Cumhuriyet HalkmPartisi’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan siyasi tartışmalarda CHP genel başkanı özgür Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün yaptığı grup konuşmasına cevap verdi. Erdoğan’ın “Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldığında, bunlar yakınlarının suratına bakamayacak” sözlerine Özel, “O işin tadı kaçtı. Bunu söyledin, ortaya döktün, millet darbe girişimini püskürttü. Yeni turp murp yok” cevabını verdi.
Her hafta bugün Erdoğan’a heybedeki büyük turpu soracağını kaydeden Özel, İmamoğlu soruşturmasındaki gizli tanıklara dikkati çekerek, “Ağaç isimleri vermiş, insan isimleri bile yok. Adı Meşe, adı Ladin… Ladin’in, Meşe’nin, Çınar’ın iftiralarına inanmamı bekliyor odun” ifadelerini kullandı. Özel, Erdoğan’ın “Senin de kabrini yıklarlar” sözleri için de “Bu yalanla mı iktidarını sürdüreceksin? İyilikle, icraatle sürer iktidar. Bu korkaklıkla olmaz. Eğer gevelediğin şey ölümle tehditse vız gelir tırıs gider. Bana gram, ne kadar tartıyor bakarsın da sen miligram vicdan kalmamış” diye konuştu.
Saraçhane’deki eylemlerde haziresi zarar gördüğü söylenen Şehzadebaşı Camisi’nde incelemelerde bulunan CHP lideri Özgür Özel, gazetecilerin, Erdoğan’ın “turpun büyüğü” sözlerini hatırlatması üzerine şunları söyledi:
“Bu ortaya çıksın kabul ediyorum. Çıkmadığında da aynısını iade ediyorum. Erdoğan, bu tip süreçlerin bir yerinde, artık kamuoyunu ikna edemeyince, yalanı ve iftirayı büyütmeyi tercih eder. Kamuoyu araştırması sonucunu bugün aldık. Toplumdaki muhalefetin tamamı, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi bir operasyona kurban gittiğine inanıyor. Geri kalan iktidar, AKP ve MHP seçmeninde de AKP ve MHP’nin tezine inanan yüzde 55, diğerleri yüzde 45. Bunların içerisinde fikri olmayanlar var, yapılan işleri yanlış bulanlar var. Muhalefetten kimseyi ikna edemediği gibi, kendi tarafının da 4’te biri bize hak veriyorken ve kendi tarafında yarı yarıya kafa karışıklığı varken, daha büyük turp.
“Ekrem Bey ile ilgili hâlâ turp mu sakladınız?”
Bu kadar büyük, herkes her şeye merakla bakarken, siz Ekrem Bey ile ilgili hala turp mu sakladınız? Ekrem Bey ve süreçlerle ilgili elinizde daha kanıt vardı ama koymadınız öyle mi? Böyle bir kanıt olmadığına Ağrı Dağı’nın gerçek olduğuna emin olduğum kadar eminim. En büyük yalanı atıyor. Ve bu vakitten sonra onun çıkarıp çıkaracağı turp, Gezi olaylarından sonra ‘Cuma günü göreceksiniz’ dediği kanıt kadar gerçektir.
Savcının elinde olmayan, Ekrem Bey’e sorulmayan, ortaya konmayan, bu kadar iftiralar atılmışken, birine kanıt yok; hepsine gizli tanık… Şimdi ‘Turpun büyüğü daha heybede’. O işin tadı kaçtı. Bunu söyledin, ortaya döktün, millet darbe girişimini püskürttü. Yeni turp murp yok. Bundan sonra eğer çıkacak bir kanıt, ailemin yüzüne baktırmayacak hale beni getirecekse ben kabul ediyorum. Ama her hafta bugün, hafta saymaya başlıyorum. Haftaya bugün diyeceğim ki; ‘Hani Erdoğan, bir hafta oldu turpun büyüğü çıkmadı.’ Bundan daha büyük turpun büyüğünü çıkarsın.
Öyle kanıtlar çıkacakmış ki, birbirimizin yüzüne bakamayacakmışız. Külliyen yalan. İlk günden beri bu kadar emin oluşum, arkadaşlarımızın namusuna kendi namusum kadar kefil oluşumdur. Benden utanacakları bir şey yok. Buradan sonra o sorumluluğu üstüme alıyorum. Ve her hafta sayacağım. Nasıl binlerce haftadır Gezi’de attığı yalanı ispatlayamıyorsa, her hafta hatırlatacağım. ‘Hani kanıt çıkaracaktın da ben utanacaktım’ diye. Çıkara çıkara yalancı tanık çıkarıyor. Adı Çınar. Ağaç isimleri vermiş, insan isimleri bile yok. Adı Meşe, adı Ladin… Ladin’in, Meşe’nin, Çınar’ın iftiralarına inanmamı bekliyor odun. İnanmıyoruz. Çıkar gerçek kanıt koy, gerçek kanıt.
“Sen bu kini mi ekiyorsun ileriye?”
Erdoğan’ın Şehzadebaşı Camii’nin yanındaki mezar taşlarının protestocular tarafından kırıldığı iddiaları üzerinden “Senin de bir gün kabrini bu şekilde hazırlayacaklar. Senin de kabrini birileri ya kazar ya yıkar” sözlerine Özel şöyle cevap verdi:
“Bu iftiraya susmak mümkün değil. Sayın Erdoğan gerçekten bu mübarek günde kötü bir şey söylemek istemem ama bundan büyük günah var mı? İşte duruyor burada hepsi ayakta. Ben yollamışım da yıkmışlar da yarın öbür gün benim de mezarım da kazılacakmış da biri de yıkacakmış. Benim mezarımın olacağı yer belli. Altı kuşaktır belli. Benim yatacağım yer Manisa’da kabristanda belli. ‘Birileri gelip orayı yıkacak’ diyor. Sen bu kini mi ekiyorsun ileriye? Ben 15 senedir AK Parti’den birisinin annesi, babası, akrabası ölürse ya cenazeye giderim ya taziyeye giderim hiç eremezsem telefon ederim.”