Savaş orada, çöken Türk ekonomisi: Tahvilden büyük kaçış, faizde rekor artış
24 Mart 2026

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasıyla birlikte sert satış yiyen TL varlıklarda devlet tahvilleri ağır zarar aldı. Savaşın başlamasından bu yana dün gün içinde 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi 8.17 puan, 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizi 6.09 puan, 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi ise 4.58 puan yükseldi. Kısa vadede enflasyonun düşeceğine yönelik beklentilerin rafa kaldırıldığını gösteren bu yükselişler hisse senedi piyasalarında baskı oluşturduğu gibi Merkez Bankası’nın artık faiz artırım yoluna girdiğinin fiyatlandığının da habercisi.

Ekonomi gazetesinin haberine göre Türkiye’de olduğu gibi tüm dünyada sert satışlar piyasalara damga vururken ABD Başkanı Trump’ın İran ile verimli görüşmeler yaptığı ve yönelik saldırılara 5 gün ara verdiğini açıklamasıyla piyasalar nefes aldı ancak hemen ardından İran’ın görüşmeleri reddeden açıklaması piyasalarda oynaklığı arttırdı. Trump ise tekrar açıklama yaparak İran müzakereleri devam ederse çatışmaların sona ereceğini kaydetti.

Hisse senedi piyasaları da yeni haftaya sert satışla başlarken Trump’ın savaşa ara vermesinin ardından kayıplar geri alındı. Ancak İran’ın açıklamalarıyla düşüş yeniden hızlandı üzerine Trump’ın çatışmaların sona ereceğine yönelik açıklamaları sonrası BİST100 endeksi günü yüzde 0,92 yükselişle 13 bin 168,1 puandan kapattı. Son dönemin en dalgalı günü geride kaldı, bankacılık endeksi yüzde 0,56 düştü. Altının ons fiyatında yaşanan sert düşüş gram fiyatlarını da yüzde 7 geriletirken Trump açıklaması sonrası kayıplar geri alındı.

Artırım sinyali mi alındı?

Savaşın etkisiyle dolara yönelik ve riskli varlıklardan çıkış eğilimi TL tahvillerde satışı hızlandırdı. Yabancının bu yıl iştahlı girdiği tahvillerde savaşın ilk iki haftasında yaptığı satış 4.6 milyar doları aşarken 2 yıl vadeli ve 5 yıl vadeli tahvil faizleri Mayıs 2025’ten, 10 yıl vadeli tahvil faizleri de Nisan 2025’ten bu yana gördüğü en yüksek seviyeye fırladı. Yeni haftada gün içindeki işlemlerde 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi ilk işlemlerden yüzde 44,70’e çıktı, 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizi yüzde 40,02’e, 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi de yüzde 35,27’e yükseldi. Tüm vadelerde yükselen faizler savaşın etkisiyle enflasyonda yaşanacak negatif etkinin de fiyatlanmasını gösteriyor. Petrol fiyatları ortalamasının 95 doların üzerinde kalması, Merkez Bankası’nın ise 60 dolarlık tahminle yıla başlaması mart ayında pas geçilen politika faizinde nisan toplantısında bir artırımın sinyalini de oluşturdu.

Yabancı için hikaye kalmadı

Uzmanların verdiği bilgiye göre TL varlıklarda yaşanan yerli ve yabancı satışı yılın başından savaşa kadar süren indirimi fiyatlamasının geri verildiğini gösteriyor. Uzmanlar politika faiz indirimi de ortadan kalktıktan sonra yabancıyı TL varlıklara çekecek bir hikaye kalmadığına işaret ederken yabancı yatırımcılarda Türkiye’ye bir ilginin artık kalmadığını vurguladı. Tahvil faizlerindeki sert yükselişin bir olumsuz etkisinin de yatırım fonlarında yaşanacağına dikkat çeken uzman bu dönemde yerli ve yabancı için tahvil almanın bir cazibesi olmadığını vurguladı. Öte yandan yıla TL devlet tahvilleri oldukça iyi başlamıştı. Yabancının da girişiyle faizler tüm vadelerde aşağı gelirken Merkez Bankası da alımlarıyla piyasayı desteklemişti. 28 Şubat’ta başlayan savaş ise anında tahvil piyasasında etkili oldu. Merkez Bankası 100 milyar liraya yakın alım yapsa da tahvil faizlerindeki yükseliş kesilmedi.

Pozitif performanslar silindi

Black Sea Advisory Kurucu Ortağı Eren Kuru, savaşın başından bu yana fiyatlarının yukarıya doğru sert yükseliş gerçekleştirdiğini hatırlatarak “Bununla birlikte petrolden dolayı, yılsonu enflasyon beklentileri de revize edildi. Bu revizeler arka arkaya gelmesiyle birlikte de tüm dünyada faiz piyasasında sert satıcılı performans izledik ve izlemeye devam ediyoruz. Türkiye tarafında ise hem TL tarafında hem de yabancı para cinsinden olan borçlanma araçlarının performansları negatif etkilendi. Bizi deltada diğer ülkelerden öne atan temel unsur ülkemizin İran’a sınır komşusu olması” dedi.

Performanslara bakıldığında, TL tahvil verim eğrisinin ay başından bu yana ortalama 600 baz puanın üzerinde genişlediğini vurgulayan Kuru şöyle devam etti: “Gösterge tahvil Mayıs 2025’den bu yana olan pozitif performansını silerken, 10 yıllık tenörlü kıymet ise geçen 2025 yılını komple arkasında bırakacak gibi gözüküyor. Diğer taraftan risk primi 325 baz puana kadar yükselirken, eurobond verim eğrisi ise aynı zaman dilimi içerisinde 120 baz puanın üzerinde getirileri genişledi. 2 yıllık Hazine kıymetinin getirisi yüzde 6,20’e yaklaştı. Hatırlarsanız, yılbaşında bu getiriler yüzde 4 ve çevresindeydi.”

Yurtdışı ihraçlarda duraksama

Kuru, getirilerin nereye doğru evrileceğini kestirmenin bu süreç içerisinde gerçekten oldukça güç olduğuna işaret ederek “Çünkü savaşın gidişatına dair net bir yön bulunmamakta. Ek olarak faiz indirim teması küreselde rafa kalkmışa benziyor şimdilik. Bütün bunlar ile birlikte faiz temasının satıcılı performansını izleyemeye devam edeceğini, borçlanma araçlarında ise duraksama özellikle yurt dışı ihraçlarda olacağını düşünebiliriz” diye konuştu.

Carry trade çıkışı 12 milyar dolar

Devlet tahvillerinin yanı sıra carry trade kanalından gelen yabancılarda da çıkış sürüyor. EKONOMİ Gazetesi’ne bilgi veren uzmanlar savaşın ilk haftasında 5 milyar seviyesinde bir çıkış olduğunu belirtmişti. BloombergHT’nin hesaplamasına göre ise savaşın ilk iki haftasında carry kanalından çıkışlar 12 milyar dolara ulaştı. Bu arada Türkiye’nin uluslararası piyasalarda işlem gören 5 yıllık iflas risk primi CDS’i gelişmekte olan ülkelere ait diğer CDS’lerde olduğu gibi Türkiye bayram tatilinde iken de artışını sürdürdü. 5 yıllık CDS geçen haftanın tamamında 38 baz puan artarak 311 baz puana yükseldi, bu artışın 5 puanı kontrat değişiminden kaynaklandı.

Yabancı tahvilden tarihi çıkışını yaptı

Savaşın başlamasıyla birlikte yabancı yatırımcılar TL tahvillerde satışı hiç durmadı. Merkez Bankası haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre 13 Mart ile biten savaşın ikinci haftasında yabancı yatırımcılar devlet tahvillerinde 2 milyar 877,8 milyon dolarlık satış yaptı. Yabancıdan bir haftada böylesi sert çıkış son 5 yılda görülmemişti. Savaşın iki haftasındaki satış 4 milyar 603,3 milyon dolara ulaşırken yabancı hisse senedinde de geçen hafta satışı pozisyonda yer aldı. Menkul kıymet istatistiklerine göre 13 Mart ile biten haftada hisse senedi piyasasında yabancının net satışı 321.8 milyon dolar gerçekleşti, savaşın iki haftasında hisse senedinden çıkış ise 1 milyar 77,4 milyon dolara ulaştı. Yılbaşından bu yana yabancı yatırımcıların devlet tahvilindeki net alıcı pozisyonu geçen haftayla birlikte net satıcıya döndü. Yabancının bu yıl devlet tahvillerinden çıkışı 9.23 milyon dolar oldu. Hisse senedi piyasasında ise yabancı yılbaşından bu yana halen daha alıcı pozisyonunu koruyor. Hisse senedine yılbaşından bu yana giriş 1 milyar 336,7 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Altında düşüş yabancı para mevduatı geriletti

Merkez Bankası haftalık para ve banka verilerine göre 13 Mart ile biten haftada yurtiçi yerleşiklerin yabancı para mevduatı parite etkisinden arındırılmış olarak 1 milyar 215 milyon dolar azaldı. Bu gerilemede altın fiyatlarında geçen hafta yaşanan sert düşüş etkili oldu. Yurtiçi yerleşiklerin mevduatı savaşın ilk haftasında parite etkisinden arındırılmış olarak 223 milyon dolar artmıştı. Verilere göre gerçek kişilerin yabancı para mevduatları parite etkisinden arındırılmış olarak 694 milyon dolar azalırken, tüzel kişilerin yabancı para mevduatı 521 milyon dolar düştü.

ÇOK OKUNANLAR