Yeğeni, Donald Trump’ın ipliğini pazara çıkarmaya hazırlanıyor

Mary Trump kitabında amcası Donald Trump için ‘acımasız, kalpsiz, ahlaksız, sahtekar, yalancı’ portre çiziyor. Kapakta Trump’ın 13 yaşında askeri lise öğrencisiyken çekilmiş fotoğrafı var.

İSMAİL YUVACAN

Amerika’da yayıncılar son 3.5 yılda Başkan Donald Trump’ı anlatan kitaplardan küçük bir servet kazandı.

En son Simon § Schuster Yayınevi, Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın anılarını yayınladı. “The Room Where It Happened-Herşeyin Olup Bittiği Oda” adlı kitap, bir ölçüde Trump’la Erdoğan arasındaki ilişkiye ışık tuttuğu için bizde de büyük ilgiyle karşılandı.

Ancak aynı yayınevinin 28 Temmuz’da yayınlayacağını duyurduğu bir kitap daha var ki, asıl gürültüyü o kopartacak.

Hayır, bu kitapta Türkiye’den bahis yok. Peki ne var? Öz yeğeni Mary Trump’ın kaleminden ‘can düşmanı’ gördüğü amcası Donald J. Trump. ‘Acımasız, ahlaksız, sahtekar, yalancı, kalpsiz, vicdansız’ Trump.

Kitabın orijinal adı ‘Too Much and Never Enough: How My Family Created the World’s Most Dangerous Man.” Türkçe’ye şöyle çevirebiliriz: ‘Çok Fazla ama Asla Yeterli Değil: Ailem Dünyanın Eh Tehlikeli Adamını Nasıl Yarattı?’ Kapağında Trump 13 yaşında askeri lise öğrencisiyken çekilmiş siyah beyaz bir fotoğrafı var.

Klinik psikolog olan Mary L. Trump, Donald Trump’ın 1981’de, 43 yaşında ölen alkolik kardeşi Fred Trump Jr.’ın kızı.

55 yaşındaki Mary L. Trump, kitabında amcasıyla ilgili ‘rahatsız edici ve müstehcen’ hikayeleri anlatmakla kalmıyor, iki yıl önce New York Times’a üç Pulitzer ödülü kazandıran o müthiş araştırmanın kaynağı olduğunu da açıklıyor.

Trump’a ait 100 binden fazla gizli mali belgeyi inceleyen üç gazeteci, ABD Başkanı ve babasının ele ele vererek yüzmilyonlarca dolar vergi kaçırdığını en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarmıştı. Ayrıca Trump’ın “iş hayatına babamdan aldığım ve sonra son kuruşuna kadar geri ödediğim 1 milyon dolarla başladım. O 1 milyon doları 10 milyar dolar yaptım” diye anlattığı ‘sıfırdan zirveye’ hikayesinin nasıl koca bir palavra olduğunu göstermişti.

Mary L. Trump’ın, onca yıl gözlerden uzak bir hayat sürdükten sonra amcasının ikinci dönem seçilme umutlarına büyük bir darbe vurması beklenen kitabı yayınlamak için bol sıfırlı bir çekin yanı sıra çok sayıda kişisel nedeni var. Bunların başında da babası Fred Jr.’ın trajik sonu geliyor.

Üstteki fotoğrafta Trump kardeşler birarada. Soldan sağa sıralarsak, Robert, Elizabeth, Fred Jr. Donald ve Mary Anne… Donald Trump hakkında bugüne kadar çok sayıda kitap yayınlandı. Ama ilk kez aile içinden biri kitap çıkarıyor. Hem de bu kişi, ailenin ‘yaralı’ üyelerinden biri. Henüz 42 yaşında sigara ve alkolle hayatını mahveden Fred Jr.’ın kızı, klinik psikolog Mary L. Trump, hem Donald amcasının hem de Trump hanedanının kirli çamaşırlarını ortaya dökecek. Donald Trump çok rahatsız. Umutsuz bir şekilde kitabın yayınlanmasını durdurmaya çalışıyor.

 

Biraz geriye gidelim

Hikaye, 1905’te New York Bronx’ta başlıyor. Frederick Christ Trump, Almanya Bavyera’dan New York’a göç eden bir aileye doğdu. Babası Frederick ve annesi Elizabeth emlak işiyle uğraşıyordu. Fred 12 yaşına geldiğinde, dünyayı kasıp kavuran İspanyol gribi onu da babasız bıraktı. Anne tek başına aile şirketini yürütmeye devam etti.

Genç Fred, 1923’te liseyi bitirdikten sonra tam zamanlı olarak annesiyle birlikte çalışmaya başladı. 1927’de ilk şirketleri ‘E.Trump § Son’u kurdular. Queens’te konut üretip satıyorlardı. 1929’da büyük buhran patlayınca emlak işi durdu, o arada süpermarket işine girdiler. Woodhaven Trump Market hızla popüler oldu, ancak kısa süre sonra marketlerini daha büyük bir süpermarket zinciri olan King Kullen’e satıp esas işlerine geri döndüler.

Bu dönemde Fred Trump’un sicil kaydına bir tutuklama girdi. 1927’de New York’ta ırkçı Ku Klux Klan adlı örgüte üye olduğu iddiasıyla 7 arkadaşıyla birlikte kısa bir süre tutuklu kaldı.

Eşiyle bir partide tanıştı 

Fred Trump Sr. 1930’ların ortalarında bir partide İskoç göçmeni Mary Anne MacLeod’la tanıştı. Marry Anne kendisinden 7 yaş küçüktü. İskoçya’da küçük bir köyde, balıkçı bir babanın kızı olarak doğmuştu. 17 yaşında ailesiyle birlikte New York’a göç etmişlerdi. Evlerde hizmetçi olarak çalışıyordu.

Fred, ilk görüşte aşık oldu Mary Anne’e. Daha o gece annesine ‘evleneceği kızı bulduğunu’ söyledi. 1936’da evlendiler. Bir yıl sonra ilk çocukları Marryanne doğdu. 1938’de Fred Jr., 4 yıl sonra Elizabeth.

Marry Anne Mac Load, ancak 1946’da, Donald Trump’ı dünyaya getirdiği yıl ABD vatandaşı olabildi. İki yıl sonra 1948’de de Robert dünyaya geldi.

Boş şişe toplatıyordu

Fred Trump Sr. çok sert, otoriter bir babaydı. Kızlarına sokağa çıkmayı, ruju, oğullarına küfür etmeyi ve yemekler arasında abur cubur yemeyi yasaklamıştı. Her akşam eşinden çocuklarla ilgili ‘durum raporu’ alıyor, gerekirse cezalandırıyordu.

Ağızlarında gümüş kaşıkla doğan çocuklar, bunu uzun yıllar pek hissetmedi, çünkü babaları onları şantiyelere götürüp, depozitoları için boş şişe toplatıyordu. Oğlanlar bisikletle gazete dağıtıyordu. Ama hava kötü olduğunda gazeteleri dağıtmak için onlara kendi limuzinini veriyordu.

İmparatorluk yükseliyor

Fred C. Trump 30’lu yaşlarını sürerken İkinci Dünya Savaşı patladı. ABD Donanması için Doğu kıyısı boyunca büyük tersane ve deniz üslerinin bulunduğu bölgelerde kışla ve lojmanlar inşa etti.

Ama Trump imparatorluğunun asıl yükselişi savaştan sonra başladı. Savaştan dönen askerler ve dar gelirliler için ‘devlet destekli ucuz konut kredilerini’ kullanarak New York’ta seri konut üretimine girişti. Bir yandan da Queens’te arsa alım satımı yapıyordu.

O kadar hızlı konut üretiyordu ki, gazeteler ona ‘konut sektörünün Henry Ford’u’ dedi. Ancak Henry Ford’tan farklı olarak geçmişinde Ku Klux Klan üyeliğinden sabıkası olan Fred Trump, siyahlara ev satmıyordu.

45 yaşına geldiğinde Brooklyn’den Queens’e 27 binden fazla konut üretmiş, her birini bugünkü kurdan ortalama 115 bin dolara satmıştı. Adı çok sayıda yolsuzluk iddiasına karıştı, devleti dolandırmakla, rüşvetle suçlandı ama hepsinden bir şekilde aklanmayı başardı.

Bu arada küçük bir not; İkinci Dünya Savaşı’ndan 1980’lere kadar baba Trump, Alman kökenini inkar etti, atalarının İsveç’ten geldiğini öne sürdü. Aileye yakın kaynaklar “Çok sayıda Yahudi kiracısı vardı ve o günlerde Alman olmak iyi bir şey değildi” diye anlatıyor. Bazı kitaplarda Fred Trump’ın İsveçli bir göçmenin oğlu olduğunu ve New Jersey’e göç ettiklerini okursanız şaşırmayın.

Trump İmparatorluğu’nu kuran kişi Frederich Chris Trump. New York’un son büyük emlak kralı milyar dolarlık bir servet yaptı. 1971’den itibaren oğlu Donald’la birlikte çalıştı. Baba oğul, New York Times’ın 3 Pulitzer ödülü birden kazandığı o muhteşem haberine göre 550 milyon dolarlık ‘veraset ve intikal vergisini’ türlü yollarla kaçırdı. Donald başroldeydi, babanın çocuklarına aktardığı bir milyar doları aşan paranın 413 milyon dolarını tek başına cebine attı. Bugün ABD’nin başında dünyayı yönetiyor. Geçen hafta çıkan bir kitaba göre, eşi Melanie’yle de arası pek iyi değil.

 

Evde işler karışıyor

Bu arada çocuklar büyüyordu. Baba Trump’ın hayali, oğullarıyla birlikte çalışmaktı. Veliahtı olarak da büyük oğlu Fred Jr.’ı görüyordu.

Ne var ki ‘Kul kurarmış kader gülermiş’ derler. Fred Jr. iş dünyası için yaratılmamıştı. Çelimsiz, hassas, özgür ruhlu bir çocuktu. Havacılığa merak salmıştı. Babasının çok değer verdiği ‘işadamı içgüdülerine’ sahip değildi. Baba oğul sürekli çatışma halindeydi.

Yine de üniversiteyi bitirdikten sonra babasıyla çalışmaya başladı. Aşırı rekabetçi, acımasız iş dünyasının kendine göre olmadığını biliyordu ama babasını ikna etmekte zorlanıyordu.

Babası onu herkesin içinde sık sık ‘çok kibar, çok yumuşak ya da çok tembel’ olduğu gerekçesiyle eleştiriyor, sigara ve içkiye olan düşkünlüğüyle sürekli alay ediyordu. Uçmaya ve müziğe olan merakı da babası tarafından küçük görülüyordu.

Donald babaya benziyor

Bu sırada Jr.’dan 7.5 yaş küçük olan Donald, babası ile ağabeyi arasındaki sürtüşmeyi izliyordu. Babasının derin hayal kırıklığına tanık olan genç Donald, kendisini ağabeyi Fred Jr.’ın tam tersi şekilde, ‘katil içgüdüsü olan küstah sert adam’ olarak biçimlendirdi. Hatta henüz ‘küstah, sert çocuk’ken ortaokulda müzik öğretmenine yumruk attı.

Ayrıca babası içki ve sigaradan nefret ederdi, ağabeyinin durumu da ortadaydı, o da ne sigara ne de içki içti.

Babası Fred Jr.’da ‘ışık’ görmeyince iki numaraya, Donald Trump’a yöneldi. Bu kez işi sıkı tutacaktı.

13 yaşındayken ‘tombul’ bir çocuk olan Donald’ı, sırf zayıflasın, güçlensin diye askeri okula yazdırdı. Donald bu fikirden nefret etti ama itiraz da etmedi. Yıllar sonra yakın bir arkadaşına “Bizim ailede işler böyle yürüyordu. Pek sevgi dolu bir ortam sayılmazdı” diye anlatacaktı.

Gerçekten de askeri okul onu zayıflattı; aynı zamanda babasına daha da yakınlaştırdı. Bir keresinde “Sürekli olarak savaşmak zorundaydım” demişti, “Babam gibi adamlar zordur. Onlara karşı asla altta kalmamalısın. Anında karşılık vermelisin. Yoksa sana saygı duymazlar.”

Askeri liseyi bitirir bitirmez, üniformasını çıkarıp attı. Sonradan patlayan Vietnam savaşına da ‘topuk dikeni’ olduğu gerekçesiyle katılmadı.

Ağabey aileden ayrılıyor

Babasıyla kardeşi iyi anlaşırken, giderek dışlandığını hisseden Jr. sonunda cesaretini topladı, babasına aile şirketinden ayrılmak istediğini söyledi. Havayollarında pilot olacaktı.

Baba çok öfkelendi. Oğlunun aile şirketine sırtını dönüp ona göre bir tür ‘otobüs şoförlüğü’ olan havayolları pilotluğunu seçmesini bir türlü anlayamıyordu. Ama yapacak bir şey de yoktu. O da öfkesini oğlunun hayatını, mesleğini, seçimlerini daha fazla aşağılayarak, onunla alay ederek çıkarmaya çalıştı. Donald da bu konuda babasından aşağı kalmadı.

Fred Jr. sonunda pilot oldu ve Trans World Airlines’ta çalışmaya başladı. Bu arada 1962’de güzeller güzeli bir uçuş görevlisi olan Linda Clapp’la evlendi. Üç yıl içinde bir oğlu ve bir kızı oldu. Aile geleneğini sürdürerek, oğluna her şeye rağmen babasının adını verdi: Frederich III. Kızının adı da annesinin adıydı; Mary… Bugün amcasının ve tüm ailenin kirli çamaşırlarını ortaya dökecek olan Mary, işte o Mary.

Fred Jr.’ın kalbi dayanmadı

Fred Jr. ile Linda Clapp’in evliliği kısa sürdü. Tıpkı TWA’daki kariyeri gibi… Aşırı sigara ve alkol onu genç yaşta tüketmişti. 1981’de, 42 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Bu büyük bir trajediydi. Babaları öldüğünde 18 yaşında olan Fred III ve 16 yaşında olan Mary hiçbir zaman bu trajedinin üstesinden gelemedi.

‘Sert, acımasız’ Donald Trump bile ağabeyinin ölümüyle sarsılmıştı. Yıllar sonra ailenin kitabını yazan Gwenda Blair’e “Ağabeyinin hatalarından yararlanmış olmaktan dolayı vicdan azabı çektiğini, suçluluk duyduğunu” söyledi. 2019’da Washington Post’a verdiği bir röportajında da “Ona kariyer seçimi konusunda, şirkette bizimle çalışması için baskı yapmamız yanlıştı. Bunun hem onun hem ailemiz için en iyisi olduğunu düşündük. Ona bir tür çifte baskı uyguladık, babam ve ben. En büyük hata buydu. Pişmanım” dedi.

Servet dağılımı

Fred C. Trump, 1968’e kadar servetinin bir kısmını çocuklarına transfer etmişti. Örneğin Donald 3 yaşına geldiğinde babasının emlak imparatorluğundan bugünün rakamlarıyla yılda 200 bin dolar kazanıyordu. 8 yaşına geldiğinde artık bir dolar milyoneriydi. Diğer çocukların banka hesaplarına da benzer meblağlar yatıyordu. Ayrıca yine bu dönemde New York’un en değerli bölgelerindeki 8 binayı, içindeki 1032 daireyle birlikte çocuklarına devretti.

Ancak 1968’de Donald üniversiteyi bitirip yanında çalışmaya başladıktan sonra sadece onu zenginleştirecek adımlar atmaya başladı. 1971’de onu yılda bir milyon dolar maaşla şirketlerinin başkan yardımcılığına getirdi. Bu rakam Donald 40’lı yaşlarına geldiğinde 5 milyon doları geçmişti.

The New York Times’ın Pulitzerli haberine göre baba Trump, hayatı boyunca 413 milyon doları Donald’a olmak üzere 5 çocuğuna yaklaşık 1 milyar doların üzerinde servet aktardı. ABD yasalarına göre bunun yüzde 55’ini, yani 550 milyon doları ‘veraset ve intikal vergisi’ olarak ödemeleri gerekiyordu. Ancak sadece 52.2 milyon dolar ödediler. New York Times’ın iddiasına göre Donald Trump, mülklerin değerini düşük göstererek, sahte şirketler kurarak, ‘vergi kaçırma’ operasyonunu bizzat yönettiği için servetten aslan payını aldı.

Yeğenlerin vasisi oldu

Fred Trump Jr. öldüğünde geriye hatırı sayılır bir servet bıraktı. Çocukları reşit olmadığı için paylarına düşen miktarın yönetimini dedeleri Fred ve Donald amcaları üstlendi.

Fred Trump Jr.’ın en büyük varlığı, babasının yıllar içinde ona ve kardeşlerine hibe ettiği 1032 dairedeki payıydı. Dairelerin toplam değeri 90 milyon dolardan fazlaydı. Her bir çocuğun payı yaklaşık 18 milyon dolar civarındaydı. Ama Donald Trump ve babası, Fred Jr.’ın dairelerinin değerinin sadece 737 bin 861 dolar olduğunu iddia etti. Fred Jr.’ın ölümünden hemen sonra Amerikan vergi dairesi IRS’e verdikleri beyannameye göre, daireler birden 18 kat değer kaybetmişti.

Mary aileden uzaklaştı

Mary L. Trump, babasının ölümünden her zaman dedesini, ama özellikle Donald amcasını sorumlu tuttu. 1981’de babasını kaybettikten sonra aile içindeki entrikalar, ihanetler ve çatışmalardan uzak kalmayı seçti.

Massachusetts’teki Tufts Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı okudu. New York’taki Columbia Üniversitesi’nden aynı konuda yüksek lisans diploması aldı.

Ayrıca New York’taki Adelphi Üniversitesi’nde klinik psikoloji alanında doktora yaptı.

Hayatını profesyonel yaşam koçu olarak kazanmaya başladı. 2012’de New York’ta Trump Coaching Group adlı bir şirket kurdu. Şirketin web sitesi şöyle diyor: “Depresyonda mısınız? Hayatınızın gerçek anlamını bulmak mı istiyorsunuz? Cevabınız evet ise gelin, yaşam koçlarımız sizi bekliyor.”

En büyük torun emlakçı oldu

Ağabeyi Fred III ise aile işini seçmişti. O da emlak komisyoncusu oldu. 1999’da, Fred Trump Sr, Alzheimer’dan muzdarip olduğu 10 yılın ardından 95 yaşında öldüğünde, kilisedeki törende anma konuşmasını en büyük torun olarak o yapacaktı.

Dedesinin her zaman ‘zorda olanların yardımına koşan cömert bir adam’ olduğunu söyledi. Konuşma yapmak üzere davet edilmiş olmasından memnundu. Her ne olursa olsun ölmüş babası, kendisi ve kız kardeşi ailenin bir parçasıydı.

Fred kilisede kürsüde övgü dolu veda konuşmasını yaparken, üçüncü çocuklarına hamile olan karısı Lisa, en ön sırada onu dinliyordu.

O gece Greenwich’teki evlerine döndükten sonra Lisa doğum yaptı. Bebek erkekti, William adını verdiler. Her şey ilk başta iyi görünüyordu. Ancak doğduktan 48 saat sonra William annesinin kollarında maviye döndü, vücudu sertleşti ve kontrolsüz bir şekilde titremeye başladı. Bu art arda gelecek çok sayıda nöbetin ilkiydi.

Sonraki altı hafta beyin taramaları, spinal tap (omurilikten sıvı alımı) ve kan testleriyle geçti. Doktorlar sonunda William’a ‘serebral palsi’ teşhisi koydu.

Serebral palsi ya da diğer adıyla beyin felci, erken dönemde, 0-5 yaş arasında ortaya çıkan ağır bir durum. Solunum, mesane ve bağırsak kontrolü, yeme ve konuşma gibi motor becerileri etkiliyor. Kesin tedavisi yok. Fizyoterapi, konuşma terapisi, ergoterapi ve bazen ilaç tedavisi ya da cerrahi yöntemlerle hastaların maksimum potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olunuyor.

Tedavi çok masraflı

Bebek New York’ta Mount Sinai Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Tedavi çok masraflıydı. Gece gündüz hemşireler, nörologlar William’ın etrafında dört dönüyordu. William’ın kırılgan hayatının ilk sekiz ayında iki kez solunumu durmuş, acil müdahaleyle hayata dönmüştü. Kısa sürede hastane faturası yüzbinlerce doları buldu.

Fred ve Lisa üzgündü ama hiç değilse kabaran faturaları düşünmek zorunda değillerdi. Çünkü hepsini ailenin ortak sağlık sigortası karşılıyordu.

Ancak bir gün Trump şirketi avukatından bir mektup geldi. Şirket artık küçük William’ın hastane masraflarını ödemeyecekti. Talimatı veren kişi Donald Trump’tı.

Hukuk savaşı başlıyor

Donald J. Trump çok kızmıştı, çünkü yeğenleri Fred III ve Mary, bir hafta önce mahkemeye başvurarak dedelerinin vasiyetine itiraz etmişti.

New York’un son emlak kralının ölümünden sonra 1991 tarihli vasiyetname açılmış, babanın tüm mülkünü hayattaki dört çocuğu Donald, Robert, Marry Anne arasında paylaştırdığı ortaya çıkmıştı. Fred III ve Mary’e diğer torunlar gibi muamele görecek, yani sadece 200’er bin dolar alacaktı.

Dedelerinin son 10 yılını Alzheimer’dan muzdarip geçirdiğini, Eylül 1991 tarihli vasiyetnamenin de Donald amcalarının ‘etkisi altında’ hazırlandığını iddia ettiler. Amcaları ve halalarını sahtekarlıkla suçluyorlardı.

O dönemde bir avukat, Fred III ve Mary’nin, babalarının hissesine düşen payı alamadıkları için diğer torunlara oranla dezavantajlı olacağını belirterek vasiyete şerh düşmüştü.

Fred ve Mary, buradan hareketle dedelerinden kalan mülkün babalarının payına düşen beşte birlik kısmını istediler. Bu miktar 90’ların sonunda 20 milyon dolardan fazla tutuyordu.

Donald J. Trump dava sürerken konuyla ilgili soruya şu yanıtı vermişti: “Babamla bunu birçok kez konuştuk. Mülkünü hayattaki dört çocuğu arasında paylaştırmak istediğini söyledi. Benim edindiğim izlenim, Fred ve Mary’e daha çok pay vermek istemedi çünkü verirse paranın dolaylı olarak anneleri Linda’ya gideceğini düşündü. Linda’yı hiç sevmezdi. Babam her zaman Fred Jr.’ın ölümünden Linda’yı sorumlu tuttu. Linda, ağabeyimin hayatını mahvetti.”

Mahkeme haksız buldu

Fred III Trump, Donald Trump’ın misillemesi üzerine yargıya gitti. Mahkeme anlaşmazlık çözülene kadar Trump ailesinin, bebek William’ın sağlık sigortasını ödemeye devam etmesi gerektiğine hükmetti. Fred III, ‘Bu ailede hakkınızı alabilmek için sert olmalısınız. Sanırım babamın sahip olmadığı şeye sahibim. Sonuna kadar savaşacağım. Bunlar garip insanlar, bir kez olsun oğlumu görmek için hastaneye gelmediler” diyecekti.

Mary de bu acımasız misillemeye en az ağabeyi kadar öfkeliydi. Dava sürerken 2000 yılında ilk ve son kez New York Daily News’a konuştu: “Bu aile göz önüne alındığında açtığımız davanın parayla ilgili olmadığını söylemek tamamen naiflik olur. Ama hem ben hem ağabeyim için ölen babamızın tanınması çok daha büyük anlam taşıyor. O vardı, yaşadı ve onların en büyük oğluydu. Yokmuş, hiç yaşamamış gibi davranamazlar. Ve William da babamın torunu. O da bu ailenin bir parçası. Sadece fazladan bakıma ihtiyacı var. Mary Anne halam ve amcalarım kendilerinden utanmalılar. Ama eminim utanmıyorlar…”

Mary Trump amcasının başkan seçildiği geceye kadar hiç medyada görünmedi. Sadece o gece şu tweeti attı: “Bu hayatımın en kötü gecelerinden biri.”

Halen twitter hesabının biyografisinde Black Lives Matter hashtag’i ve gey gurur bayrağı var.

‘Pişmanlık duymuyorum’

Donald J. Trump, o gün verdiği karardan hiç pişmanlık duymadı. Küçük bir bebeğin tıbbi bakım masraflarını kesmek, ona göre normaldi: “Fred dava açmadan önce benimle konuşmaya gelse, her şey farklı olabilirdi. Bu kan davası hiç başlamazdı. Aslında bize değil, babama dava açtılar. Birisi babamı dava ederse, karşılığını alır. Ağabeyimin hatırasını incittiler. Yıllar boyunca ağabeyime yardım etti. Babamın iradesi buydu. Mülkünü hayattaki 4 çocuğuna paylaştırması da onun iradesiydi, kimse buna karşı gelemez…”

Uzlaşmayla sonuçlandı

Donald Trump böyle dedi ama sonra yeğenleriyle uzlaşmayı seçti. Hatta o dönem gazetelere sorunun ‘çok dostane bir şekilde çözüldüğünü’ söyledi. İddiasına göre taraflar bir gizlilik anlaşması imzaladı ve konu kapandı. Anlaşmanın maddeleri hiç açıklanmadı.

Ancak dava sırasında Trump imparatorluğuna ait 100 binden fazla son derece gizli ve hassas finansal kayıt mahkemeye sunulmuştu. Aralarında baba Trump’ın vergi beyannameleri de vardı. İşte bu belgeler 18 yıl gizli kaldıktan sonra Ekim 2018’de The New York Times’ta sayfa sayfa yayınlandı.

Herkesin bildiği sır

Bu belgeleri kimin sızdırdığı ‘herkesin bildiği bir sır’ olarak kaldı. Çünkü haberin altında imzası olan üç muhabirden biri olan David Barstow, Pulitzer kazandıktan sonra, gazetenin yayın politikasına aykırı olarak Mary L Trump’a gitti.

Ona ‘hayalet yazar’ olmayı teklif etti. Yani kitabı Mary yazacak, ancak üzerinde 4 Pulitzerli gazeteci David Barstow’un adı olacaktı. Onu, avans olarak milyonlarca dolar teklif etmeye hazır temsilcisi Andrew Wylie ile tanıştırdı.

Ancak diğer iki muhabir Susanne Graig ve Russ Buettner, Barstow’un haber kaynağını sıkıştırdığını öğrenince gazete yönetimine gitti.

The New York Times, Barstow’un bu konuda kitap yazmasını yasakladı. Bunun üzerine Barstow gazeteden ayrıldı, son bir yıldır UC Berkley’de, Gazetecilik Fakültesi’nde araştırmacı gazetecilik dersleri veriyor.

Bu arada kayıtlara geçmesi için buraya not düşelim; The New York Times, geçen Pazar günü, üç Pulitzerli haberinin kaynağının Mary L. Trump olmadığını açıkladı.

Kitabı engellemeye çalışıyorlar

Donald Trump, ilk tepki olarak 2001’de imzaladıkları gizlilik anlaşması gereği yeğeninin bu kitabı yayınlayamayacağını söyledi. Hemen ardından küçük kardeşi Robert’i harekete geçirdi. Robert Trump yayının engellenmesi için yargıya başvurdu.

“Yeğenim bizi derin hayal kırıklığına uğrattı” dedi Robert Trump, “Bunca yıldan sonra para için aile içi ilişkileri sansasyonel hale getirme ve yanlış karakterize etme girişimi hem babaları, kardeşim Fred Jr.’ın hem de anne ve babamızın anısına haksızlık. Ben ve tüm ailem ağabeyimiz, ABD Başkanı ile gurur duyuyoruz. Mary’nin tavrı utanç verici…”

Mary Trump’ın avukatı ise hemen karşılık verdi: “Başkan Trump ve kardeşleri, kamu için önemli olan konuların ele alınacağı bir kitabı durdurmak istiyor. Bu yasadışı baskıyı sürdürüyorlar çünkü Amerikan halkının gerçekleri bilmelerini istemiyorlar. Mahkeme bu utanmaz girişime izin vermeyecektir…”

Yayınevi ellerini ovuşturuyor

Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın Beyaz Saray’da görev yaptığı kısa dönemi anlattığı kitap, piyasaya çıkmadan büyük ses getirdi. Trump kitabın yayınını engellemek için yargıya gitti ama başarılı olmadı. Kitap önümüzdeki hafta raflarda olacak. Şimdiden Amazon’un en çok satanlar listesinde 1 numara. Mary L Trump’ın 28 Temmuz’u bekleyen kitabı ise üçüncü sırada.

Simon § Schuster bu bedava reklamdan son derece memnun.

İki hafta önce Başkan’ın karısı Melania hakkında yazılan bir kitabı piyasaya sürdüler. Melania, eşi Başkan seçildikten sonra hemen Beyaz Saray’a taşınmamış, New York’ta kalmıştı. Kitap, First Lady’nin bu sürede daha önce imzaladığı evlilik anlaşmasını kocasıyla yeniden müzakere ettiğini iddia ediyor.

Aynı yayınevi daha bu hafta Başkan Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın anılarını piyasaya sürdü. Başkan Trump ve Beyaz Saray avukatları bu kitabı da engellemek istediler ama başarısız oldular.

Yayınevi şimdi 28 Temmuz’da Mary L. Trump’ın kitabıyla ‘anti Trump’ kitaplarını üçleyecek. Yayınevinin sözcüsü Adam Rothberg, “Mary L. Trump, ailenin karanlık tarihini gözler önüne seriyor. Amcasının nasıl şu anda dünya sağlığını, ekonomik güvenliği ve sosyal dokuyu tehdit eden bir kişilik haline geldiğini açıklıyor. Biz de bu kitabı okumayı dört gözle bekiyoruz” dedi.

Şu an Amazon’un en çok satan kitaplar listesinin başında Bolton’ın kitabı var. Mary Trump’ın kitabı ise henüz çıkmasına bir ay olmasına rağmen 3 numarada. Simon § Schuster şimdiden her iki kitap için de baskı sayısını artırma kararı aldı.

Yayınevinin müdürü Jonathan Karp, şirketinin Trump karşıtı bir gündemi zorlamadığını ancak Kasım’daki Başkanlık seçimi öncesi acil hissettiren kitapları öne aldıklarını söyledi.

Şirket daha önce Trump’ın kendi kampanya kitabını da yayınlamıştı. Karp, “Biz partizan değiliz. Sadece seçmene 2020 Kasım’ında bilinçli bir karar vermeleri için ihtiyaç duydukları bilgileri ve bağlamı vermek istiyoruz. Bu nedenle bir sürü Trump kitabımız var. Sıralarını bekliyorlar” diye ekledi.

Jonathan Karp, Simon § Schuster’ın efsane CEO’su Carolyn Reidy’nin ölümünün ardınan geçen ay şirketin başına geçti. Yayınevi bir süredir Trump kitaplarına yatırım yapıyor, avans olarak yüklü çekler yazıyor. Örneğin John Bolton’ın 7 haneli bir avans aldığı söyleniyor. Geçen Mart’ta yayınevinin sahibi olan Viacom CBS, Simon § Schuster’i satışa çıkarmış ancak alıcı bulamamıştı.

Kitapta neler var?

Kitabın içeriği sır gibi saklanıyor. Mary, ‘belgeleri sızdıran bendim’ itirafının yanı sıra neler anlatıyor?

Çok az bilgi var. Yayınevi kitabın tanıtımı için sadece şu bilgiyi veriyor: “Mary Trump, Donald amcasının aile içindeki etkisinden eşi ve kızıyla ilişkisine, Alzheimer olduktan sonra, en sevdiği oğlunun babasını nasıl kaderiyle baş başa bıraktığı, onunla nasıl dalga geçtiğine kadar her olayı detaylı olarak anlatıyor…”

Sızan bilgilere göre Mary Trump, Donald amcasının babası Fred Sr. ve kardeşi Fred Jr. ile ilişkisi hakkında yeni ayrıntılar verecek. Ayrıca Donald Trump’ın emekli yargıç ablası Maryanne’in kardeşi hakkındaki ‘samimi ve rahatsız edici’ görüşlerini, aralarındaki konuşmaları kitabına aldığı söyleniyor.

İlk kez aile içinden bir yazar

Donald Trump’ın acımasızlığı aslında bilinmeyen bir şey değil. Onun hakkında yazılan kitaplarda yüzlerce örnek var. Örneğin bir kitapta Donald Trump’ın, aile mülklerinden ikisinde oturan kardeşlerini, kira ödemedikleri için tahliye etmek istediği uzun uzun anlatılıyor.

Bir başka kitapta, Fred Trump Sr.’nin oğlu Donald ile karısı Mary Anne’in birlikte uçtuğunu öğrendiği bir gün “Umarım uçakları düşer. O zaman tüm dertlerim sona erer” dediği yer alıyor.

Mary’nin kitabının farkı, ilk kez aile içinden birinin Donald Trump hakkında yazması.

Üstelik Mary bir bilim kadını. Amcasının psikolojisi konusunda gerçek bir uzmanlığa sahip. Onun yazdıkları, ABD Başkanı Donald J. Trump’ın akıl ve ruh sağlığı konusunda cevap arayanlar için gerçek bir kaynak olacak.

Putin muhalifi Navalni’yi kim, neden zehirledi?

Tuhaf bir milletiz doğrusu. Amerikan iç politikasını, hatta zaman zaman Büyük Britanya’nın iç politikasını bile izler bizim gazetelerimiz, TV’lerimiz, web sitelerimiz ama en yakınımızda neler olup bittiğiyle pek ilgilenmeyiz. Yunanistan’dan çeşitli Arap ülkelerine, Ukrayna’dan Gürcistan’a böyle ...

Bir fenomen evlenecek olsa, düğünü bedavaya mı gelir?

Çoğu düğünde tüm gözler tipik olarak gelin ve damat üzerindedir. Ancak evlenenler sosyal medya influencer’ları ise üzerlerindeki göz sayısı yüzbinleri bulabilir. 28 yaşındaki Caila Quinn, New York’ta yaşıyor. 2016’da yayınlanan “The Bachelor”ın 20’nci sezonunda dikkatleri ...

Denizdeki Çernobil

Dünyanın en yoğun balıkçılık bölgelerinden biri olan Kuzey Buz Denizi’nin dibinde Sovyet döneminden kalma çok sayıda radyoaktif denizaltı yatıyor. Rusya, yıllar sonra onları çıkarmaya hazırlanıyor. Rusya’da bir adet vardır; yaşayan birine her zaman tek sayıda çiçek verirler, bir mezara ya da ...