‘Her 3 saatte 1 çocuğa kanser teşhisi konuluyor’
07 Şubat 2020

KAÇUV Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yıldız, Türkiye’de her 3 saatte 1 çocuğa kanser teşhisi konulduğunu açıklayarak, çocuklarda kanserin görülme nedeninin en büyük etkeni için dünyadaki global kirlenmeye işaret etti.

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız, çocuklarda kanserin görülme nedenlerini, çocukluk çağı kanserlerini anlattı.

Tükenmez Haber’den Nilay Göl’e konuşan Yıldız, Türkiye’de yılda 3 bin 500 çocuğa yani her 3 saatte 1 çocuğa kanser teşhisi konulduğunu söyledi. Birçok hastalıkta olduğu gibi çocukluk çağı kanserlerinde de erken teşhisin büyük önem taşıdığını söyleyen Yıldız, “Çünkü erken teşhisle hastayı yüzde 80-90 kurtarıyoruz” dedi. “Çocukluk çağı kanserlerinin en sık görüleni lösemi” diyen Yıldız, çocuklarda kanserin görülme nedeninin en büyük etkenini dünyadaki global kirlenme olarak açıkladı.

‘AİLE EVİMİZDE BUGÜNE KADAR 704 KİŞİYİ KONUK ETTİK’

“Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) olarak hastalara ve ailelerine destek olmak amacıyla 2000 yılında kurulduk. Vakfımızın temel amacı maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğini sağlamaya yardımcı olmak. Ayrıca kanser ile mücadelede önemli bir gereksinim olan psikolojik destek ve çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının yaratılması için de çalışıyoruz. Bu kapsamda Aile Evlerimizi hayata geçiriyoruz. 2012 yılında İstanbul Cerrahpaşa’da ilkini hayata geçirdiğimiz Aile Evimizde bugüne kadar 704 kişiyi konuk ettik. Aile Evi yanında Umut Kafe gibi birçok projeyle daha çok çocuğa ve ailesine umut oluyoruz. Ayrıca dönemsel olarak farklı etkinliklerde yer alarak Vakfımıza destek topluyoruz. Çalışmalarımızın tamamında gönüllük esasıyla ilerliyoruz. Üniversite öğrencileri, öğretmenler ve psikologların desteğiyle daha çok kişinin hayatına dokunuyor, daha çok çocuğa ve ailesine umut oluyoruz.”

’22 AİLENİN KONAKLAYABİLECEĞİ 22 ODA BULUNUYOR’

“Aile Evi, ihtiyaç sahibi olan kanserli çocuk ve ailelerine tedavi sırasında hiçbir ücret ödemeksizin konaklama, gıda, giyim, eğitim ve psiko-sosyal destek sağlamak amacıyla 2012 yılında İstanbul Cerrahpaşa’da açıldı. İstanbul Cerrahpaşa’daki ilk Aile Evi’nin başarısından sonra, Anadolu yakasındaki talepleri de karşılamak hedefiyle hayata geçirilen II. Aile Evi, 22 Ocak’ta Pendik’te açıldı. Bütün odaların ailelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn edildiği, 6 kattan oluşan II. Aile Evi’nde 22 ailenin konaklayabileceği 22 oda bulunuyor. Her katta 4 aile odası ve en üst katta da büyük bir oyun odasının yer alacağı II. Aile Evi’nde, ebeveynler için atölye alanı, sınıf, bilgisayarodası ve dinlenme alanı da mevcut. Bir transit aracın gezici kafeye dönüştürülmesiyle hayata geçirdiğimiz Umut Kafe ise İstanbul’un çeşitli noktalarında çay, kahve ve atıştırmalık servisi yaparak, çocuklarının tedavileri için şehir dışından gelmek zorunda kalan ve bu nedenle mevcut işlerini kaybeden ebeveynlere yiyecek-içecek üretiminden gelir kaynağı yaratıyor.”

‘TÜRKİYE’DE HER YIL 3 BİN 500 ÇOCUĞA KANSER TEŞHİSİ KONULUYOR’

“Türkiye’de yılda 3 bin 500 çocuğa yani her 3 saatte 1 çocuğa kanser teşhisi konuluyor. Bu rakam nükslerle birlikte 5 bine ulaşıyor. Kanser konusunda bilinç ve doktora, sağlık hizmetlerine ulaşmak kolaylaştıkça tedavi başarısı da yıllar içinde artış gösteriyor. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı olarak, çocukluk çağı kanserine dikkat çekmek için “Nerede yaşam varsa, orada umut vardır” diyerek, çocukluk çağı kanserine dikkat çekmek amacıyla bir farkındalık çalışması gerçekleştiriyoruz. Bu farkındalık çalışmasında en önemli amacımız “çocukluk çağı kanseri” hakkında kamuoyunda farkındalık yaratarak, hastalıkta erken teşhisin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmek.”

– Çocuklarda kanserin görülme nedenleri nedir?

“Aslında buna çok net bir cevap vermek mümkün değil. Ancak dünyadaki global kirlenme en büyük etken… Meyve ve sebze yetiştiriciliğinde kullanılan tarım ilaçları, büyükşehirlerde çevre kirliliği, hormonlu et ve tavuklar, elekromanyetik dalga kirliliğini nedenler arasında sayabiliriz. Ayrıca günümüzde çocukların cep telefonu ve tablet ile erkenden tanışmaları, çocukluk çağında ciddi derecede radyasyona maruz kalmalarına neden oluyor. Çocuk beyninin hassas yapısının bu kadar radyasyona maruz kalmasının, 10 yıl sonra beyin tümörlerinde büyük bir artış olarak karşımıza çıkacağını öngörüyoruz.”

– Çocukluk çağı kanserleri nelerdir?

“Her yıl 3500 çocuk kansere yakalanıyor. Her geçen yıl üç yaş altı çocuklarda kanser vakaları artıyor. Çocukluk çağı kanserlerinin en sık görüleni lösemi… Bilinen vakaların yüzde 30’u lösemi. Geri kalan yüzde 70 içinde, ülkemizde ikinci sırada lenf bezi kanserleri (Hodgkin ve Hodgkin-dışı lenfoma) yer alıyor. Bu kanser türlerini sırasıyla sinir sistemi tümörleri, nöroblastoma, Wilms tümörü ve yumuşak doku sarkomaları (rabdomiyosarkoma) izliyor.”

– Bu kanserlerin belirtileri nelerdir?

“Belirtiler kanserin türüne göre farklılık gösterebilir. Örneğin lösemi iyileşmeyen enfeksiyonlar, solukluk deride kanamalar, karaciğer dalak büyüklüğü, lenf bezi şişmeleriyle karşımıza çıkar. Çocuk aşırı halsiz olur, aile böyle bir belirti gördüğünde hemen doktora başvursun. Onun dışındaki böbrek kanseri, böbrek üstü bezi, lenfoma dediğimiz beze kanserlerinin kendine özgü belirtileri var. Lenfomalar, beze şişlikleriyle gelir. Böbrek ve böbrek üstü bezi tümorleri, karında şişlikler veya devamlı karın ağrısıyla kendini gösterebilir. Kemik tümörleri daha büyük yaştaki çocuklarda olur, kemikte bir şişlik ve ağrıyla ortaya çıkar. Bu nedenle aileler en ufak bir belirti bile görüyorsa ihmal etmeden mutlaka doktora başvurmalı.”

– Tedavi süreci hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

“Birçok hastalıkta olduğu gibi çocukluk çağı kanserlerinde de erken teşhis büyük önem taşıyor. Çünkü erken teşhisle hastayı yüzde 80-90 kurtarıyoruz. Çocukluk çağı lösemilerinde 30 yıl önce görülen vakaların yüzde 20’si iyileşirken, bugün yüzde 80’inden fazlası iyileşiyor. Önemli olan belirttiğim gibi hastalığı erken evrede yakalamak ve uygun merkeze ulaşıp tedavi almak. Tedavi maalesef uzun ve yıpratıcı bir süreç. Tedavi 6 ay ila 1 yıl arasında sürüyor ve bu tedavi genellikle kemoterapi yani ilaçla tedavi. Bazı tümörlerde ışın tedavisi kullanıyor, gerekli durumlarda ameliyat yapıyoruz.”