Göbeğini Kaşıyan Adam v 2.0
25 Şubat 2026

Rahmetli Bekir Çoşkun’un lafıydı “Göbeğini kaşıyan adam.”

Bence neredeyse ırkçı, korkunç bir laftı.

O zamanlar Türkiye’nin laikleri, Ak Parti’nin seçim başarısını “İki çuval kömür, birkaç kilo bulgura oylarını satan seçmen”den kaynaklandığına inanıyorlardı.

Ak Parti seçmenini aşağılamak için bulunmuş bir laftı, “Göbeğini kaşıyan adam” lafı.

Ona “Dağdaki çobanın oyuyla benim oyum bir mi” lafları eşlik ediyordu.

Hani köyden kente ilk göç dalgaları başladığında ortaya atılan, “Halk plajlara akın etti, vatandaş denize giremiyor” cümlesinin yeni yeni ve daha hakaretamiz söylenme biçimleriydi bunlar.

Neyse ki hala bir utanma duygusu vardı, Türkiye’nin laikleri Ak Parti’ye oy verenlerden hoşlanmamaya devam etse bile bu aşağılama cümlelerini kullanmaz oldular.

Ama aradan geçen zamanda bugün yeni bir aşamadayız, ben buna bugün ‘Göbeğini Kaşıyan Adam v 2.0’ adını koymayı uygun gördüm.

Bu aşama, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı, bir zamanların kudretli bakanı Berat Albayrak tarafından söylenen “Buradan Mars’a otoyol yapıyoruz, desek inananlar var” cümlesiyle başladı aslında.

Berat Albayrak kendi parti seçmeninin adanmışlığından mı söz ediyordu, gözü kör inancından mı, yoksa aptallığından mı? Bu sorunun cevabını hiçbir zaman öğrenemedik.

Ama bu sözler bir çeşit milat oldu, ondan sonra gerek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın söylemleri, gerekse Ak Parti propaganda makinasının ama en çok da Berat Albayrak’ın ağabey Serhat Albayrak yönetimindeki Sabah-ATV medyasının propagandası giderek daha fazla ve daha fazla hepimizin zekasıyla alay eder seviyeye geldi.

Bu seviyede dip noktaya inilmiş değil henüz, zaten bir dibi olduğu da meçhul ama sanırım bugün Ertuğrul Özkök’ün yazdığı gibi, dizi sahnelerine “Roasted Pork”lar sokuşturmaya kadar varan propaganda artık ters de tepiyor.

Evet elbette her propaganda bir miktar abartı içerir ama etkili propaganda nihayetinde gerçeğe dayalı olanıdır.

Siz propagandanın içinden gerçeği tamamen çekip sadece abartıya yaslanmaya başladığınızda, propagandanız da ters teper.

Yoksul evine iftara giderken yanınıza partinizin propaganda afişini alır giderseniz, o iftar ne kadar sevap yazar?

Dünyanın her yerinde bütün spor salonları üyeliğe tabidir. Yoldan geçerken “Dur şurada biraz spor yapayım” diye içeri giremezsiniz. Tam da bu yöntemle çalışan bir spor salonunu bu uygulaması nedeniyle karalamaya kalkıştığınızda sadece komik duruma düşersiniz.

Bir spor salonunda “Geceleri uyuşturucu ve seks partileri verildiğini” söylerseniz ve aradan haftalar geçtiği halde tek bir kanıt ortaya koyamazsanız, yarın ağzınızla kuş tutsanız fayda etmez.

Gerçeklerden tamamen kopmaya başlayıp apolitik bir insanı “Gezi olaylarını o organize etti” diye 12 yıl hapse mahkum ettiğinizde, sadece o insana kötülük yapmış olmazsınız, bütün toplumun ayağının altındaki “Güvenilir yargı” halısını çekmiş olursunuz.

İki tane telekızın “Her gece uyuşturucu kullanır, çıplak resimlerimizi çekerdi” ifadesiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kayın biraderini hapse atar, sonra da onun uyuşturucu testi temiz çıkınca sessiz kalırsanız, propagandanıza yargıyı da alet etmiş ve adalet kurumunun köküne kibrit suyu dökmüş olursunuz.

Sonra istediğiniz kadar “Yargımız bağımsız ve tarafsızdır” deyin, insanların bir kulağından girer diğerinden çıkar bu sözler.

Koca bir milleti aptal sanmak, koca bir millete Göbeğini Kaşıyan Adam muamelesi yapmak ne kadar işe yarıyor göreceğiz günü geldiğinde.

ÇOK OKUNANLAR