Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Marta Kos bugün Ankara’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’la görüştü. Kos’un ziyaretinde, başta gümrük birliğinin güncellenmesi olmak üzere Türkiye-AB ilişkilerindeki kritik konular ayrıntılı olarak ele alındı.
Ankara’nın “acilen” güncellenmesi çağrısı yaptığı gümrük birliği konusunda yeni bir karar alınmadı.
Vize serbestisinde ilerleme öngörülmezken, görüşmelerin en somut sonucu Avrupa Yatırım Bankası’nın 2019’da askıya aldığı faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlayacağının açıklanması oldu.
Türkiye ve AB; Orta Asya, Kafkasya ve Karadeniz üzerinden bağlantısallık projeleri konusunda daha yakın çalışma kararı aldı.
Bölgesel çatışmaların sürdüğü ve güvenliğin ön plana çıktığı bir süreçte Türkiye’yi ziyaret eden Kos, “Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir bakış açısı gerektiği” mesajı verdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Marta Kos, görüşmeleri sonrası ortak basın toplantısı düzenlemedi. Fidan ve Kos, ele aldıkları konuları ortak açıklama yaparak kamuoyuna duyurdu.
Açıklamada, “hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değeri” vurgulandı.
Ankara’nın aciliyeti gümrük birliğinin güncellenmesi
AB’nin Hindistan ve Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile serbest ticaret anlaşmalarını tamamlaması ve özellikle Asya’da başka ülkelerle de bu yönde adım atacak olması, birlikle gümrük birliğinin güncellenmesini Türkiye açısından daha acil bir konuya dönüştü.
Hükümetin yanı sıra iş dünyası da AB’ye yazdıkları mektuplar aracılığıyla bu konuda müzakerelerin bir an önce başlatılması çağrısı yapmıştı.
AB, yaklaşık 220 milyar dolarlık ticaret hacmiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı.
Kos’a Ankara’da, Türkiye ve AB arasındaki ticari ilişkilerin stratejik bir nitelik kazandığı ve bunun gümrük birliğinin güncellenmesi yoluyla daha da güçleneceği mesajı verildi.
AB, Kıbrıs sorununu gündeme getirdi
Ortak açıklamada ise tarafların mevcut gümrük birliğinin uygulanmasının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi konusunda uzlaştığı ve gümrük birliğinin güncellenmesine zemin hazırlamak için çalışmaya devam edecekleri belirtildi.
Türkiye ile AB, 1996’da yürürlüğe giren ve sadece ürünleri kapsayan gümrük birliğinin içeriğini genişletmek konusunda aynı görüşteler ancak teknik ve siyasi nedenlerle bu konuda ilerleme sağlanamıyor.
Mevcut gümrük birliğinin uygulanmasından kaynaklanan sorunların aşılması için teknik alanda ilerleme sağlandı ancak halen AB Dönem Başkanı olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasi blokajı sürecin ilerlemesine engel oluyor.
AB, Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler (BM) parametreleri çerçevesinde çözümü için tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi gerektiğini kaydediyor.
BM parametreleri iki toplumlu, iki bölgeli federal bir çözüm modelini yansıtıyor.
Türkiye ise Kıbrıs’ta 2020 sonrası resmi olarak federasyon müzakerelerinin tükendiğini ve iki devletli çözümün tek gerçekçi seçenek olduğunu vurguluyor.
Kıbrıs’taki Türk yönetiminin lideri Tufan Erhürman ise BM parametrelerine dayalı federal çözümü destekliyor, müzakere sürecinde siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlığın ilkesel olarak kabul edilmesi gerektiğini söylüyor, “Çözüm olacaksa, garantör ülkelerden Türkiye’nin de mutlaka imzası gerekir” diyor.
Vize serbestisinde ilerleme öngörülmüyor
Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde en çok tartışılan konuların başında Türk vatandaşlarının Schengen vizesi başvurularında yaşadığı sorunlar geliyor.
Türkiye ve AB, 2016’da vize serbestisi diyaloğunu başlatmış, Ankara 72 kriterden 66’sını yerine getirmiş ancak süreç siyasi sorunlar nedeniyle tamamlanamamıştı.
Avrupa Komisyonu, Türkiye ile göç işbirliği kapsamında vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılması çağrısı yapmış ancak Ankara’dan olumlu yanıt alamamıştı.
Ankara’dan yerine getirmesi istenen kriterler arasında “Terörle Mücadele Kanunu’nun değiştirilmesi” ve “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yenilenmesi de var.
Ortak açıklamada, vize sorununun aşılması için Avrupa Komisyonu’nun geçen yıl yürürlüğe soktuğu “Cascade” kuralına atıf yapıldı:
“Her iki taraf, Türk vatandaşlarına çok girişli Schengen vizelerinin verilmesinde kolaylık sağlayan Komisyon Kararı’nın kabul edilmesini memnuniyetle karşılamıştır.
“Taraflar, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun ve güvenlik ve göç alanlarındaki iş birliğinin, bu konularda tesis edilen yüksek düzeyli diyalog mekanizması aracılığıyla daha fazla güçlendirilmesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır.”
Avrupa Yatırım Bankası faaliyetlerine yeniden başlıyor
Kos’un ziyaretinin en önemli somut sonuçlarından biri Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) faaliyetlerine yeniden başlaması oldu.
AYB, Türkiye’nin 2019’da Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan ile yaşadığı Doğu Akdeniz bunalımı nedeniyle AB’nin aldığı bir dizi önlem sonucu Türkiye’deki faaliyetlerini askıya almıştı.
Ankara-Brüksel arasında son dönemde yumuşayan ilişkiler kapsamında AYB’nin Türkiye dönmesi kararı alınmış ancak kararın uygulanması 2026’ya sarkmıştı.
Ortak açıklamada, “Taraflar, AYB’nin Türkiye’deki faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlamasını memnuniyetle karşılamış; Türkiye’de ve komşu bölgelerde inovasyon temelli ve sürdürülebilir projeleri desteklemek üzere AYB ile iş birliğini daha fazla güçlendirme niyetini dile getirmiştir” ifadesine yer verildi.
AYB, 1958’de kurulmuş Lüksemburg merkezli bir AB kurumu.
AB üyesi ülkelerin ortaklaşa sahiplendiği kâr amacı gütmeyen AYB’nin amacı Avrupa’nın ekonomik kalkınmasını sağlamak ve inovasyona dayalı sürdürülebilir projeleri finanse etmek.
AYB uzun yıllardır Türkiye’de bazı altyapı projeleri, KOBİ finansmanı, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji ile ulaşım ve çevre projeleri gibi alanlarda milyarlarca euro finansman sağlamış bir kurum.
Bağlantısallık projeleri gündemde
Fidan ve Kos, görüşmelerinde, küresel ve bölgesel gelişmeler ile bunun ışığında Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini de ayrıntılı şekilde ele aldı.
Türkiye ve AB, son gelişmelerin, ilişkilerin stratejik niteliğinin önemini daha çok ortaya çıkardığı konusunda hemfikir.
Ortak açıklamada, “Taraflar Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da istikrar, dayanıklılık ve sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmak amacıyla enerji, ulaştırma, dijitalleşme ve ticareti kapsayan bölgesel bağlantısallık gündemini şekillendirmek için daha yakın eşgüdümün önemini vurgulamıştır” denildi.
Açıklamada, “Bu bağlamda taraflar, Türkiye’nin bölgede merkezi jeopolitik bir aktör olarak üstlendiği rolün öneminin altını çizmiştir” ifadesi de yer aldı.
Türkiye ve AB’nin özellikle Karadeniz’in güvenliği konusunda aynı bakış açısına sahip olduğu, Brüksel’in bu konuda Türkiye’nin etkin rol oynamasını istediği biliniyor.
Türkiye daha önce, Rusya’nın 2022’deki işgal girişimiyle başlayan Ukrayna savaşının olası bir anlaşmayla sona ermesi halinde, Karadeniz’de deniz güvenliği için öncülük etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.
Kos’un Türkiye ziyaretinde daha az zaman ayrılan konu ise insan hakları ve demokrasi oldu.
Ortak açıklamada bu konuda sadece, “Komiser Kos, hukukun üstünlüğüne ve demokratik standartlara ilişkin diyaloğun Türkiye-AB ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatmıştır” denildi.
AB’nin her yıl açıkladığı ülke raporlarının sonuncusunda da, Türkiye’nin AB’ye katılım için gerekli olan Kopenhag kriterlerini yerine getirmekten giderek daha da uzaklaştığı ve tam üyelik perspektifinin zora girdiği belirtilmişti.

