CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ve özel yaşamına dair açıklamalarda bulundu. Üsküdar’da söylediği “Tayyip Bey fakir sever” sözünün nasıl ortaya çıktığını anlatan Özel, siyasi tartışmalardan seçim sürecine, aile yaşamından günlük alışkanlıklarına kadar pek çok konuda soruları yanıtladı. Özel, yoğun siyasi temposunu “Ayda sadece bir gün ailemle olabiliyorum” sözleriyle özetlerken, gündelik rutinini ise “Genelde 1-2 gibi uyurum, 6-7 saat uyurum, kahvaltıda yumurta yerim; her gün 7-10 kilometre koşarım” ifadeleriyle anlattı. Özel, “Erdoğan’dan ne bekliyorsunuz, derseniz iktidarda kalabilmek için yapması gereken veya yapmaması gereken her şeyi yapmasını bekliyorum,” dedi.
Sözcü Yazı İşleri Müdürü ve yazarı Güney Öztürk’ün Özel ile gerçekleştirdiği söyleşi şu şekilde:
“– Üsküdar’da ‘Tayyip Bey fakir sever’ sözünüz dikkatimi çekti.
Her sloganı kendim bulmuyorum. İnteraktif de geliştiği oluyor. Gelir adaletsizliğine vurgu yaparken soru sorma ihtiyacı hissettim. ‘Tayyip Bey sizi seviyor mu, seni seviyor mu?’ dedim. Ön sıradan biri, ‘Yok biz fakiriz’ dedi. Aslında ben ‘O zengin sever’ diyecektim. Baktım ‘fakiriz’ diyor, ‘Evet siz fakirsiniz, sizi ondan sevmiyor’ deyince bu, söz dalga dalga ‘Erdoğan fakirse sevmez’ diye yayıldı.
– Öcalan’ın, TBMM’deki komisyona çağırılıp dinlenmesi talep ediliyor…
O konu, bence şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu süreçte girmemesi gereken bir tartışma. Çünkü biz zaten partiler ne düşünüyor, partiler ne yapacak, o onu mu diyecek, bu bunu mu diyecek meselesini doğru bulmuyoruz. Geçen sefer süreci AK Parti götürdü, baltayı taşa vurdu. Bu sefer Devlet Bahçeli başlattı ama bunun toplumsallaşması lazım. Bunun da yolu komisyon. İYİ Parti yok komisyonda. Keşke olsaydı. Komisyona girmek demek AK Parti ve MHP ne diyorsa onu yapmak demek değil. Bazen itiraz etmek, bazen doğruyu önermek, bazen doğruya davet etmek, bazen ortak doğru da birleşmek demek. Biz komisyonu bu sebepten kurduk. Bu tür bütün tartışmalar komisyonun konusudur. Bu, siyasi partilerin konusu değildir.
– AKP’den önümüzdeki dönemde ne tür hamleler bekliyorsunuz?
AKP diye bir kurumsal kimlik kalmadı. Kişiye odaklı bir şahsın, bir zümrenin çıkarlarını savunan yapıya parti denmez. AKP’den bir şey beklemiyorum çünkü AKP siyaset üretmiyor artık. AKP kendini siyasetin dışına attı. Erdoğan’dan ne bekliyorsunuz, derseniz iktidarda kalabilmek için yapması gereken veya yapmaması gereken her şeyi yapmasını bekliyorum.”
– Altılı Masa’da Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı adayı olduğunda siz de onun kazanacağına inandınız. Sizi yanıltan ne oldu?
Ölçme değerlendirmeye çok inanıyorum. O dönemde de ben hep ‘Hiç olmazsa anket yapalım. En yüksek oyu kim alıyorsa onu aday gösterelim’i savundum. Hatta bu yüzden parti içinde eleştirildim, ‘Neden anketlere vurgu yapıyorsun’ diye… En garanti adayı belirlemek lazım’ diye düşünüyordum. Özetle o süreçte ölçme değerlendirmeye yeterince önem vermedik. Herhalde en büyük eksiklik o. Ama tekrar oralara dönüp de yeniden bir tartışma çıkarmak istemem.
– Özel hayatınıza dönelim. Eşinizle en son ne zaman baş başa kaldınız.
Ayda bir gün zaman geçirebiliyoruz. En son geçen pazar bir cenazeye katılmak için Burhaniye’ye gidince, programımı değiştirip bir gün Manisa’ya uğradım. O zaman evde kaldım. Bu, genelde ayda bir kez oluyor.
– Kızınız İpek’i görebiliyor musunuz? Size sitem ediyor mu?
İpek’le daha sık görüşüyorum çünkü İstanbul’da staj yapıyor. Ben de haftada birkaç kez İstanbul’a geliyorum. Bir de İpek bu dünyanın içinde doğdu. O, 6 yaşından beri ben Ankara’dayım. Normalin bu olduğunu sanıyor.
– Peki Ankara’da şu an nerede kalıyorsunuz?
2007’nin Aralık ayından beri Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) yönetici misafirhanesinde kalıyorum. Onların bir de Çayyolu tesisleri var ama orası otel. Ben orada değilim.
– Mitingler süresince nerede kalıyorsunuz?
Ya miting yapıp aynı gün dönüyorum ya da o şehrin otelinde konaklıyorum.
– Akşam kaçta yastığa başınızı koyuyorsunuz? İnsanın beyni de hemen durmaz ki…
Genelde 1-2 gibi uyuyorum, sabah 8-9 kalkıyorum. 6-7 saat uyuyorum. Daha az uyduğumdaysa yetersiz geliyor.
– Ya kahvaltı?
Mükellef kahvaltı yapmam ama yumurta yerim, ağırlık spor yapıyorum.
– Koşuyor musunuz?
Evet 7 ila 10 kilometre koşuyorum. Bu sabah 45 dakika otelde spor salonunda bantta 7 km koştum. Gençliğimde çok koşardım. Orta- lise- üniversitede hentbol oynardım, oyun kurucu mevkiinde takım kaptanıydım. Bıraktım. ‘Adalet Yürüyüşü’ ile birlikte koşmaya geri döndüm.”