Artan enflasyon ve hayat pahalılığının en hızlı etkilediği sektörlerin başında yeme içme sektörü geliyor. Pek çok kişi, hayat pahalılığı karşısında ilk tepki olarak ev dışında yemek harcamasını kesmeye başladı. Bu lokantaların tenhalaşmasına, çoğunlukla da müşteri başına kestikleri adisyonun küçülmesine neden oldu. Artık lokantada yemek paylaşmak o kadar yaygın bir uygulama ki, lokantacılar bile yadırgamıyor bu durumu.
Ancak pahalılık lokantalarla sınırlı kalmadı. İnsanların ev dışında sosyalleştiği, bunu yaparken de fiyat kaygısını daha az hissettiği yerlerin başında kafeler geliyordu. Şimdi kafelerde de bazı fiyatlar yanına yaklaşılmaz durumda. Özellikle kafelere adını veren kahve fiyatları çok artmış durumda. Hele bazı yeni nesil kahveci dükkanlarında bir bardağı 300 liradan satılan kahvelerin yanına yaklaşanların sayısı bir hayli azaldı.
Aslında kahve fiyatları dünyada da artıyor ama bizdeki artıl bir başka. Ekonomi gazetesinden Önder Ceyda Uyanık’ın haberine göre küresel piyasalarda kahve fiyatları 2019’dan bu yana yükseliş eğiliminde. Hesaba göre küresel kahve fiyatları 2019’dan bu yana 3,5 kat artmış durumda.
Türkiye’de ise kahve yükselişi hız kesmiyor. 2019 yılında 100 gramlık bir Türk kahvesi paketinin fiyatı 3,2 TL seviyelerinde satılırken, aynı paketin 2026’da güncel fiyatı 97,50 TL oluyor.
Özellikle 2023 sonrası dönemde artış hızının belirgin şekilde ivme kazandığı görülüyor. Aynı şekilde latte fiyatlarında da özellikle 2021’e kadar görece sınırlı artışlar görülürken, 2022-2024 yıllarında yıl içinde zam güncellemeleri birkaç kez yapıldığı görülüyor.
Fiyatlardaki yükseliş, Türkiye’de kahve fiyatlarının küresel fiyatlardan ayrıştığını gösteriyor. Dünya genelinde kahve fiyatları 7 yılda yaklaşık 3,5 kat artarken, Türkiye’de hem zincir kahve ürünlerinde hem de geleneksel Türk kahvesinde artışın yaklaşık 30 kata ulaşması bu ayrışmayı somutlaştırıyor.

