Yapay zeka klasik müziğe el attı; bitmemiş senfonileri tamamlıyor!

MERAL TAMER & KLASİK MÜZİK

Bir bu eksikti! Çin’in yükselen teknoloji yıldızı Huawei, yapay zekayla (AI) Franz Schubert’in ünlü Bitmemiş Senfoni’sini (8. Senfoni) tamamlamış! Schubert, 8. Senfoni’nin ilk iki bölümünü besteledikten sonra yarım bırakmıştı. Huawei’in akıllı cep telefonlarındaki “Mate 20 pro” yazılımı ve film müziği bestecisi Emmy ödüllü Lucas Cantor’un katkısıyla senfoniye iki bölüm daha eklenmiş.

Ve böylece “Yapay zekalı dört bölümlük Bitmemiş Senfoni” 4 Şubat’ta Huawei’in verdiği bir davette, Londra’da CadoganHall konser salonunda 67 kişilik bir orkestra tarafından seslendirilmiş.

26 dakikalık Bitmemiş Senfoni’nin 48 dakikalık “bitmiş” halini beğenen yok. https://youtu.be/_6OUGRsslJY (Hepsini dinlemek istemezseniz, geçişi görmek için 20. dakikadan 30. dakikaya kadar ve finali dinleyin derim.)

Bestecinin bütün eserleri yapay zekaya “dinletildikten” sonra üretilen son iki bölüm, Schubert’ten çok Amerikan film müziğini andırıyor. Hele final bölümünde bestecinin lirik, romantik müziğinden eser yok; daha ziyade bir bilim kurgu filminin bitişi gibi. Zaten Huawei de “Bitmiş Senfoni”yi herhalde klasik müzik repertuarına katkı olsun diye değil, PR malzemesi olarak kullanmak için yapmış.

Mahler’in 10. Senfonisi’ne 6 dakikalık ilave

Yapay zekanın el attığı bir diğer bitmemiş senfoni Gustav Mahler’in, sağlığında tamamlayamadığı 10. Senfonisi. 1 saat 18 dakikalık bu eseri bitirmek, yapay zekaya nasip olmuş. Projenin sahibi, Ars Electronica Future Lab; beyni bu laboratuarın baş araştırmacısı olan besteci Ali Nikrang. Mahleresque adı verilen bu altı dakikalık son bölüm, geçen eylülde Avusturya’nın Linz kentinde şef Markus Poscher yönetimindeki Bruckner Orkestrası tarafından icra edilmiş.

Yapay zekanın el attığı bir diğer bitmemiş senfoni ise Gustav Mahler’in, 10. Senfonisi. Mahler hem hastalığı, hem de genç karısı Alma’nın ünlü mimar Walter Gropius’a kaçması nedeniyle bunalıma girince, beş bölümlük senfoniyi büyük ölçüde bestelemiş ama tamamlayamadan ölmüş. 1 saat 18 dakikalık bu eseri bitirmek, yapay zekaya nasip olmuş.

Projenin sahibi, Ars Electronica Future Lab; beyni bu laboratuarın baş araştırmacısı olan besteci Ali Nikrang. Amaçları “bilimle sanatı birleştirmek”miş. Kullandıkları yapay zeka yazılımı, herkese açık olan Musicnet.

Ve Mahleresque adı verilen bu altı dakikalık son bölüm, geçen eylülde Avusturya’nın Linz kentinde şef Markus Poscher yönetimindeki Bruckner Orkestrası tarafından icra edilmiş. Böylelikle zaten çok uzun olan senfoninin süresi, 1 saat 18 dakikadan 1 saat 24 dakikaya çıkmış. Beğenen var mı derseniz yok; adı Mahleresque ama Mahler’in derin duygularından eser yok.

Yapay zekadan Beethoven’a 10. Senfoni!

Bitmedi. Zavallı Ludwig van Beethoven! 250. doğum günü için dünyanın dört bir yanında planlanan görkemli konserler ve kutlamalara COVID-19’un turp sıkması yetmiyormuş gibi eskiz halindeki 10. Senfonisi’ni de yapay zekayla ete kemiğe büründürmeye çalışıyorlardı. Müzikologlar ve programcıların Deutsche Telekom’un sponsorluğunda yürüttükleri çalışmanın ilk sonuçları, fazla mekanik ve repetitif bulundu.

İlerleyen aylarda projeyi yürütenleri daha memnun edebilecek sonuçlar alınmaya başlanmıştı ki Beethoven yılına ilişkin tüm hazırlıklar gibi 10. Senfoni de koronavirüse yenik düştü. COVID-19 olmasaydı, dahi bestecinin bugüne kadar hiç var olmamış, yapay zeka ürünü 10. Senfonisi’nin prömiyeri, doğum yeri Bonn’da Deutsche Telekom Forum’da 28 Nisan’da büyük bir orkestra tarafından icra edilecekti.

Yapay zekanın Bach’la arası gayet iyi

Yazılımlarla klasik müzik bestecileri arasındaki ilişkiye bakarken fark ettim ki Johann Sebastian Bach’ın yapay zekayla arası gayet iyi. Buna da hiç şaşmadım; çünkü Bach matematiktir; onun müziği matematik kurallara tamamen uygundur. Nitekim konuyla ilgili müzikologlar da klasik müzik tarihinin en eski eserlerinin, yapay zeka için daha uygun olduğu görüşünde. Daha yakın yüzyıllara geldikçe yapay zekanın, bestecileri taklit yeteneği hayli azalıyor. Çünkü artık duygu ve izlenimler notayla ifade ediliyor.

Bitirilemeyen senfoniler o kadar çok ki…

Bu arada müzik tarihinde çok sayıda tamamlanamamış senfoni var. Yapay zeka umarım bunlara da el atmaya kalkmaz! Bitmemiş senfonilerin bazıları, bestecinin ömrü yetmediği için, bazıları da senfoniyi sürdürecek gücü kendinde bulamadığı için yarım kalmış. Mesela Alexander Borodin, 3. Senfoni’nin sadece iki bölümünü bestelemiş, senfoniyi tamamlayan Alexander Glazunov. Jean Sibelius’un 8. Senfonisi, defalarca açıklandığı halde hiç çalınmadan kendisi tarafından yırtılıp çöpe gitmiş. Edward Elgar, 3. Senfoni’yi dört bölümlük büyük bir eser olarak tasarlasa da eserin bitirilmesi 60 yıl sonra Anthony Payne’e kısmet olmuş. Carl Nielsen, la majör senfonisinin sadece ilk bölümünü tamamlayabilmiş.

Bitirilemeyen senfonilerin kuşkusuz en ünlüsü Schubert’in 8. Senfonisi. 31 yaşında frengiden ölen bestecinin, ölümünden altı yıl önce yazdığı bu muhteşem eseri ilk iki bölümde bırakmasının nedeni, -rivayet o ki- parçanın o ana kadarki görkemini sürdürmeye gücünün yetmemesi. Nitekim Schubert sonraki yıllarda dört başı mamur bir 9. Senfoni bestelemiş. 8. Senfoni’den önce yarım bıraktığı 7. Senfoni de var, ama o ünlenmemiş.

9. senfoniyi bestelersem “ölürüm” korkusu

Müzik tarihinin Beethoven sonrası kimi bestecileri ise 9. senfonilerini tamamlamaktan çekinmişler, zira önlerinde 9. senfonisinin ardından ölen Beethoven var! O kadar ki mesela Mahler, bu korkuyla 9. senfonisine numara vermek yerine “Das Lied der Erde” (Toprağın Şarkısı) adını vermiş; ama 10. Senfonisi’ni yazarken ölmüş.

Mahler gibi post-romantik dönemin bestecilerinden olan Anton Bruckner de 9. Senfoni’yi yazdıktan sonra ölürsem diye büyük korku yaşıyor. O kadar ki 9. Senfonisi’ni tamamlayamadan ölüyor. Brucker çok dindar; bu son senfonisini bestelerken “Sevgili Tanrı’ya” (dem lieben Gott) adıyor ve Tanrı’nın eseri tamamlayıncaya kadar onu koruyacağını umuyor. Ama olmuyor. Üçüncü bölümü bitirip de son bölüm üzerinde sabah piyanosunun başında çalışırken, öğleden sonra birden ölüyor.

Raftakiler 4 Eylül 2020

Sahtekâr Javier Cercas Çeviren: Gökhan Aksay Everest Yayınları Roman 440 Sayfa “Sınırın Yasaları”, “Saplantı” ve “Kiracı” romanlarıyla tanıdığımız, çağdaş dünya edebiyatının usta kalemlerinden Javier Cercas; Sahtekâr’da, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin toplama kampında kaldığını, ...

Henüz 29 yaşında dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü kazandı!

Her yıl, Dünya edebiyatının İngilizceye çevrilen en iyi eserlerine verilen Uluslararası Booker Ödülü’nün 2020 yılı kazananı geçtiğimiz günlerde belli oldu. Marieke Lucas Rijneveld, ilk romanı “The Discomfort of Evening” ile Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar ...

Bu hafta kaçırmayın 4 Eylül 2020

4 EYLÜL CUMA 13.00 SERGİ Alexis Gritchenko: İstanbul Yılları Meşher, tekrar kapılarını açan bu sergisinde 1919-1921 yılları arasında Moskova’dan kaçıp İstanbul’a sığınan usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Alexis Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Gritchenko’nun kariyerinde ...