Mehmet Ali Öztürk 2024 yılında eşi hayatını kaybedince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne bağlı Sarıyer İzzet Baysal Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne yerleşti.
Burada kısa sürede kurduğu sosyal ilişkilerle dikkati çeken Öztürk çocukluk yıllarında başlayan yüzme tutkusunu huzurevine yerleştikten sonra da bırakmadı.
Yaz kış demeden İstanbul Boğazı’nda suya giren Öztürk, kendisi gibi her mevsim yüzen çeşitli yaş gruplarından arkadaşları ile bu alışkanlığını sürdürüyor.
Öztürk, yüzme grubuyla her hafta belirledikleri günlerde Bebek Sahili’nde bir araya geliyor. Bu buluşmalar, spor aktivitesi olmanın ötesinde sosyal bir dayanışmaya dönüşüyor.
Öztürk’ün ileri yaşına rağmen sürdürdüğü bu alışkanlık hem yaşıtlarını hem de gençleri şaşırtıyor.
Zorlu hayat şartlarına rağmen hayata hep pozitif baktı
Mehmet Ali Öztürk, AA muhabirine, sağlıklı bünyeye sahip olmasını yüzme, bol yürüyüş ve pozitif bakış açısına borçlu olduğunu söyledi.
Babasını 7 yaşında, annesini 8 yaşında kaybettikten sonra, 4 kardeşten biri olarak çocuk yurduna verildiğini anlatan Öztürk, İstanbul ve Tokat’taki yurt hayatının ardından 17 yaşında İstanbul’da iş hayatına atıldığını dile getirdi.
Öztürk, askerliğinin ardından evlendiğini ve 2 çocuğu olduğunu, hayatı boyunca çeşitli işlerde çalıştığını belirterek, “Eşim vefat ettikten sonra baktım evde yalnız kalıyorum. Sabah tek başına, akşam tek başına. Ben de huzurevine müracaat ettim. Zaten orada yaşamak istiyordum. 2 yıldır huzurevinde yaşıyorum.” dedi.
Yüzmeye çok küçük yaşlarda başladığını ve çocukluğunda genellikle Boğaz’ın Çırağan Sahili’nde suya girdiğini kaydeden Öztürk, “O günden bugüne sürekli Boğaz’da yüzüyorum, huzurevine gelince de buna devam ettim, hiç ara vermedim. Yaz, kış hep yüzdüm. Boğaz’da yüzmek bambaşka bir zevk. Onu yüzen bilir ama yüzme bilmeyene burayı tavsiye etmem, burada akıntı çok var. Akıntıya kapılınca gidersin. Yüzmeyi bilmeyen, denizi tanımayan burada yüzmesin. Biz burayı tanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Öztürk, “Sağlıklı olmamı yüzmeme ve çok yürümeye bağlıyorum ve hiçbir şeyi kafama takmıyorum. Herkes ilaç kullanıyor, ben kullanmıyorum. Herkes hasta oluyor, ben olmuyorum. Denizin bana verdiği güzel şey bu, sağlığım. Şu an burada yüzen en yaşı ileri kişi benim. Yazın burada yüzenler de bizim arkadaşlarımız. Buraya pek yabancı gelmez, gelenler bizim ekip. Beni de örnek alıyor, burada yüzerken görenler.” diye konuştu.
Gençlere tavsiyelerde de bulunan Öztürk, şunları kaydetti:
“En önemli şey sigarayı bırakmak. Hiçbir şeyi kafaya takmamalılar, her şeyi oluruna bırakmalılar. Bol bol yürümek, yüzmek gerekiyor. Ben sabah çıkıyorum yüzmek için, akşam huzurevine geri dönüyorum. Sağlık için yüzmek çok önemli, vücut da soğuğa alışıyor ve üşümüyorsunuz. Şu an su çok soğuktur, hava da poyraz, o da zaten üşütür. Suyun durumuna göre denizde kalma sürem değişiyor. Hava iyiyken 400 metre yüzer, sonra da o mesafeyi geri döneriz. En güzel şey spor yapmak. Ben sürekli yüzdüğüm için hasta da olmuyorum, duşu bile soğuk su ile yaparım.”
“Huzurevimizde ilaç kullanmayan bir yaşlımız”
Sarıyer İzzet Baysal Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Mesut Ocak da Öztürk’ün huzurevinde sportif kişiliği ve güçlü arkadaşlık ilişkileriyle dikkati çektiğini belirtti.
Ocak, Öztürk’ün sağlıklı ve aktif yaşlılığa örnek teşkil ettiğinin altını çizerek, “Sayın Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın aktif yaşlanma ile ilgili ortaya koyduğu bir vizyon var. Bu vizyon kapsamında biz de huzurevimizde bütün sakinlerimizi, bireysel özelliklerini kuvvetlendirme yoluyla aktif yaşlanmaları noktasında desteklemeye çalışıyoruz. Mehmet Ali Bey, bizim için çok güzel bir örnek. Huzurevimizde ilaç kullanmayan bir yaşlımız.” dedi.
Öztürk’ün yüzme alışkanlığının sağlık durumunu olumlu etkilediğine dair doktorların tespitlerini aktaran Ocak, şöyle konuştu:
“Yaşını hiçbir şekilde göstermiyor. Biz de bu anlamda kendisini diğer sakinlerimize hep örnek olarak gösteriyoruz. Mehmet Ali Bey 78 yaşında olmasına rağmen herhangi bir kronik hastalığa sahip değil. Buraya gelen hekimlerle bunu konuştuğumuzda, bunun tamamen sportif yaşantısı ve yüzme sporuyla ilgileniyor olmasına bağladılar. Bizler de her gün gözlemliyoruz. Şu havalarda bile yüzüyor oluşu çoğumuzun tüylerini diken diken ederken, kendisine muhteşem bir enerji katıyor.”

