Amerika ve İran’ın 28 Şubat günü ortada bir provokasyon bile yokken İran’a saldırmasıyla başlayan savaş, Türk ekonomisini çok yönlü bir baskı altında bıraktı.
Bir yandan hem yerli hem yabancı yatırımcının TL varlıklardan çıkıp dolara dönmek istemesi döviz fiyatı üzerinde baskı yarattı ve Merkez Bankası ciddi dolar sattı. Bir yandan da Türkiye’nin enerji ithalatının maliyetinde ani ve beklenmedik bir sıçrama yaşandı. Bu da nakit dolar ihtiyacını arttırdı.
Merkez Bankası bu sıkışmaya daha önce pek az kez başvurduğu bir yöntemle cevap verdi, yaklaşık 700 tonu bulan muazzam altın stokundan savaşın ilk iki haftasında 58 tonu aşan bir miktarı sattı.
Amerika merkezli Bloomberg ajansının hesaplamasına göre savaşın ilk haftasında 6 ton, ikinci haftasında ise 52,4 tonluk altın satışı yapıldı, bunun karşılığında Merkez Bankası kasasına yaklaşık olarak 8 milyar dolar girdiği düşünülüyor.
Türkiye’de sadece tahvil piyasasında yabancıların yaklaşık 6 milyar dolar karşılığı TL varlığı sattığı hesaplanıyor. Benzer biçimde yerli yatırımcılar da dolara dönmeyi tercih edince Merkez Bankası rezervlerinden savaşın ilk iki haftasında yaklaşık 20 milyar dolar eksildi.
Daha ilginci, Merkez’in 58 tonluk altın satışının yarattığı küresel etki oldu. Altın fiyatları bu satışın piyasaya sunduğu ilave arz nedeniyle düşüş yaşadı ama sonradan yeniden toparlanma eğilimine girdi.

