Koronayla mücadele: Yoksa İsveç haklı mıydı?

İsveç'te bizim bildiğimiz anlamda hiçbir yasak uygulanmadı. Lokantalar, barlar, kafeler hep açık kaldı. Bir ara fazla kalabalık oluyor diye 50'den fazla insanın bir araya gelmesi yasaklandı o kadar. 70 yaş üzerine evde kalmaları tavsiye edildi ama emredilmedi. Okullar sadece 16 yaşından büyükler için kısa süre tatil edildi, bugün üniversiteler dahil bütün okullar açık ülkede.

Bugün korona virüsün bütün Avrupa’da yeniden yükselşini izliyoruz. Bir ülke hariç: İsveç.

Korona salgını başladığında Türkiye de dahil neredeyse bütün ülkeler, salgının yayılmasını sınırlamak için zecri tedbirler aldı. Bu tedbirler arasında sokağa çıkma yasakları da vardı, lokantaları, AVM’leri ve berberleri kapatmak da.

İsveç bunların hiçbirini yapmadı. Onun yerine halkını salgına karşı uyarmakla yetindi. Hatta okulları bile kapatmadılar; sadece üniversiteler ve 16 yaş üstü için okullar kapandı, daha küçükler eğitimlerine bir gün bile ara vermedi.

İsveç’in bu stratejisinin arkasındaki isim Anders Tegnell’di. Başından beri, uyguladığı bu stratejinin sonuçlarının uzun dönemde anlaşılacağını söyledi. “Biz sürdürülebilir bir strateji peşindeyiz” diyordu ve diğer stratejilerin bir kapanıp bir açılmayla sonuçlanacağını tahmin ediyordu.

Grafik The Guardian gazetesinden alındı. Avrupa’daki çeşitli ülkeleri enfeksiyonun yayılması ve artması bakımından kıyaslıyor.

Bugün baktığımızda İsveç gerçekten de Avrupa’da (Almanya’yla birlikte) salgının kafasını en az yükselttiği ülke. Avrupa Birliği’nin Salgın Hastalıkları Kontrol ve Önleme biriminin (ECDC) yaptığı hesaba göre İsveç’te son 14 günde ortaya çıkan yeni vakaların toplamı, 100 binde 22’ye denk geliyor. Aynı rakam İspanya’da 100 binde 279, Fransa’da 158.5; Çekya’da 118; Belçika’da 77 ve Britanya’da 59.

Ancak tabii İsveç’in bugün başarılı gibi duran stratejisi başta çok tartışıldı. Özellikle ülkede ölüm sayılarının çok tırmandığın aylarda, İsveçli çok sayıda bilim insanı toplu halde bir dilekçe verip Tegnell’in çizdiği stratejinin “aptallık” olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söylediler. Ama strateji değişmedi.

Yine de, aslında İsveç’te ölüm miktarı komşularına göre çok yüksek. 100 bin nüfusta 574 kişi öldü ülkede şimdiye kadar. Bu Danimarka’nın beş, Norveç ve Finlandiya’nın 10 katı fazla ölüm demek. Ama yine de Britanya, İspanya ve İtalya’ya göre hayli düşük.

Tegnell, France-24 kanalına verdiği bir söyleşide yüksek ölüm oranının stratejinin yanlışlığından değil, yaşlı bakım evlerinde yaşanan rezaletten kaynaklandığını söyledi. “Yaşlı bakım evlerinde virüsün yayılmasını engelleyemedik” dedi.

22 yıllık başbakanın seçim yenilgisini kabul etmesi üç ay sürdü

Minicik bir pasifik ülkesi, Samoa. Bağımsızlığını kazandığı 1962 yılından beri demokrasiyle yönetilen, 200 bin nüfuslu, barışçıl bir ada. O kadar ki, bir Samoa ordusu yok mesela. Ülkede 1982 yılından beri bir “hakim parti” var, adı “İnsan Haklarını Koruma Partisi.” Bu partinin lideri Sa’ilele ...

Aşı karşıtları, sosyal medyada ifade özgürlüklerinin tadını çıkarıyor

Türkiye nüfusu, 83 milyon 614 bin 362 kişi. Bunlardan 18 yaş ve üzerindeki nüfusun sayısı 60 milyon 863 bin 705 kişi. Sağlık Bakanlığı, “Yüzde 100 aşı yapacağız” dediği zaman, bu 60.8 milyon kişinin tamamını aşılamayı kastediyor. Peki şu anda ne durumdayız: Bu 60.8 milyon kişinin 39 milyon 301 ...

Son 60 günde 2 milyondan fazla vaka oldu, 12 binden fazla kişi öldü

Türkiye, korona salgını başladığından beri yaşadığı en kötü günleri şu son 20 günde yaşadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni kısıtlama kararlarını açıkladığı 12 Nisandan bu yana 1 milyon yeni vaka saptandı. Buna o kısıtlama kararlarına neden olan Mart ayı rakamlarını da eklediğimizde ...