Cumartesi Anneleri 1090’ıncı haftada: Gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç’a ne  oldu?
14 Şubat 2026

Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi anneleri eylemlerinin 1090’ıncısını yaptı. Bu haftaki eylemde gözaltına alındıktan sonra katledilen Rıdvan Karakoç’un failleri soruldu. Açıklamayı Besna Tosun Okudu.

Tosun yeni atanan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye seslenerek, “Kamu düzenini sağlamakla görevli olan İçişleri Bakanlığı, aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını güvence altına almakla da yükümlüdür. Galatasaray Meydanı’nda Cumartesi Anneleri buluşmalarına yönelik mekân yasağına ve kişi sınırlaması uygulamasına derhal son verilmelidir. Anayasa Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalı, barışçıl toplantılara yönelik müdahale pratiği terk edilmelidir. Devletin görevi, kayıp yakınlarının sesini kısmak değil; hak arama özgürlüğünü güvence altına almaktır. İçişleri Bakanlığı’nın hukuka uygun bir tutum alarak haklarımızı ihlal eden bu uygulamaya son vermesini bekliyoruz” dedi.  

“Rıdvan için devletin tüm kurumları aynı yanıtı verdi”

Bu haftaki eylemde 31 yıl önce gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç’un hikayesi için bir araya geldiklerini belirten Tosun şu ifadeleri kullandı:

“Rıdvan Karakoç İstanbul’da yaşıyor, Kürt siyasi partileri ve kültür-sanat kurumlarında çalışmalar yürütüyordu. 1994 yılında gözaltına alınan bir kişinin emniyette verdiği ifade gerekçe gösterilerek hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Rıdvan’ı arayan polisler ailesinin evini gözetim altına aldı. Zaman zaman eve baskınlar düzenleyerek aileyi ‘Rıdvan’ı bize getirin; getirmezseniz gördüğümüz yerde öldürürüz’ sözleriyle tehdit etti. Eve gidemeyen Rıdvan 15 Şubat 1995 tarihine kadar ailesi ve avukatı Eren Keskin’le düzenli olarak haberleşti. Ancak bu tarihten sonra kendisiyle tüm bağlantı kesildi. Evdeki polis ablukası kaldırıldı, baskınlar sona erdi. Rıdvan’dan bir daha haber alınamadı. Karakoç Ailesi evlatlarından bir iz bulabilmek için tüm yetkili mercilere başvurdu. Ancak sonuç alamadı. Gözaltına alındığı inkâr edilen Rıdvan için devletin tüm kurumları aynı yanıtı verdi: ‘Bizde yok.’”

Karakoç ailesinin ısrarlı arayışı ardından Karakoç’un işkence izleri taşıyan cenazesi Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’nda bulunduğunu aktaran Tosun “Ailesi her yerde onu ararken cansız bedeninin savcılık dahil resmi kurumlardan geçtiği, günlerce Adli Tıp Kurumu’nda bekletildiği ve emniyette parmak izi kaydı olmasına rağmen ‘kimliği meçhul kişi’ olarak defnedildiği ortaya çıktı. Beykoz Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 31 yıl boyunca rutin yazışmalar dışında bir işlem yapılmadı. Soruşturma makamları suçun faillerini tespit etmek ve yargı önüne çıkarmak için harekete geçmedi. Devlet, etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek Karakoç Ailesi’ne ve kayıp yakınlarına ‘hesap sorulmayacak’ mesajı verdi” şeklinde konuştu.  

“Arşivleri açın, sorumluları tespit edin ve yargı önüne çıkarın”

Adili makamlara seslenerek Karakoç dosyasında etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesi gerektiğine vurgu yapan Tosun “Arşivleri açın, sorumluları tespit edin ve yargı önüne çıkarın. Zamanaşımı ve cezasızlık politikalarıyla gerçeğin üzerini örtmekten vazgeçin. Kaç yıl geçerse geçsin; Rıdvan Karakoç için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. 

ÇOK OKUNANLAR