Unutmamak yalnızca hatırlamak değildir

Daha önce de 2017 yılında Yeraltı Demiryolu romanıyla Pulitzer Ödülü'nü kazanmış olan Colson Whitehead’in, bu yıl da Nickel Çocukları” adlı romanı, Pulitzer'in kurgu dalında ödüle layık görüldü.

HÜLYA ÇELİK

Pulitzer Ödüllerinin bu yılki kazananları belli oldu. Kurgu dalında ödüle layık görülen eser 2017 yılında da bu ödülü Yeraltı Demiryolu romanıyla kazanmış olan Colson Whitehead’in “The Nickel Boys – Nickel Çocukları” adlı romanı oldu.

Bizde de Nickel Çocukları adıyla, Begüm Kovulmaz çevirisiyle, Siren Yayınları tarafından yayınlanan roman; gerilimi yüksek bir sahneyle açılıyor: kepenkleri çoktan indirilmiş bir çocuk ıslahevinin yakınındaki bataklık bir alan, çamur ve kırık camlar temizlendikten sonra ortaya çıkan kemikler, göğüs kafesleri kurşunla tahrip olmuş 50’den fazla erkek çocuğunun iskeleti… Hikâyenin kaynağı ise Kuzey Florida’daki Arthur G. Dozier Erkek Okulu’nda yaşanan, gerçek ve yürek burkan olaylar…

Okul görünümlü felaketler evi

Bu okulda duvara zincirlenen, tecavüz edilen, zorla çalıştırılan ya da hapsedilen küçücük çocuklar olduğu rapor edilmiş. 1913 – 1960 yılları arasında 100’den fazla çocuk ölmüş okulda. Bu elim olaylar etrafında şekillenen romanda, karakterimiz “Bu siyahi çocukları kim savunuyordu? Artık onlar için bir şey yapma zamanıydı,” diyor ve hikâye başlıyor. Çünkü açılıştaki o gerilim dolu sahneye tanık olan kişi o!

Yukarıda söz ettiğim, görünüşteki misyonu çocukları fiziki ve ahlaki açıdan geliştirip onlara entelektüel bakış açısı kazandırmak (!) olan okul (görünümlü felaketler evi), kitapta Nickel Akademi olarak anılıyor. Derken, iki çocuğun okuldan kaçmaya çalışırken yaşadıkları sıkıntılara şahit oluyoruz. Üniversiteye girmeye çalışan ve çok iyi yürekli bir çocuk olan Elwood ve arkadaşı Turner… Elwood araba hırsızlığından iftiraya uğruyor. Turner ise değer yargıları oldukça esnek olan gizemli bir karakter. Elwood’un idealleri ve Turner’ın şüpheciliği arasındaki gerginlik, yankıları uzun yıllar sürecek bir karara yol açıyor. Ve kaderleri, Nickel Akademi’de katlanmak zorunda kaldıkları olaylar tarafından şekillendiriliyor…

Korku ve apokaliptik edebiyat türünde eserler veren Colson Whitehead’in son romanı Nickel Çocuklar; National Book Award ve Pulitzer kazandığı, bir milyondan fazla satan kitabı “The Underground Railroad” – Yeraltı Demiryolu’nun devamı niteliğinde… Colson Whitehead, Nickel Çocuklar’da bizlere anlattığı Arthur G. Dozier’in gerçek hikâyesini kurgularken değişiklikler yapmış elbette ama hikâyenin, okulda küçücük çocuklara yaşatılan zulmün ve gaddarlığın özüne hiç dokunmamış. Okul 80 yıl önce kapatılmış ama binanın beton blokları da, rapor edilen yüzlerce acımasız olay da hâlâ ayakta.

Parul Sehgal’in The New York Times’taki makalesinde de belirttiği gibi; bu olay, tarihçi Yosef Hayim Yerushalmi’nin düşüncelerini hatırlatıyor: “Unutmamak yalnızca hatırlamak değildir.” Resimle, müzikle, edebiyatla; sanatın her dalıyla zinde tutulmalıdır tarihi hafıza. Yaşanan ve yaşandığı dönemde zihinlere kazınan olaylar, iyisiyle kötüsüyle aktarılmalıdır gelecek nesillere. Adalet budur!

Nickel Çocukları/ Colson Whitehead/ Çeviren: Begüm Kovulmaz/ Siren Yayınları/ Roman/ 216 Sayfa

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Murakami ile kendimizi ‘akışa bırakıyoruz’…

Haruki Murakami ile ilişkim onun kitapları gibi. Sıradan mı, büyülü mü? Heyecanlı mı, tekdüze mi? Var mı, yok mu? İkircikli. Murakami’nin katıksız hayranları, sadece bazı kitaplarını sevenler, önce sevip sonra sevmeyenler, hangi kategoriye girerse girsin her okurunun en azından üstünde ...