Milli Eğitim Bakanlığı, geçen yılın Aralık ayında yapılan bir yönetmelik değişikliğiyle ilkokul, ortaokul ve liselerde 2012 yılından beri yapılan serbest kıyafet uygulamasını kaldırdı. Onun yerine öğrencilerin okullarda tek tip üniformalar giymesini, ne giyileceğini ise her okulun Okul Aile Birliği ile müdürünün birlikte belirlemesine karar verdi. Karar önümüzdeki hafta başlayacak yeni öğrenim yılında uygulanacak.
Bu uygulama için veliler çocuklarına kıyafet almaya uğraşırken dün Sabah gazetesinde yer alan bir haber, gelecekte uygulamanın olmadık bir alana daha yayılacağı endişesine neden oldu.
Habere göre Türkiye Ayakkabıcılar Sanayicileri Derneği adlı meslek derneği, Milli Eğitim Bakanlığı’na bir rapor sunmuş ve “Deri ve kösele tabanlı okul ayakkabılarının çocuk gelişimine katkıları”nı anlatmış, bakanlıktan Türkiye’deki büyün öğrencilere tek tip siyah kösele tabanlı ayakkabı giymeyi zorunlu kılmasını istemişti. Gazetenin iddiasına göre Milli Eğitim Bakanlığı da bu görüşleri makul ve yerinde bulmuş, bir tebliğ değişikliğiyle bu tek tip ayakkabıları 2026-27 öğrenim yılından itibaren zorunlu kılmaya karar vermişti.
Ancak gazetenin bu iddiası neyse ki fazla uzun ömürlü olmadı, Milli Eğitim Bakanlığı, Bakan Yusuf Tekin’in ayakkabı sanayicileriyle görüştüğün doğruladı ama tek tip ayakkabı zorunluğu getirileceği haberlerini yalanladı.
Ayakkabı sanayii zor durumda
Türkiye, bir zamanlar dünyanın en önemli ayakkabı üreticisi ve ihracatçılarından biriydi ama son birkaç yılda bu durum değişti. Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyon, bu arada işçilik maliyetlerinin artması ve döviz kurunun enflasyondan daha yavaş artması gibi nedenlerle zarar etmeye, yurt dışında da pazar kaybetmeye başlayan ayakkabı üreticilerinin bir bölümü üretim tesislerini yurt dışına taşıdı, bir bölümü ise çok zor günlerden geçiyor.
Bu arada aynen tekstil ve konfeksiyonda olduğu gibi ayakkabıda da Türkiye’nin ithalatı ihracatını geçer hale geldi. Türkiye en yüksek ayakkabı ithalatını Çin ve Vietnam’dan yapıyor. Yerli üreticiler, Çin ve Vietnam’ın fiyatlarıyla rekabet edemiyor.

İlkokul çocuklarının ayakkabılarına bakın, hepsi spor ayakkabı, hiç kösele tabanlı ayakkabı yok.
Gözlerini çocukların ayaklarına diktiler
Böylesine zorluklar yaşayan ve hızlı bir daralma sürecine giren ayakkabı sektörü, gözünü milyonlarca ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisinin ayağına dikmiş durumda. Milli Eğitim Bakanlığı gerçekten Sabah gazetesinin iddia ettiği gibi öğrencilerin tek tip siyah ayakkabı giymesini emredecekse, bu ayakkabı sektörünün önünde bir anda 20 milyon çift ayakkabılık bir pazarın açılması demek. İthal ürünler bu pazara girene kadar yerli üreticinin pazarın tamamını ele geçirip bu sayede rahatlaması hesaplanıyor olmalı.
Bu pazarı yakalamak isteyen Türkiye Ayakkabıcılar Sanayicileri Derneği’nin Milli Eğitim Bakanlığı’na sunduğu rapor son derece tartışmalı bazı iddiaları ve çıkarımları içeriyor.
‘Çakma’ denen ayakkabıyı da o yerli sanayiciler üretiyor
Sabah gazetesindeki haberde rapor şöyle özetleniyor:
“Türkiye Ayakkabıcılar Sanayicileri Derneği’nin raporuna göre çakma ayakkabı pazarı son 10 yılda 20 milyondan 200 milyon çifte çıktı. Bu pazarın büyümesinde en büyük etkenlerden biri de okullardaki serbest kıyafet uygulaması oldu. Derneğin verilerine göre global spor ayakkabısının payı toplam ayakkabı ithalatının yüzde 55’ine ulaştı. 5 yıl önce 25 milyon çift global markalı ayakkabı ithal edilirken bu sayı 76 milyona ulaştı.
Spor ayakkabının hızla yaygınlaşması bazı sağlık problemlerini de beraberinde getirdi. Uzmanlara göre spor ayakkabıların özellikle çakmaları çocukların ayak gelişimini olumsuz etkiliyor. Yumuşak tabanlı olan bu ayakkabılar taban düzlüğünden, içe ve dışa basmaya kadar birçok konuda sağlık sorununa yol açıyor.”
Dünyada bir tek Türk çocukları olumsuz etkileniyor
Bakıldığında Batı dünyasının tamamında okullarda sadece kıyafet serbestisi yok, ayakkabı serbestisi de var ve öğrenciler çoğunlukla spor ayakkabı giyiyorlar.
Türk çocukları için farkına varılan sağlık tehlikesinin Amerikalı, İngiliz veya Alman çocukları için farkına varılmaması çarpıcı bir durum.
Haberde ve raporda argo tabiriyle “çakma” diye adlandırılan sahte ayakkabıların Türkiye’de yerleşmesinin ve yayılmasının sebebi ithalat değil, yurt içinde yapılan merdiven altı üretim. Çok daha esnek bir yapıya sahip olan merdivenaltı üretimin tek tip siyah ayakkabı pazarına da yönelmeyeceğinin hiçbir garantisi yok.
Ayakkabıda tek tip uygulaması hiç yapılmadı
Türkiye’de geçmişte ilkokul öğrencilerinin okullarına tek tip forma ve kolalı yaka ile gitmesi zorunluğu vardı ve bu zorunluk “eşitlik” prensibine dayandırılıyordu ama o yıllarda bile öğrencilerden aynı ayakkabıyı giymeleri istenmiyordu.
Türkiye’de 70’li yılların ikinci yarısından itibaren “lastik” ayakkabılar yaygınlaşmaya başladığında, daha ucuz bir alternatif olan bu ayakkabılara hızlı bir yönelim oldu, öğrencilerin bu ayakkabıları giymesi de hiçbir zaman engellenmedi.
Dernek Başkanı iddialı: Avrupa’da bu uygulama var!
Sabah gazetesinin konuştuğu TASD Başkanı Berke İçten, okullarda ayakkabı kuralının olmamasının öğrenciler arasında marka yarışına neden olduğunu, bunun hem çocuklar hem de velileri zor durumda bıraktığını öne sürüyor. İçten, “Herkesin markalı spor ayakkabısı almaya gücü yetmediği için bazı veliler çakma pazarına yöneliyor. Son 10 yılda çakma pazarı 10 kat büyüdü. Bu durum çocukların ayak ve fiziksel gelişimini de olumsuz etkiliyor” dedi.
Avrupa’daki birçok ülkede tek tip siyah okul ayakkabısının kullanıldığına dikkat çeken İçten, bunun statü farkını da ortadan kaldıracağını vurguladı. İçten, “Milli Eğitim Bakanlığımız ile bir araya gelerek tek tip okul ayakkabısı ile ilgili rapor sunduk. Bize bu yönde birlikte hazırlık yapabileceklerini, önümüzdeki yıl bunu tebliğe dahil edeceklerini belirttiler. Konuya Sağlık Bakanlığımız da dahil edilecek. Çocukların gelişimi için en uygun ayakkabı modeli, yeni yayımlanacak tebliğde yer alacak” diye konuştu.