Konu aslında Ramazan değil iftar sofrası
26 Şubat 2026

Rahmetli anneannem iftarını üç zeytin tanesi ve bir bardak suyla açardı. Sonra bir iki dakika durur, o akşam sofrada ne yemek varsa onlardan gayet ölçülü biçimde yerdi.

Bugünlerin iftar davetlerini ve o davetlerdeki sofraları görse sanırım şaşkınlıktan küçük dilini yutardı. Ben her yıl öyle davetlere gidiyorum diye biliyorum, sofraların gösterişi ve o sofralarda yaşanan israf beni bile şaşırtıyor.

Tabii bunlar lokantalarda veya otellerde verilen iftarlar, normal vatandaşın evinde böyle şeyler olmuyor. Kaç kişi Medine Hurması ile orucunu açıyor, kaç kişinin sofrasında Kaçkar’lardan gelme özel kara kovan balı ve manda kaymağı oluyor, kaç kişi pastırma alabiliyor Ramazanda?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her Ramazanda bir sıradan aile sofrasına konuk oluyor, orucunu öyle açıyor eşiyle birlikte.

Bu yıl da İstanbul’da bir mütevazı, hatta dar gelirli aileye konuk oldu, onları sevindirdi. Her aile, iftarda Cumhurbaşkanını ağırlamaktan onur duyar ama o evde akşam Cumhurbaşkanı’nın kendilerine geleceği öğrenilince yaşanan telaşı da insan hayal edebiliyor. Çünkü imkanları kısıtlı bile olsa aile Cumhurbaşkanı’nı olabilecek en iyi şekilde ağırlamak ister elbette.

Cumhurbaşkanı, biraz da kaçınılmaz biçimde Ramazan boyunca başta anlattığım otel iftarlarına benzer gösterişli sofralarda oruç açıyor, eminim o ailenin evindeki mütevazı iftar sofrası Cumhurbaşkanı ve eşi için daha fazla tercih edilir bir sofra olmuştur.

Ben Erdoğan’ın öyle hissettiğini düşünüyorum ama etrafı aynı şekilde düşünmüyor. Cumhurbaşkanının iftara konuk olmak için gittiği evin iyi seçilmediği eleştirileri geldi Ak Parti içinden. Neden iyi seçilmemiş? Ev, doğal gazla değil hala sobayla ısınıyormuş, ondan. Oysa ailenin yaşadığı mahallede doğalgaz var. Demek ki evlerine bağlatamamışlar, paraları yetmediği için.

Şimdi Milli Eğitim Bakanı’nın öğrencilere yayınladığı Ramazan genelgesi konuşuluyor. Bu genelgede, öğrencilerden evlerindeki iftar sofralarının fotoğraflarını çekip paylaşmaları isteniyor.

Türkiye’deki gelir ve harcama eşitsizlikleri ister istemez o sofralara da yansır. Hurmalı ballı iftar sofrasıyla üç zeytinle oruç açılan iftar sofrası bir mi?

Milli Eğitim Bakanı, genelgeyi öğrenciler içinde dini ve kültürel değerlerimizi yaşatmak ve canlandırmak için yayınladığını söylüyor ama başkasının sofrasını görüp kendi sofrasıyla kıyaslama imkanına sahip olmak herhalde bu geleneksel değerlerimizden biri değil, hatta geleneksel değerlerimize en ters düşeni olsa gerek.

Öyle ya, olan var olmayan var, yiyen var yiyemeyen var…

Konu aslında Ramazan değil, iftar sofrası.

ÇOK OKUNANLAR