Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Reel sektörümüzün özellikle finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve bu alanda emek yoğun sektörler ve KOBİ’ler başta olmak üzere, gerekli tedbirleri hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi.
Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK), Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı.
Toplantıya, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, bazı bakan yardımcıları ve özel sektör temsilcileri katıldı.
Cevdet Yılmaz açılışta yaptığı konuşmada son olarak 29 Mayıs 2025 tarihli toplantıda 2024-2025 Eylem Planı döneminde hayata geçirilen eylemleri ve paydaşlar tarafından yeni dönem eylem planında takip edilmesi gereken hususları değerlendirdiklerini anımsattı.
Yılmaz, şubat itibarıyla 9 eylemin tamamlandığını, tamamlanan eylemler de dahil olmak üzere, 26 eylemde yüzde 50’nin üzerinde bir gerçekleşme sağlandığını belirtti.
Cevdet Yılmaz, küresel ölçekte risk ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, jeopolitik gelişmeler, finansal dalgalanmalar ve ticaret akımlarındaki kırılganlıkların yatırım kararlarını doğrudan etkilediği aktardı.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın öncü göstergelerinin, 2025 yılında küresel doğrudan yatırım akımlarında yüzde 14’lük bir artışa işaret ettiğini belirten Yılmaz, şu bilgileri verdi:
“Ancak bu artışın büyük ölçüde gelişmiş ülkeler arasındaki finansal hareketlerden kaynaklandığını, bu işlemler dışarıda bırakıldığında reel artışın yüzde 4 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırımlarda ise yüzde 2’lik bir gerileme söz konusu. Böylesi bir küresel görünüm içerisinde Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer almıştır. Ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşarak yatırım ortamımıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koymuştur. Sektörel dağılıma baktığımızda, e-ticaret yatırımlarının etkisiyle toptan ve perakende ticaret sektörü yüzde 32’lik payla ilk sırada yer alırken, imalat sektörü yüzde 31’lik payla ikinci sırada, bilgi ve iletişim sektörü ise yüzde 14’lük payla üçüncü sırada yer aldı.”
Reel sektörün finansmana erişim konusunda sorun yaşadığını ifade eden Yılmaz, şunları paylaştı:
“Hükümet olarak, enflasyonu düşürme konusunda kararlı ve koordineli çalışmamız devam etmektedir. Diğer taraftan finansal istikrarı güçlendirerek reel sektörü daha sağlam bir zemine kavuşturmayı hedefliyoruz. İstikrarlı bir ortamda, teknolojik seviyemizi yükselterek, emeğimizin katma değerini ve verimliliğini artırmanın sürdürülebilir büyümenin temel şartı olduğunun bilincindeyiz. Politikalarımızı da bu çerçevede şekillendiriyoruz. 2026 yılında genel finansal koşulların daha olumlu seyretmesini bekliyoruz. Bir taraftan da selektif bir şekilde finansmana erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Reel sektörümüzün özellikle finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve bu alanda emek yoğun sektörler ve KOBİ’ler başta olmak üzere, gerekli tedbirleri hayata geçirmeye devam ediyoruz.”

