Değirmenler höyük kazısı: Öğrenciyken hayalini kurdu, 20 yıl sonra gerçek oldu
29 Ağustos 2025

Erzurum Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde yüksek lisans öğrencisiyken Değirmenler Höyük’te kazı yapması talebinde bulunduğu hocasının ‘Çok istiyorsan profesör ol, sen kaz’ dediği Bülent Gönültaş, bunun hayalini kurup 20 yıl sonra Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı olduktan sonra gerçekleştirdi.

Erzurum Müzesi Müdürlüğü başkanlığında gerçekleştirilen kazıya doktora öğrencisi olarak katılan Gönültaş, “Profesör olamadım ama Değirmenler Höyük’te çalışmak 20 yıl sonra yine bize nasip oldu. Karaz kültürü için önemli bir konumda olan höyüğü ve arkeolojik malzemesini hocamın da tavsiyesiyle doktora tezimde çalışacağım” dedi.

Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden 2000 yılında mezun olan Bülent Gönültaş, 2003 yılında yüksek lisansını tamamladı. Erzincan Altıntepe’de yürütülen kazı çalışmasında görev alan Gönültaş, o dönemdeki hocasından Karaz kültürünün önemli merkezlerinden biri olduğuna inandığı Erzurum’daki Değirmenler Höyük’te çalışma yapılmasını talep etti. Kazı başkanından tebessümle ‘Çok istiyorsan profesör ol, sen kaz’ cevabını alan Gönültaş, 2003 yılında doktoraya başladı. Doktorasında Erzurum’un Karaz kültürünü çalışmayı planlayan Gönültaş, 2004 yılı sonunda Ankara’ya memur olarak atananınca yarım bırakmak zorunda kaldı.

2023 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı olarak görevlendirilen Gönültaş, YÖK’ün affından yararlanarak tam 20 yıl aradan sonra doktorasına yeniden başladı. Ders aşamasını tamamladıktan sonra tez konusunda Erzurum özelinde çalışmayı planlayan Gönültaş’a danışman hocası Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Değirmenler Höyük’le ilgili araştırma yapmasını tavsiye etti.

Yakutiye ilçesine bağlı Değirmenler Mahallesi’nde bulunan höyükte, Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü izni ve desteğiyle Erzurum Müze Müdürlüğü başkanlığında yürütülen kazı 2023 yılı Eylül ayında başladı. Gönültaş, kazı izni verdikleri Değirmenler Höyükteki kazılara 2024 yılında ‘doktora öğrencisi’ olarak bizzat katıldı. Erzurum Müzesi Müdürlüğü başkanlığında yürütülen kazıda, yaklaşık 5500 yıl önce yaşamış Karaz kültürüyle ilgili izler arayan Gönültaş tezi için de bilgiler topladı.

Sempozyumda sunum yaptı

Gönültaş, Doğu Anadolu’da doğup 13 ülkeye yayılan Karaz kültürü konusunda ilk kez düzenlenen ‘Karaz Kültürü ve Ötesi: Büyük ve Karmaşık Kültürel Bir Olgunun Anatomisi’ sempozyumuna da katılarak sunum yaptı. Çok sayıda akademisyenin izlediği Erzurum Ovası’nda Karaz Kültürü için Yeni Bir Kazı Alanı: Değirmenler Höyük ve Karaz Mekanı’ konulu sunumda Gönültaş, doktora öğrencisi olarak Değirmenler höyükle ilgili bilgi verdi.

Atatürk Üniversitesi’nde 2003 yılında yüksek lisansını bitirdiğini ve aynı yıl doktora eğitimine başladığını belirten Gönültaş, memuriyete başlaması sebebiyle 2004 yılında hazırlık sürecini tamamladığı doktorasının yarım kaldığını söyledi. 20 yıl sonra yarım kalan doktorasına yeniden başladığını kaydeden Gönültaş, “Öğrenciyken Altıntepe’de kazı yaptığımız dönem kazı başkanı hocamıza ‘Erzurum ovası araştırmaya aç bir alan. Burada çalışma yapsak. Çok sayıda höyük var hocam, Değirmenler Höyük var burayı kazsak’ demiştim. O da bana gülümseyerek ve babacan bir tavırla ‘Oğlum profesör ol, sen kaz’ demişti. Profesör olamadım ama 20 yıl aradan sonra hocamla doktora tezi için ne çalışalım diye konuşurken, hocam bana ‘Değirmenler Höyük var’ dedi. Ben de 20 yıl önceki bu hatıramı anlatarak ‘Demek ki Değirmenler Höyük kaderimize yazılmış hocam’ diyerek 2023 yılı Eylül ayında ilk çalışmaya Erzurum Müzesi Müdürlüğü başkanlığında ve Müze Uzmanı Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak’ın yürütücülüğünde başlamış olduk” dedi.

Değirmenler Höyük’ün Erzurum ve Karaz kültürü hakkındaki soru işaretlerine cevaplandıracak nitelikte bir alan olduğunu ifade eden Gönültaş, şunları söyledi:

“Değirmenler Höyük kazıları, ilk sezon olmasına rağmen ne denli zengin bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi. Demir Çağ ve özellikle Erken Tunç Çağ tabalarında açığa çıkarılan güçlü mimari bulgular, höyükte sürekli bir yerleşimin olduğunu belirliyor. Jeolojik analizlerin ön raporları da bu yerleşimin sürekliliğini desteklediği gibi çevresel faktörlerin yerleşimin niteliğini etkilediğini kanıtlıyor. ‘daki Alaybeyi ve Pulur Höyük kazıları kentte ilk yerleşimlerin Kalkolitik dönemlere dayandığını gösteriyor. Değirmenler Höyük kazıları, bu sonuçlara önemli bir ivme kazandırmaya adaydır. Yeni sezonda Müze Müdürlüğümüzce yapılacak kazılarda Erken Tunç Çağ tabakasının devamı ve hatta daha önceki yerleşimlere ulaşmak hedeflendiği gibi bulunacak arkeolojik verilerle beraber, hayvan ve insan kemikleri, tohumlar da pek çok disiplin tarafından detaylı olarak incelenecek.”

ÇOK OKUNANLAR