Cumartesi Anneleri 1094’üncü hafta buluşmasında, 1991 yılında kayıtdışı şekilde gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Yusuf Erişti’nin akıbetini sordu.
Cumartesi Anneleri 1094. haftada kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.
Açıklamada 35 yıldır kendisinden haber alınamayan Yusuf Erişti’nin akıbeti soruldu.
Kayıp yakınları açıklama öncesinde Galatasaray Meydanı’ndaki kişi sınırlaması ve mekân yasağının kaldırılmasını talep etti.
Kayıp yakınları TBMM’de kurulan süreç komisyonu tarafından kabul edilen raporda da belirtildiği üzere AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasını da istedi.
Kayıp yakını Setenay Yarıcı’nın okuduğu açıklama şu şekilde:
“1094. haftamızda, Erişti Ailesi ile birlikte, 35 yıl önce bugün gözaltına alınarak kaybedilen Yusuf Erişti için hakikat ve adalet talebiyle Galatasaray’dayız.
Tokat-Reşadiye doğumlu, 30 yaşındaki Yusuf Erişti, 14 Mart 1991 Perşembe sabahı arkadaşıyla buluşmak üzere Belgradkapı civarına gitti. Burada Terörle Mücadele polisleri tarafından gözaltına alındı ve Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü.
Avukat Fethiye Pekşen, Yusuf Erişti ile görüşmek için Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne (DGM) başvurarak izin aldı. Ancak Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğinde Yusuf’la görüştürülmedi. Bunun üzerine Pekşen 29 Mart’ta polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun ardından emniyet yetkilileri ‘Yusuf Erişti’nin gözaltında olduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanmamıştır’ cevabını verdi.
Oysa aynı operasyon kapsamında gözaltına alınıp İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderilen bazı kişiler Yusuf Erişti’yi gözaltına alınırken ve emniyette sorgulanırken gördüklerini avukatları aracılığıyla kamuoyuna açıkladılar. Tanık ifadelerine göre Yusuf’a işkence yapan polisler ‘Seni gözaltına aldığımızı kayıtlara geçirmedik. Buradan ölün çıkar, kimsenin haberi olmaz’ diyerek tehdit etti. Bir başka tanık ise ‘Yusuf’a yoğun işkence yapıldı. Onu en son 17 Mart’ta komaya girmiş halde hücresine götürülürken gördüm’ dedi.
13 Mayıs 1991 tarihinde bir üniversite öğrencisi olan C.Ç., 1 Mayıs eylemine katıldığı için gözaltına alındığını, sorgu sırasında polislerin kendisine ‘Seni Yusuf Erişti gibi öldürürüz. Kimsenin haberi olmaz’ diyerek tehdit ettiklerini kamuoyuna açıkladı.
Milletvekili Mahmut Alınak 25 Nisan 1991 tarihinde Başbakan Yıldırım Akbulut’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde tanık ifadelerini aktararak Yusuf Erişti’nin akıbetini sordu. Önergeyi cevaplayan dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ise ‘Yusuf Erişti gözaltına alınmamıştır. Önergede iddia edilen hususların gerçekle ilgisi yoktur’ dedi.
Baba Bekir Erişti başta Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Yıldırım Akbulut olmak üzere tüm siyasi partilerin genel başkanlarına, İstanbul Valiliği’ne ve Cumhuriyet Savcılığı’na otuza yakın dilekçe verdi. Ancak yapılan başvurulara ve suç duyurularına rağmen Yusuf Erişti’nin akıbetine ilişkin herhangi bir soruşturma başlatılmadı.
Bekir ve Arife Erişti oğullarının akıbetini öğrenemeden aramızdan ayrıldı. Onların bıraktığı yerden Yusuf Erişti’nin nerede olduğunu sormaya devam edeceğiz.
Yusuf Erişti’nin gözaltında kaybedilişinin 35. yılında bir kez daha yargı makamlarına sesleniyoruz! Zorla kaybetme vakalarında uygulanan cezasızlık politikasına son verin! Uluslararası sözleşmeler ve insan hakları belgeleri uyarınca, zorla kaybetme vakalarında zamanaşımı hükümlerini dikkate almayın. Yusuf Erişti dosyasında etkin bir yargılama yürütün!
Kaç yıl geçerse geçsin Yusuf Erişti için tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

