Mehmet Murat Çalık savunma yaptı: Bir suçtan tutuklandım, başka suçtan yargılanıyorum
26 Mart 2026

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanıklı İBB Davası devam ediyor. Çarşamba günü yapılan duruşmada Beylikdüzü Belediye Başkanı  Mehmet Murat Çalık savunma için kürsüye çıktı.

Hakkında daha önce verilmiş takipsizlik kararını hatırlatan Çalık, “İddianame kabul edildikten sonra görüyoruz ki, tutuklandığım suçun vasfı değişmiş ve ‘rüşvet’ olarak nitelendirilmiştir. Yani aslında savunmasını yapmadığım bir suçtan dolayı yaklaşık bir yılı aşkın süredir tutuklu olarak yargılanıyorum” dedi.

İBB Davası’nın 10. gününde önce tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Doğa Şanlıoğlu savunmasını yaptı ve tahliye talebinde bulundu. Avukat Şanlıoğlu savunmasında şunları kaydetti: “Soruşturmanın başından iddianamenin düzenlenmesine kadar yapılan tüm iş ve işlemler, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine aykırı olarak yapılmış ve soruşturma anayasal hakların ihlali suretiyle gerçekleştirilmiştir. Bu soruşturmanın başından itibaren dosyaya erişim hakkımız kısıtlanmış, soruşturma yaygın tabirle gizli olarak yürütülmüştür. Ancak iddianame 11 Kasım 2025 tarihinde Sayın Mahkemenize sunulduğunda, henüz mahkemenizce kabul değerlendirilmesi yapılmadan, dolayısıyla gizlilik devam ederken bir basın toplantısıyla bu iddianame gazetecilere dağıtılmıştır. Hukuka aykırı bir soruşturma yürütüldüğü kanaatindeyiz. Tatbik edilen yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin tamamı anayasaya, özellikle de “ölçülülük” ilkesine aykırıdır. Böyle bir soruşturma sonucunda hazırlanan eldeki iddianame, sağlıklı bir yargılamaya elverişli değildir. Bazı eylemlerde şüpheli listesinde adı geçen ve somut fiil isnat edilen kişiler hakkında sonuç bölümünde cezalandırma talebi yoktur.”

Duruşmaya verilen aranın ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın savunması alındı. Hakkında daha önce Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilmiş bir takipsizlik kararı olduğunu kaydeden Çalık, “Dosya uzun süre Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bekletilmiş; sonrasında soruşturmayı yapan savcılık yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermiş ve dosyasıyla birleştirilmiştir. Hakkımdaki takipsizlik kararı rüşvet suçuna ilişkindi; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması ise irtikap suçu üzerinden devam ettirildi. Hakkımdaki tutuklama kararı ‘suç örgütüne üye olma’ ve ‘irtikap’ suçundan dolayı verilmişti. Sonra iddianame kabul edildikten sonra görüyoruz ki, tutuklandığım suçun vasfı değişmiş ve ‘rüşvet’ olarak nitelendirilmiştir. Yani aslında savunmasını yapmadığım bir suçtan dolayı yaklaşık bir yılı aşkın süredir tutuklu olarak yargılanıyorum” ifadelerini kullandı.

Çalık’ın savunmasından öne çıkanlar şöyle:

“Meşru ve denetime açık bir kamu kurumu olan belediyelerimizin suç örgütü olarak gösterilmesinin son derece ağır olduğunu ifade ederek sözlerime başlamak isterim. Elbette konu hukuki yönleriyle değerlendirilecektir; ancak benim vardığım sonuç nettir: Ortada herhangi bir suç örgütü yoktur.

Sürekli ifade değiştiren, beyanları değiştikçe kendi içerisinde ve birbiriyle çelişen sanık ifadeleri… Bu kişiler etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış ya da yararlanma beklentisi olan şahıslar. Ancak benim durumumda bir tuhaflık var. Nedir bu tuhaflık? Bana yönelik suçlamalarda bulunan kişiler örgütün varlığından haberdar değiller. Örgütün varlığını reddeden bu kişiler, nasıl oluyor da örgütlü suçlarla ilgili hükümlerden etkin pişmanlık yoluyla faydalanmaktadırlar? Aynı durum rüşvet suçu bakımından da geçerlidir. Aleyhime yöneltilen beyanları iftira niteliğinde görmekteyim.

Dosya kapsamında Zafer Gül ve Uğur Güngör’ün tüm beyanları birlikte değerlendirildiğinde, şahısların ciddi bir ticari uyuşmazlık içerisinde olduğu açıkça görülmektedir. Bu uyuşmazlığın konusunun “11. Mahalle” projesinden kaynaklandığı ortadadır. Aralarında bir menfaat çatışması vardır; ticari uyuşmazlık ceza hukuku zeminine, yani bizim önümüze taşınmıştır. Taraflar kendi hesaplaşmalarını bu dosya kapsamında yapmaktadırlar. Her iki taraf da cezai sorumluluktan kurtulmak için anlatımlarını sürekli değiştiriyor. Dikkat edilirse, bir beyan diğer bir beyanı çürütüyor; bir anlatım bir sonraki anlatımda revize ediliyor. Bir tarafta “zorlama var” denirken, diğer tarafta “anlaşma vardı” deniyor.

Ancak her iki tarafın da ortak noktası şudur: Hiçbiri kendini eylemin dışında tutmuyor ve birbirlerine iftira atma konusunda sınır tanımıyorlar Sayın Başkanım. Sayın Başkanım, iddia makamı daha önce verilen takipsizlik kararını göz ardı ettiği gibi; rüşvetin gerekçesi olarak sunulan “fazla inşaat alanı”nın aslında oluşmadığını, ruhsat tarihleri ile daire devir tarihleri arasındaki kronolojik çelişkiyi de görmezden gelmiştir. Bu dosya yalnızca sanık beyanlarıyla değil, aynı zamanda tanık ifadeleriyle de kendi içerisinde çelişkiler barındırmaktadır.

Duruşmayı takip eden Mehmet Murat Çalık’ın annesi Gülseren Çalık, “Allah’ın izniyle güzel olacak. Heyecanlıyım, tespihim cebimde dua ediyorum, bekliyorum. Vallahi bugünü bekliyordum, ne diyeyim Allah büyüktür ve rahat etmek istiyorum. Allah’a emanet ediyorum onu” dedi. Öte yandan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasının duruşmasında görüntü çekilerek sosyal medyada paylaşılmasına ilişkin soruşturma başlatıldığını bildirdi. Bundan sonraki tüm paylaşımların takibi yönünde talimat verildi.

ÇOK OKUNANLAR