26 Şubat tarihinde İmralı’da gerçekleşen aile ziyaretleri kapsamında DEM Parti milletvekili ve Abdullah Öcalan’ın yeğeni Ömer Öcalan, İmralı’da görüşme yaptı.
Ömer Öcalan görüşmenin detaylarını ve Öcalan’ın değerlendirmelerini Mezopotamya Ajansı’yla paylaştı.
Abdullah Öcalan’ın gündeme ilişkin birçok konuya değindiğini ifade eden Öcalan İran’a yönelik saldırılar, Ahmet Türk’ün göreve iadesi, Meclis’te yürütülen çözüm komisyonu çalışmaları ve “Umut Hakkı” konularında Öcalan’ın değerlendirmelerini aktardı.
Ömer Öcalan’ın aktarımlarından öne çıkanlar şöyle:
“Süreç ağır yürüyor”
Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan’ın Meclis çatısı altında yürütülen komisyon çalışmalarının ağır yürüdüğünü ve somut adımlar atılmasına ihtiyaç duyulduğunu belirttiğini aktardı ve şunları söyledi:
“Başkan görüşmede sürecin ağır yürüdüğünü vurguladı. Bu süreç ağır yürüyor. Fakat ne kadar ağır yürüse de bir zemin oluşturduğunu söylüyor. Gelinen aşamanın demokratik siyasete alan açtığını söylüyor.
Ayrıca ‘Şimdiye kadar söylemediğimiz şey kalmadı, bundan sonra pratik adımlara ihtiyaç var’ dedi. Kürt siyasal hareketi açısından da onlar için de teori çok önemlidir. Teoride birçok şey sivriliyor.
Toplantılar var, konferans var, kongreler yapılıyor. İllerde ve ilçelerde örgütlenmeler yapılıyor. Ancak artık somut şeylere ihtiyaç var diyor. Somut politikaya ihtiyaç vardır. Sonuç almamız gerekiyor ve bu iki yönlü bir görevdir.”
Ahmet Türk’ün göreve iadesi
Abdullah Öcalan’ın yerel yönetimlere değindiğini ifade eden Ömer Öcalan, Ahmet Türk ve yerine kayyum atanan belediye başkanları ile ilgili sözlerini paylaştı:
“Yerinden yönetimin daha da aktif hale gelebilmesi için yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiği vurgusunu yaptı. Bu bağlamda Başkan, Mardin Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetti. Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Sayın Ahmet Türk’ten bahsetti ve göreve dönmeleri gerektiğine işaret etti. Dolayısıyla artık göreve iade edilmeleri gerekiyor. Başkan kayyum uygulamasının sona ermesine büyük anlam atfediyor.”
“Elbette ki benim statüm önemlidir”
Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan’ın Umut Hakkı’na ilişkin değerlendirmelerini ise şöyle aktardı:
“Umut hakkı önemlidir. Meclis’te de benim statüm meselesi konuşuldu. Elbette ki benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür’ dedi. O esnada kardeşim Mehmet Öcalan araya girdi: ‘Halkımız artık sizin buradan çıkmanızı ve daha özgür koşullarda olmanızı istiyor’ dedi.
Başkan o esnada ‘Benim buradan çıkışım halkın çıkışıdır. Halkın çıkışı benim çıkışımdır’ dedi. Bu noktada yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini ve sadece kendi meselesine dair değil, Umut Hakkı’na da defalarca vurgu yaptı.”
“İmralı’nın statüsü” tartışması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin 24 Şubat tarihli grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunmuş ve Abdullah Öcalan’ın “statü açığı” olduğunu ifade etmişti.
Bahçeli konuşmasında bu açığın giderilmesi gerektiğini savunmuş ve şunları söylemişti:
“Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir, o halde bundan sonrası da planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır? Samimiyetle bu tartışmalara makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise “İmralı’nın statü açığı”na ilişkin bir soruya “İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından ilerletiliyor” şeklinde yanıt vermişti.

