Lokantacılar şokta: Açacağız ama nasıl?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan perşembe günü toplanan Bakanlar Kurulu sonrasına 1 Haziran pazartesi gününden itibaren korona virüse karşı alınan tedbirlerin bir bölümünün kaldırılacağını açıkladı. Böylece 3 aydır kapalı olan lokantalar ve kafeler de pazartesi gününden itibaren akşam 22.00’ye kadar hizmet vermeye başlayabilecekler.

Lokanta ve kafelere izin çıktı ama bu iznin nasıl uygulanacağı, lokantalarda sosyal mesafe önlemlerinin hangi kurallara göre alınacağı, lokanta ve kafelerin ne olduğunu bilmedikleri önlemler için ne zaman ve nasıl hazırlanacakları belli değil. Lokanta ve kafeler 16 Martta bir İçişleri Bakanlığı genelgesiyle kapatılmışlardı; mantıken yine bir İçişleri Bakanlığı genelgesiyle açılmaları gerekiyor ama ortada böyle bir genelge yok. Yine mantıken bu çıkacak yeni genelgenin lokanta ve kafelerin yeni dönemde uyması gereken kuralları da belirlemesi gerekiyor.

İstanbul, Ankara ve İzmir dahil 15 büyük şehirde ve Zonguldak’ta hafta sonu sokağa çıkma yasağı var. Lokanta ve kafelerin uymaları gereken kurallar bugün yarın belli olsa bile, bu kuruluşların pazartesi gününe kadar genelgenin öngörebileceği hazırlıklarını tamamlayıp açılabilmesi pek kolay gözükmüyor.

Bu konuda Sağlık Bakanlığı da lokantalarda sunulacak hizmetin alması gereken yeni biçimle ilgili bir açıklama yapmış değil. Sadece Turizm Bakanlığı birkaç gün önce turistik işletme belge sahibi lokantalarla ilgili bir genelge yayınladı ve çeşitli kuralları belirledi. Ancak Türkiye’deki lokanta ve kafelerin yüzde 1’den azının turistik işletme belgesi var. 

Esnaf lokantalarından içkili lokantalara, işkembecilerden diğer kafelere kadar yüzbinden fazla işletmede müşterilerin lokantalarda nasıl oturtulacakları, en fazla kaç kişilik masalara izin verileceği, masalar arasında ne kadar mesafe kalması gerektiği, servis elemanlarının servisi nasıl gerçekleştireceği ve yiyecek ve içeceklerin nasıl servis edileceği bilinmiyor.

Örneğin kahvehaneler, bundan sonra cam bardak değil karton bardakta servis yapacaklarını söylüyorlar ama bu onların kendi inisiyatifleriyle aldıkları bir karar; kamu otoritesi bu konuda bir rehber yayınlamış değil.

Benzer şekilde lokantaların örneğin su veya içki servisini nasıl yapacakları şimdilik lokantaların kendilerine kalmış gibi gözüküyor.

Aynı şey tabak, çatal bıçak gibi araç gereç için de geçerli. Bulaşık makinasından çıkan ve elden ele geçen tabaklar, çatal bıçaklar mı kullanılacak, yoksa özel hijyen kuralları mı geçerli olacak, kimse bir şey bilmiyor.

Lokanta veya kafede fiziki değişiklik yapmak gerekiyorsa bu değişikliğin ne zaman yapılacağı da belli değil; çünkü malum hafta sonu sokağa çıkma yasağı var.

Üç aydır kapalı olan ve elemanlarını işten çıkarmış olan lokanta ve kafeler için durum daha zor; çünkü eski elemanlarını bulamayabilirler. Eleman çıkarmamış, onun yerine elemanlarını ücretsiz izne çıkarmış veya geçici çalışma ödeneğinden faydalanmış işletmeler ise büyük olasılıkla elemanlarını yeniden başlatacak, bugüne kadar kullandıkları mali imkanları da kullanmaktan vaz geçecekler.

Ancak kamu otoritesinin lokanta ve kafelerde uygulanacak temizlik ve sosyal mesafe kurallarını açıklamaması nedeniyle  potansiyel müşterilerin buralara güven duyup duymacağı belirsiz.

Bir başka çelişki, lokantaların gece 22.00’de kapanacak olması. Bu saatin neye göre belirlendiği belirsiz; özellikle içkili lokantaların 22.00’de kapanması onların işlevsiz kalmasına neden olabilir.

Mahkeme, SBK’nın mal varlığına tedbiri olmayan MASAK yazısıyla kaldırmış

Türkiye, 2020 Ekim ayında, o güne kadar adı çok da bilinmeyen Sezgin Baran Korkmaz ve onun holdingi SBK’dan, Amerika’dan gelen şikayet üzerine açılan bir soruşturma ve o soruşturma yüzünden SBK’nın mal varlığıyla banka hesaplarına konan tedbir sayesinde haberdar oldu. Birden ortalığı “Kim bu ...

Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltmek de Sezgin Baran Korkmaz’a kalmış

Bundan 10 yıl önce Sezgin Baran Korkmaz’ın adını herhalde akrabaları ve yakınları dışında kimse bilmiyordu; bugün herkes biliyor. Ne oldu bu 10 yılda da, Sezgin Baran Korkmaz pazarlarda kebapçıdan çaldığı dönerleri satmaktan yüz milyonlarca dolarlarla oynamaya yükseldi, Cumhurbaşkanlarının ...

Sezgin Baran Korkmaz’ın arkasındaki esas güç

Hayat hikayesini anlatmaya, özellikle de Kars’ın Digor’undan 12-13 yaşında İstanbul’a gelmesinin ve bu şehirde tutunmasının hikayesini anlatmaya bayılıyor. Bugünlerde adını çok duyduğumuz, anlaşılan daha da duyacağımız Sezgin Baran Korkmaz’dan söz ediyorum. Bir gün, ayakkabı boyacılığı yaptığı ...