Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldığı iddiaları yargılama konusu olan Fatmanur Çelik ile 7 yaşındaki kızı H.İ.Ş’nin 2 Mart Pazartesi gecesi İstanbul Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulundu.
Anne Çelik, bir süredir Şengüler’in hak ettiği cezayı alması için adalet nöbeti tutuyordu. Olaya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirildi.
22 Şubat 2023’te Cumhuriyet Savcısı, fail Ayhan Şengüler’in “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklanmasını talep etti, istismar suçunu işlediğine dair kuvvetli deliller olduğunu da belirtti. Ancak, savcının “Kuvvetli deliller var” demesine rağmen, mahkeme faili tutuklanmayıp serbest bıraktı. 5 Nisan 2023’te ise savcılıkça “Yeterli delil olmadığı” öne sürülerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi, dosya kapatıldı. Yapılan itirazın ve hukuk mücadelesinin ardından bir buçuk yıl sonra dosya yeniden açılarak davaya dönüştürüldü.
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davada savcı, Şengüler’in beraatını talep ederken duruşmada mağdur H.İ.Ş. de dinlendi.
Mahkemede H.İ.Ş.’nin “Babasının kıyafetlerini çıkarıp özel bölgelerine dokunduğunu” ifade ederek, “O adam (baba Ayhan Şengüler) bunu anlatırsan annen ölür demişti. Kâbuslarım beni rahat bırakmadığı için anneme anlattım” dediği öğrenildi.
Fatmanur Çelik’in ise mahkemede şunları söylediği bildirildi:
“Şu anda kızım yaşamıyor, bitkisel hayatta gibi. İstismar yok diyorsunuz ya biz yıllardır bununla mücadele ediyoruz doktorlarımız da bizzat bu olaya şahit ve destekliyorlar çocuğun istismara uğradığını. Daha ne kanıt olması gerekiyor? Yalvarıyorum size, ne yapmam gerekiyor daha çocuğuma inanabilmeniz için? Ben çocuğumun yüzüne artık bakamıyorum. Perişan ve bitmiş haldeyim. Lütfen ne olur sesimizi duyun. Çocuğumun yüzüne bakamıyorum ben. Bu şekilde yaşayamıyorum. Yıllardır bu çocuğun acılarının silinmesi için mücadele ediyorum. Ben bir vakıf, bir cemaat baskısından da size bahsetmiştim. Bana ‘şikâyetçi olursan olan sana ve çocuğuna olacak’ demişlerdi, elimde ses kayıtları mevcuttur. ‘Mahkemeye gidersen ne olacak? Hiçbir şey olmayacak. Biz hakim, avukat kardeşlerimizle konuştuk. Yapacağın her hamle seni bu sistemin yasalarına göre suçlu kılacak’ dediler. Gerçekten de öyle. Yaptığımız her hamle bizi bu sistemin yasalarına göre maalesef ki haklı olduğumuz halde suçlu gösteriyor. Bu tutumunuzu ben anlayamıyorum. Çocuğun üstün yararını gözetmenizi rica ediyorum.”

