yok. En ünlü eserlerinden 'Ay Işığı Sonatı'nı ise Kontes Giulietta Guicciardi'ye ithaf etmiş.

MERAL TAMER & KLASİK MÜZİK

Ay Işığı Sonatı, Fantastik Senfoni ya da Mahler’in 5. Senfonisi gibi klasik müzik tarihinin zirvesindeki eserler nasıl yaratıldı? Ünlü besteciler, özel yaşamlarındaki duygu patlamalarını, aşklarını ve düş kırıklıklarını eserlerinde bizlere nasıl da güzel yansıtmışlar… Bugün sizlere aşkla bestelenmiş eserlerden söz etmek istiyorum.

Ludwig van Beethoven’in 250. yaş günü etkinlikleri korona nedeniyle suya düşünce bizlere de televizyonlardaki programlarla yetinmek kalıyor. TRT- 2’nin her hafta yayınladığı Beethoven belgeselinin son bölümünde, dahi bestecinin hayatına giren kadınlardan iki kontesle tanıştık.

Beethoven’de evlilik yok, ilişki çok

Beethoven’in evli-nişanlı-bekar kadınlarla ilişkisi çok, ama evlilik yok. Kontes Josephine Brunsvik, galiba hayatının aşkı. Boşanmış, iki çocuğu var; Beethoven’le evlenirse çocuklarının velayetini kaybedecek. Onu akrabası Kontes Giulietta Guicciardi ile tanıştırıyor. İkilinin aşkı hızla alevleniyor, ne var ki kontes nişanlı. Beethoven, onu nişanlısından ayırmak yerine, kendini geri çekiyor ama en ünlü eserlerinden ‘Ay Işığı Sonatı’nı Giulietta’ya ithaf ediyor.

Kontes Brunsvik’ten ise bir türlü vazgeçemiyor. 1804-1809 arasında ona yazdığı 14 aşk mektubunda ‘her şeyim’ ve ‘tek aşkım’ diye hitap ediyor. ‘An die Hoffnung’ (Umuda) şarkısı ve piyano için yazdığı ‘Andante favori’, Beethoven’in kontese aşkının deklarasyonu olarak kabul ediliyor. 6-7 Temmuz 1812’de yazılan meşhur ‘Immortal Beloved’ (Ölümsüz sevgiliye) başlıklı mektubun öznesinin Brunsvik olma ihtimali var.

Beethoven’de macera çok. Evli Marie Bigot’a bir süre öylesine güçlü hisler besliyor ki, 23 numaralı piyano sonatı ‘Appassionata’nın el yazımı ilk kopyasını hediye ediyor. Elisabeth Röckel, bestecinin ünlü piyano başyapıtı ‘Für Elise’nin (Elise için) ilham perisi. Beethoven’ın ricasıyla, onu ölüm döşeğindeyken ziyaret eden kadın.

Mahler’in Alma’ya aşkı 5. Senfoni’de

Alma-Gustav Mahler çiftinden söz edeceksek, önceliği Alma’ya vermek lazım. Avusturyalı bir ressamın kızı olan Alma, 1900’lü yılların Viyana’sında; babasının arkadaşı Gustav Klimt’in sevgilisi, 20. yüzyılın en büyük bestecilerinden Gustav Mahler’in karısı, ressam ve oyun yazarı Oscar Kokoschka’nın metresi, Bauhaus ekolünün kurucusu, modern mimarinin öncülerinden Walter Gropius ve edebiyatçı Franz Werfel’in de karısı olmuş.

Alma 20 yaşına geldiğinde 100’ü aşkın lied bestelemiş, ama Mahler’le evlendikten sonra eşi “bir eve bir besteci yeter” diyerek onu engellemiş. İki kız çocukları olmuş; ilki beş yaşındayken ölmüş. Gustav Mahler; müzikte hayatının hikâyesini yazan hüzünlü bir adam. Genç karısı Alma’yı çok seviyor; ona yazdığı aşk mektubunu, 5. Senfonisi’ne yediriyor; senfoniyi de Alma’ya ithaf ediyor.

Alma ise evliliğinde her geçen gün daha mutsuz; Gropius’la aşk yaşadıklarını öğrenince Mahler, evliliğini kurtarmak için 8. Senfonisi’ni de Alma’ya ithaf ediyor. 10. Senfoni’yi tamamlayamadığı halde son sayfasına “für dich leben! für dich sterben! Almschi!” (Senin için yaşamak, senin için ölmek! Almşi) yazıyor. Ve 10. Senfoni’yi tamamlayamadan ölüyor. Alma, eşinin cenaze törenine katılmıyor; çünkü Mahler’in ölüsünü bile kıskanan Gropius izin vermiyor.

(Solda) Franz Liszt’in kızı Cosima ve tüm bestelerini ona adayan kocası Wagner. (Ortada) İlk görüşte aşık olduğu İrlandalı bir aktrise duyduğu saplantılı tutkusunu Fantastik Beste adlı eserine dönüştüren Berlioz. (Sağda) Gustav Mahler ve onunla evliyken dahi aşıkları olsa da, senfonilerini adadığı eşi Alma.

 

Çılgın aşık Berlioz’dan Fantastik Senfoni

Yıl 1827. 24 yaşındaki Hector Berlioz, Paris’e gelen bir İngiliz tiyatro topluluğundan Hamlet’i izlerken Ophelia rolündeki İrlandalı aktris Harriet Smithson’a ilk görüşte aşık oluyor. Yazdığı çılgın aşk mektuplarına cevap alamayınca karşı konulamaz bir tutkuyla öylesine saplantılı bir hale geliyor ki artık ne uyuyabiliyor, ne çalışabiliyor.

Genç bestecinin Harriet’e olan saplantılı tutkusu her geçen gün büyüyor. 3 yıl sonra Harriet’in, tiyatro topluluğunun yöneticisiyle aşk yaşadığını öğrenince yüreğindeki ateşi ve duygu patlamalarını 6 haftada bestelediği Fantastik Senfoni ile ete-kemiğe büründürüyor. Ve bir süre sonra da senfonisini, kendi olanaklarıyla oluşturduğu bir orkestrayla Parislilerin beğenisine sunuyor. Dinleyiciler arasında Harriet Smithson da var.

Parisliler bu muhteşem otobiyografik eseri dinlerken şaşkına dönüyorlar. 5 bölümlük senfonide ifadesini bulan hikayeyi Berlioz şöyle anlatıyor: “Olağanüstü duyarlılığı ve geniş hayal gücü olan genç bir müzisyen, ümitsiz aşkı yüzünden çaresizdir ve kendini afyonla zehirler. Ancak ilaç öldürecek güçte olmadığından derin bir uykuya dalar. Rüyasında algıları, duyguları ve anıları müzikal melodilere dönüşür.”

Harriet onun için artık bir ezgi, aklından hiç çıkmayan, sürekli yinelenen bir tema oluyor. Berlioz’un “idée fixe” (saplantılı fikir) adını verdiği, sevgilinin temsili olan bu ezgi, senfoninin 5 bölümünde de duyuluyor. Berlioz’un bölümlere koyduğu adları da aktarmam lazım: 1)Tutkular ve Hayaller, 2) Balo, 3)Kır Sahnesi, 4)Darağacına Yürüyüş, 5) Cadıların Şabat Rüyası Berlioz bu beklenmedik çıkışıyla kısa sürede ünlenen bir Fransız romantik bestecisi oluyor. Harriet’le bir yıl sonra evleniyorlar. Çocukları da oluyor; ancak bu evlilik yürümüyor; boşanıyorlar.

Wagner’den Cosima’ya: Bütün bestelerim sana

Cosima, romantik müziğin devlerinden Franz Liszt’in kızı. İlk eşi, dönemin en ünlü orkestra şefi Hans von Bülow. Wagner’in yakın arkadaşı ve bestelerinin hayranı olan Bülow’lar, dost ortamlarında da bir araya geliyorlar. Ve Wagner’le Cosima birbirlerine aşık oluyor. Cosima ilk eşiyle evliyken Wagner’le 2 kızları oluyor: Isolde ve Eva. Nihayet üçüncü çocukları Siegfried’e hamileyken ilk eşinden boşanıyor.

Cosima Wagner’in müziğine hayran, ancak onları bir arada tutan diğer güçlü bir bağ da Yahudi düşmanlığı. Wagner, evlendiklerinden birkaç ay sonra, Cosima’nın doğum gününün 1 gün sonrasına denk gelen 1870 yılı Noel sabahı, eve 15 kişilik bir orkestra getirtip, yeni bestesi ‘Symphonic Birthday Greeting’le karısını uyandırıyor. Cosima’yı mutluluktan kanatlandıran bu parça, sonradan Siegfried Idyll olarak biliniyor. Ve Wagner, o gün Cosima’ya “Bundan böyle bütün bestelerim, dinleyiciyle buluşuncaya kadar sana” diyor.

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Bu hafta kaçırmayın 4 Eylül 2020

4 EYLÜL CUMA 13.00 SERGİ Alexis Gritchenko: İstanbul Yılları Meşher, tekrar kapılarını açan bu sergisinde 1919-1921 yılları arasında Moskova’dan kaçıp İstanbul’a sığınan usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Alexis Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Gritchenko’nun kariyerinde ...