Zengin ülkeler hepsini aldı, fakirlere kalmadı, Türkiye aşısız kaldı

FAZ III etkinlik denemelerinde aşı adayı binlerce kişiye veriliyor. Bu artık üretim öncesi son aşama. Bilim insanları, plasebo alan gönüllülere kıyasla kaçının enfekte olduğunu görmek için bekliyorlar

NECLA GECE

Türkiye aşısız kaldı. Çin’den geleceği söylenen aşılardan hala bir haber yok; çünkü bu aşılar için gereken Faz3 denemelerinin sonuçları hala belli değil. Bu arada İngiltere ve Amerika vatandaşlarını aşılamaya başladı, Avrupa ocak ayında aşılamaya başlamak için hazırlıklarını tamamlıyor, hatta İtalya’da gayet şık aşı istasyonu tasarımları bile yapılmış durumda. Ama Türkiye, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın geçen hafta itiraf ettiği gibi “Yeterli miktarda aşı tedarik edemiyor.”

Bu bir türlü aşı tedarik edememenin temel nedeni, zamanında potansiyel aşı üreticileriyle, henüz o aşılar deneme aşamasındayken anlaşma yapmamak. Türkiye, mayıs-haziran aylarında 2 milyar doları bir kenara ayırıp üç veya dört şirketle anlaşma yapmış olsaydı, bugün aşıların ne zaman geleceğini merak ediyor olacaktık. Ama bu anlaşmalar yapılmadığı için bize 2021’de aşı gelip gelmeyeceğini bilmiyoruz, gelmemesi büyük olasılık.

Aşı almamanın siyasi bedeli olacak

Tabii Türkiye’ye aşı gelmemesinin, bütün Batı dünyası aşılanırken bizim hala salgınla boğulmak zorunda kalmamızın, yaz ayları geldiğinde Amerika ve Avrupa normalleşmişken bizim hala kısıtlamalara tabi olup her gün Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı ne kadarının doğru olduğunu da bilmediğimiz korona virüs tablosunu beklememizin ekonomik ve siyasi sonuçları olacak. Ama bu sonuçlar şimdilik konumuz değil, onları günü geldiğinde bol bol konuşacağız nasıl olsa.

Bilmiyorum bir teselli olur mu ama Türkiye aşıya erişememe konusunda yalnız değil. Dünyanın zengin ülkeleri 2021 yılında üretilecek aşıların tamamını çoktan satın aldı bile. Türkiye, Afrika, Asya ve Güney Amerika’daki diğer fakir ülkelerle birlikte açıkta kalanlar arasında.

Kanada ve Amerika’nın gözü doymamış

Dün The New York Times gazetesinde çok ama çok çarpıcı bir haber yayınlandı. Haberi çarpıcı yapan, habere eşlik eden ve benim de buraya aldığım grafikti. Buna göre mesela Kanada o kadar çok aşıyı daha şimdiden almış durumda ki, eline geçecek aşılar bütün nüfusunu 6 kereden fazla aşılamaya yetiyor.

Amerika da benzer durumda. Bu ülke aşıya o kadar çok para yatırdı ki, bütün nüfusunu 4 kereden fazla aşılamaya yetecek kadar aşı sahibi daha şimdiden. Birleşik Krallık da öyle; bu ada ülkesi nüfusunu 4 kereden fazla aşılayacak kadar aşıyı “kapatmış” durumda. Ya Avrupa Birliği? Onlar da bütün Avrupa’yı neredeyse 3 kere aşılayacak kadar aşının sahibi.

Şaşırtıcı biçimde İsviçre, Kuveyt, Güney Kore, Tayvan gibi ülkeler, zengin olmalarına rağmen nüfuslarının tamamını aşılayacak kadar aşıyı garantiye almamışlar henüz. Ama onlarda bile oranlar nüfusun yarısından fazla.

Türkiye küme düşebilir

Ülkemiz Birleşmiş Milletler sıralamasında “orta üst gelirli” ülkeler arasında sayılıyor. Bunlar içinde de, Brezilya, Meksika, Endonezya gibi ülkeler neredeyse nüfuslarının tamamına yetecek kadar aşıyı garantiye almış durumdalar.

Türkiye dahil geri kalan ülkeler yeterince aşıyı garantiye alamamışlar. Bunun anlamı, biz dahil pek çok ülkenin aşılamasını 2021’de tamamlayamaması ve dolayısıyla “normalleşme”ye bir türlü geçememesi olacak.

Tabii bir de en fakirler var. Sözde Dünya Sağlık Örgütü DSÖ onlar için 1 milyar doz aşı alacak ve zaten sağlık sistemi de berbat olan bu ülkelere verecekti. Ama Reuters’in geçtiği bir haber, DSÖ’nün bu projesinin başarısız kalmakta olduğunu gösteriyor. Yani dünyanın en fakirleri, Afrika ülkeleri aşıya belki 2022’de bile erişemeyecek.

Adaletsiz dünyanın olmayan adaleti bu aşıya erişim kısıtlılığı yüzünden daha da bozulacak; ister istemez geç normalleşecek olan ülkemiz hem daha çok can kaybına uğrayacak hem de geç normalleşme yüzünden ekonomik olarak da belki küme düşecek. Oysa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan düne kadar salgını Türkiye’nin ekonomik olarak bir üst lige yükselmesi için bir çeşit fırsat olarak görüyordu.

Mayısta 1 milyar dolarlık BioNTech alınsaydı…

Ama bu işler lafla olmuyor. Mayıs-haziranda insanlar ev alsın diye para dağıtılacağına aşıya yatırım yapılsaydı, mesela 1 milyar dolarlık BioNTech-Pfizer aşısı alınsaydı, bugün çok farklı konumdaydık.

BioNTech’in aşısının dozu 19 dolar. 1 milyar dolara 50 milyon dozdan fazlası alınabilirdi ve bugün Türkler aynen İngiliz ve Amerikalılar gibi aşılanmaya başlanmış olabilirdi. Daha sonra da 50 milyon doz Çin aşısı ile nüfusumuzun en az 50 milyonunu aşılayabilir, salgından yaz başında tamamen çıkmış olabilirdik.

Sezgin Baran Korkmaz’ın Unico Sigortayı satış operasyonu yattı

Bir şirket düşünün. Beş kişilik yönetim kurulu, önce 5 Mayıs 2021 günü toplanıp bir karar alıyor; şirketin en büyük hissedarının yüzde 87.99’luk hissesini sattığını kayda geçiriyor. Aynı şirketin aynı isimlerden oluşan yönetim kurulu, aradan 55 gün geçtikten sonra bir daha toplanıyor, bu kez en ...

Sesten hızlı uçacak jet motorlu SİHA’lar geliyor: MİUS

İnsansız hava aracı üreticisi Baykar’ın sahiplerinden Selçuk Bayraktar, üzerinde çalıştıkları jet motorlu insansız savaş uçağının kavramsal tasarımlarını paylaştı. TB-1 insansız hava aracı, TB-2 silahlı insansız hava aracı ve son olarak Akıncı silahlı insansız hava aracını üreten Selçuk ...

Sezgin Baran Korkmaz, Varlık Barışı’ndan yararlanmak isterse kimse şaşırmasın

Türkiye, gerçekten inanılmaz bir ülke. Herhalde bugünlerde tanık olduğumuz suç ve suçluyla mücadele, suç yoluyla elde edilen paranın saptanması konularındaki vurdumduymazlığın Cumhuriyet tarihinde başka bir örneği olmasa gerek. Sezgin Baran Korkmaz adlı “iş insanı” başlangıçta Türkiye ...