Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü “Türkiye’de Eğitime Ayrılan Kaynak” başlıklı çalışmasını yayımladı.
Araştırma ve Veri Analizi Direktörlüğü’nün yürüttüğü çalışmada eğitim harcamalarının yıllar içindeki seyri ile Türkiye’nin uluslararası karşılaştırmalardaki konumu iki ayrı grafik üzerinden ele alındı.
İnfografikte yer alan ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan grafiğe göre eğitim harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı 2011–2016 döneminde yüzde 5’in üstünde seyretti.
2016 yılında yüzde 5,9 ile en yüksek seviyesine ulaşan oran sonraki yıllarda düşüşe geçti. 2020’de yüzde 5,2’ye, 2021’de yüzde 4,7’ye gerileyen pay 2022’de yüzde 3,8’e kadar indi. 2023’te yüzde 4,2’ye ve 2024’te yüzde 4,9’a yükselmesine karşın son veri itibarıyla oran 2010’lu yılların ortasındaki seviyelerin altında kaldı.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün paylaştığı grafikte kamu ve özel kurumlar dahil toplam eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı esas alındı. Yalnızca devlet (genel kamu) harcamaları dikkate alındığında ise bu oranın yüzde 3,5 düzeyine gerilediği belirtildi.
Enstitünün paylaştığı infografinin ikinci bölümünde Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verileri kullanılarak 2022 yılı itibarıyla ilköğretimde öğrenci başına toplam eğitim harcamaları karşılaştırıldı.
Veriler satın alma gücü paritesine göre ABD doları cinsinden hesaplandı. Buna göre öğrenci başına 25 bin 482 dolar harcamayla Lüksemburg birinci, 22 bin 41 dolarla İsviçre ikinci ve 19 bin 752 dolar harcamayla Norveç üçüncü olarak kaydedildi. Türkiye’de ise aynı dönemde ilköğretim düzeyinde öğrenci başına harcama 3 bin 386 dolar oldu. Bu tutarla Türkiye listenin 34’üncü sırasında yer alırken Kosta Rika 33’üncü, Meksika ise 35’inci sırada.
Enstitünün çalışmasında ayrıca Eurostat verilerine de yer verildi. Buna göre 2023 yılında devletin (genel kamu) eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı açısından İsveç yüzde 7,2 ile 33 Avrupa ülkesi arasında ilk sırada yer aldı.
Türkiye ise yüzde 3,5’lik oranla aynı sıralamada 31’inci sırada bulunuyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 4,7’nin belirgin biçimde altında kaldığı görülüyor.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü kamu harcamalarıyla toplam harcama arasındaki farkın Türkiye’de eğitim finansmanında özel sektör ve hanehalkı katkısının görece yüksek payına işaret ettiğini kaydetti.

