BM’nin Türkiye’de en çok dikkate aldığı isimlerinden Çorabatır açıkladı: Mülteci sorunu Türkiye’de iç barışı zorluyor
02 Mart 2020
SERKUT BOZKURT –
İltica ve Göç Araştırma Merkezi Başkanı (İGAM) Metin Çorabatır Haftalık Gazete’ye değerlendirdi.İdlib sorunu çözülmezse neler yaşanacak?
İltica ve Göç Araştırma Merkezi Başkanı (İGAM) Metin Çorabatır, Haftalık Gazetesinin sorularını yanıtladı.

İdlib sorunu çözülmezse neler yaşanacak?
Şu an yaşanan mülteci krizinin ilk büyük sinyali 2015 yılında yaşanmıştı. Suriye ve Irak’ta DEAŞ tarafından saldırıya uğrayan ve memleketlerini terk etmek zorunda kalan Yezidiler sınıra dayanmıştı.
Son 5 yılda sadece Suriye’den gelen mülteciler öne çıkıyor ancak, Türkiye, yıllardır özellikle Afganistan ve Irak’tan gelen mültecilere de ev sahipliği yapıyor.
Suriye’den gelen mültecilerin sayısı, Avrupa’daki bir çok ülkenin nüfusundan fazla. Suriye’den gelen göç, eşit şekilde yayılmadı. En büyük yükü Türkiye, Ürdün ve Lübnan çekiyor.
İdlib sorunu bu yüzden de önemli. 5 Mart’ta Rusya’da Erdoğan ile Putin arasında anlaşma olmasını umuyorum. Yoksa Türkiye’de sadece mülteci değil, aynı zamanda iç barış sorunu da yaşanır.
Çünkü Türkiye’nin üstündeki yük çok büyük.“Avrupa Mutabakatı uygulanmazsa sorun büyür”

Avrupa ile Türkiye arasında bir anlaşma yapılmadı mı?
2015 yılındaki büyük göçten sonra, 18 Mart 2016 yılında Türkiye ile Avrupa arasında bir mutabakat imzalandı.
Uluslararası bir anlaşma olmasa da bağlayıcı. Mutabakata göre, Türkiye’ye 3+3 milyar Euro verilecekti. Ayrıca, Türkiye’ye sınırı olan Yunanistan ve adalarında kamp bölgeleri kurulacaktı.
Yunanistan’da şu an 2 bin kişilik kampta 40 bin mülteci yaşıyor. Atina hükümeti, yakın zamanda mültecilerin sağlık yardımını da kesti. Bu düzenli kamplarda mültecilerin kalması bekleniyordu ancak siyasi baskılar bu kararın alınmasını engelledi.
Mutabakata göre, mülteciler için eğitim, sağlık anlaşmaları da vardı. Sınır güvenliği korunması da mutabakat içinde yer alıyor. Ancak Yunanistan, üyesi olduğu Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve İnsan Hakları Anlaşmasını ihlal ediyor.
Mültecilerin profiline bile bilmeden, ölümcül bariyerler koyuyor.

Mülteci sorunu Türkiye’de iç barışı zorluyor


Mültecilere karşı tepkiler artıyor. Zaten çaresizler mülteciler. Siz ne görüyorsunuz?
Başta, sınır komşusu Yunanistan olmak üzere, bir çok ülke mülteci sorunu konusunda Türkiye’yi yalnız bırakıyor.
Tarihteki en büyük göçlerden birini yaşayan Türkiye, 2015 yılından beri uluslararası anlaşmalar üzerinden mülteci sorunun çözümü için destek bekliyor.
Ancak, en çok iki bin mülteciyi barındıran Avrupa ülkeleri, bunun bile büyük yük olduğunu açıklıyor.
Türkiye ise, tarih boyunca olduğu gibi, savaştan kaçanlara karşı kapılarını kapatmak yerine, sığınmasına izin veriyor. Türkiye’nin mülteci kotası doldu. Artık kapılar zorlanıyor.
Hele ki, 5 Mart’ta Erdoğan ile Putin arasında Rusya’da yapılacak İdlib görüşmesinden sonuç alınmazsa, sorunun krize dönebilir.
Kriz, özellikle iç barışı da zorluyor.

Metin Çorabatır – İGAM Başkanı

 

“BM, Türkiye’ye destek veriyor”


BM, Türkiye’ye yeteri kadar destek veriyor mu?
Tarihteki en büyük göç yollarından birine ev sahipliği yapan Türkiye, bu yükü zamanında paylaşacağını belirten ülkelere “Söyledim, ama dinlemediniz, artık kapıları açıyorum” demek zorunda kaldı.
İnsan olarak üzülüyorum ama Türkiye’nin artık bunu yapmak zorunda kaldı. Avrupa sözünü tutmadı. Avrupa Konseyi’nde bu hafta konunun gündeme gelmesini bekliyoruz.
BM, gerek yardım gerek insani koridor için Türkiye’nin yanında olmaya devam ediyor. Ancak, iki bin mülteciyi bile çok gören Avrupa, tüm yükü Türkiye’ye yıkıyor.
Türkiye sınırı açınca, mülteciler vicdandan yoksun insan kaçakçılarıyla yüzleşiyor. Üstüne bir de, Yunanistan bariyeri var. Atina hükümeti, ‘Suriye benim sorunum değil’ diyor. Türkiye’nin de sorunu değil o zaman.
Ama  mesele burada zaten. Ortak sorun ve çözüm üretilmeli. Türkiye, yalnızlaştırılarak, sorunun büyümesine neden oluyorlar. Mültecilerin sınırı geçerken, geçmeye çalışırken yaşadıklarını anlattığımda, çok sayıda hakaret ve eleştiriye maruz kalıyoruz.
Kalalım sorun değil. Yeter ki, sorun çözülsün, 5 Mart’ta anlaşma sağlansın, mutabakat yerine getirilsin.
İGAM nedir?
İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM), Türkiye’de iltica ve göç konularını çalışan bağımsız bir araştırma merkezinin yokluğunun yarattığı boşluğu doldurmak için; bir grup akademisyen, araştırmacı, gazeteci ve insani yardım kuruluşu çalışanları tarafından bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir dernek olarak; 2013 yılında kuruldu. İltica ve göç alanında çalışan STK’lar arasındaki iş birliğinin önemine inanan İGAM, Türkiye Mülteci Konseyi’nin (TMK) kurulmasında öncü oldu. İGAM, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) Cenevre’de her yıl politika geliştirme amaçlı düzenlediği Sivil Toplum Kuruluşları Danışma Toplantılarına katılma yetkisi olan, sayılı STK’Lardan biridir.