İki yılda 23 kilo verdi: Sıkı diyet, yorucu egzersiz yapmadı, 60 yaşında bunu nasıl başardı?
07 Temmuz 2025

Christopher Kaufman 23 kiloyu bir anda almadı. Aksine Kaufman’n vücut ağırlığı 10 yılı aşkın süre boyunca yavaş yavaş arttı. Business Insider’a konuşan Kaufman “40’lı yaşlarıma girdiğimde 6-7 kilo fazlam vardı. Ancak 50’lilere geldiğimde ‘Eyvah, burada bir sorun var’ dedim” ifadelerini kullandı.

Kaufman çocukluğundan itibaren hareketli bir insan olmuştu. Ne yerse yesin kilo almayacağını düşünüyordu. Ancak bu durum 2005 yılında annesinin ölümüyle değişti. Merhum annesinin evini temizlerken toksik küfe maruz kalan Kaufman’a tedavisi sırasında bazı kan testleri uygulandı. Bunun sonucunda Kaufman’ın glütene, süt ürünlerine ve mayaya hassasiyeti olduğu ortaya çıktı.

Dolayısıyla glütensiz beslenmeye başlayan Kaufman, süt ürünleri yerine de alternatiflerini tüketmeye başladı. Aldığı bu önlemler Kaufman’ın alerji şikayetlerini azaltırken kilo almasına yol açtı. Zira sık sık tükettiği tapyoka unlu çörekler ve Hindistan cevizi sütü ürünleri, bilim insanlarının kilo alımıyla ilişkilendirdiği aşırı işlenmiş gıdalardı.

Üstelik Kaufman gün içinde çok fazla hareket etmiyordu. 10 yıl boyunca büyük bir teknoloji şirketinde uzaktan çalışmış, daha sonra da eğitim alanında doktora yapmıştı. Bu durum masa başında saatler geçirmesi anlamına geliyordu.

2022 yılına gelindiğinde Kaufman 57 yaşındaydı, 94 kiloydu ve yüksek tansiyon hastası olmuştu. Yaşam tarzını değiştirmesi gerektiğinin farkında olan Kaufman “Kendi kendime ‘Ben maraton koşmuş insanım, bunu da yapabilirim’ dedim” ifadelerini kullandı.

Kaufman, yeme alışkanlıklarını değiştirip daha hareketli bir yaşam tarzı benimseyerek 2 yıl içinde 23 kilo verdi. Üstelik ne sıkı diyetlerle ne de yorucu egzersizlerle uğraştı. Kaufman “Yaptığım aktivitelerle tükettiğim kalorileri karşılaştıracak beceriye sahibim ve şimdi bunlarla oynayabiliyorum. Bu devam eden bir gelişme süreci” dedi.

Kaufman’ın yaptığı en önemli şey tam gıdalara odaklanmaya başlayıp aşırı işlenmiş gıda tüketimini azaltmak oldu. Spesifik bir diyet uygulamayan Kaufman’ın beslenme alışkanlıkları, dünyanın en uzun ömürlü insanları üzerinde yapılan araştırmanın sonucunda geliştirilen Mavi Bölgeler diyetine oldukça yakındı.

Kaufman, tabağındaki karbonhidratların, proteinlere ve liflere oranını değerlendirerek işe başladı. Koştuğu dönemde enerji almak için karbonhidrat yüklemesi yapma alışkanlığı edinen Kaufman şimdilerde tükettiği karbonhidrat miktarını dengeleyecek kadar çok hareket etmediğini fark etti.

“Karbonhidratları proteinler ve liflerle dengelemek için attığım ilk adım, kilo kaybını başlattı” diyen Kaufman şu an karbonhidrat miktarını o günkü programına ve ne kadar hareket etmeyi planladığına göre belirlediğini söyledi.

Örneğin bahçede 2 saat çalışıp enerji tüketecekse daha fazla karbonhidrat yediğini söyleyen Kaufman “Ayrıca öğünlerimi de gününe göre değiştiriyorum. Ne zaman egzersiz yapacağıma bağlı olarak sabah ya da öğlen daha büyük bir öğün tüketiyorum” diye konuştu.

Ne yediğinin ve ne kadar yediğinin farkında olmanın kaçamak yapmasına yardım ettiğini de sözlerine ekleyen Kaufman “Diyelim ki buharda pişmiş lahana ve somon yiyeceğim ve karbonhidratım sıfır. Dolayısıyla bu yemeğin üzerine biraz Hindistan cevizli çikolatalı dondurma yiyebilirim” dedi.

Şu an Westcliff Üniversitesi’nde ve Southern California State Üniversitesi’nde dersler veren Kaufman dersleri için araştırma yaptığı veya kitabını yazdığı dönemlerde pomodoro tekniğini uyguladığını anlattı.

Bu teknik doğrultusunda 25 dakika çalışıp 5 dakika ara veren, bu araları da yerinden kalkıp yürümek için kullanan Kaufman “Düzenli olarak kalkıp yürüdüğümde daha fazla kilo verdiğimi gördüm” dedi. Ayrıca günde bir kez egzersiz yaptığını, evinin havuzunda yüzmeyi ya da yokuşlarla dolu mahallesinde yürümeyi tercih ettiğini söyleyen Kaufman “Ama eskiden olduğu gibi ciddi ciddi yüzmüyorum. Daha ziyade suyun üstünde kulaç atıyorum” diye konuştu.

Kaufman, bunun dışında evinin bahçesini ya da havuzunu temizlemek, bir şeyler inşa etmek, evin içinde ya da dışında ağır nesneler taşımak gibi aktivitelerle de uğraştığını dile getirdi ve “Bu küçük hareketler birikiyor ve daha fazla kalori yakmama yardımcı oluyor” dedi.

Her gün tartılmanın haftada bir ya da ayda iki kez tartılmaya kıyasla kilo vermeyi kolaylaştırdığına işaret eden bazı araştırmalar okuduğunu ifade eden Kaufman “Gerçekten de her gün tartılmaya başladığımda kilo kaybım hızlandı. Ama bu alışkanlığı başlatmak gerçekten zordu” ifadelerini kullandı.

Kaufman “Ben teknoloji insanıyım. O nedenle ‘Bu tartı bozuk mu? Sorun bende olamaz, değil mi?’ diye düşünüyordum. Ama zamanla bu alışkanlığı sürdürmek tartıyla olan ilişkimi değiştirdi” dedi ve ekledi:

“Tartıyı düşmanınız olarak görmekten vazgeçip sadece bir geri bildirim mekanizması olduğunu öğrenmek zorundasınız. Tek bir sayıya odaklanmak yerine ortalamaya bakmalısınız. Çünkü günlük ağırlığınız o gün ne yediğinize bağlı olarak büyük değişkenlik gösterebilir.”

Kilosunu sürekli takip etmenin kendisine neyin yarayıp neyin yaramadığını görmesine yardımcı olduğunu da sözlerine ekleyen Kaufman “Burada neyi değiştirebiliriz? Buradan 100 kalori eksiltebilirmişiz. Şuradaki karbonhidratları azaltabiliyormuşuz” diye düşünmeye başladığını vurguladı.

Elinde daha fazla veri olduğu için çok zorlayıcı şeyler yapmadan kilo verebildiğini de hatırlatan Kaufman sözlerini “Bunu başarmam neredeyse iki yılımı aldı. Ama artık yemeklerde oynamalar yapabiliyor, egzersiz rejimlerini bir araya getirebiliyorum. Bu yavaş, kademeli ve hayat boyu devam eden bir süreç” diye noktaladı.

ÇOK OKUNANLAR