Ne kadar takip ediyorsunuz bilmiyorum, bizim zaten çoktan berhava olmuş hukuk devletimizde bir yara daha açıldı. Hem de son birkaç gün içinde.
Meclis, uzun tartışmalardan sonra, artık görevde olmayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın çok önem verdiği projelerinden biri olan yeni Trafik Kanunu’nu kabul etti.
Gerçi Yerlikaya daha bu kanun yürürlüğe giremeden görevinden alındı ama yasa da Meclis’ten geçti, Cumhurbaşkanı da yasayı Resmi gazetede yayımlayıp yürürlüğe soktu.
Yasanın emrettiği konulardan biri, standart dışı, hatta “taklit” veya “sahte” diyebileceğim araç plakalarına 140 bin lira ceza yazılmasıydı. Nitekim bu cezalar uygulanmaya başladı.
Cezalar yazılınca birden sahte plakasını üzeri mühürülü standart plakayla değiştirmek isteyenler bu plakaları yapan yerlerin önünde uzun kuyruklar oluşturmaya başladı.
Durum medyaya da yansıyıp bir tartışma konusu olunca yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi önce “Yasanın uygulamasını 1 Nisan’a kadar durdurduğunu” açıkladı. Polis sahte ve standart dışı plakalara 1 Nisan’a kadar ceza yazmayacaktı.
Yanlış okumadınız, bir bakan, oturduğu yerden Meclis iradesini engelledi, bir yasanın uygulamasını (geçici de olsa) durdurdu.
Burada da kalmadı İçişleri Bakanı, sahte ve standart dışı plakalar nedeniyle yazılmış cezaları da sildi. Bu idari para cezaları çoktan Maliye Bakanlığı’nın hesaplarına girdi bile. O paralar nasıl iade edilecek, yazılmış cezalar nasıl yok sayılacak belli değil. Ama bakanımız çok cüretli.
Daha bitmedi.
Aynı Trafik Kanunu, araçlara sonradan takılan dev multimedya ekranlarını da yasa dışı sayıyor ve hem bu ekranların sökülmesini hem de kullananlara para cezası verilmesini emrediyor.
İçişleri Bakanımız yasanın bu maddesinin uygulamasını da durdurdu, sürücülere yine zaman verdi ekranlarını sökmeleri, araçlarını trafik güvenliğine uygun hale getirmeleri için.
Uzaktan bakınca İçişleri Bakanı’nın doğru yaptığını düşünenler olabilir ama unutmayın, bu konuda yetki bakanda değil, Meclis’te. Kanun koyucu istese yasanın bazı maddeleri içn geçiş süreci öngörebilirdi ama bunu yapmadı. O yapmayınca, bakan Çiftçi’ye düşen tek görev kanunun uygulanmasını sağlamak.
Malum, polisin varlık sebebi budur: Kanun uygulama gücü olmak.
Bugün Trafik Kanunu’nun maddelerinin uygulanmasını durdurma cüreti gösteren ve tek bir kişi tarafından bile eleştirilmeyen İçişleri Bakanı yarın daha başka kanunları kafasına göre yürürlükten kaldırabilir.
Hukuk devletinden geçtim, kanun devletimiz bile keyfilik alanına girdi.

